IRAK’TA SEÇİMLERİN KAYBEDENİ KİM? « Bursa'da Meydan

3 Temmuz 2022 - 20:19

IRAK’TA SEÇİMLERİN KAYBEDENİ KİM?

IRAK’TA SEÇİMLERİN KAYBEDENİ KİM?
Son Güncelleme :

26 Mayıs 2022 - 8:52

450 views
reklam

Jeopolitik konumuyla Ortadoğu’nun en stratejik ülkesi sayılan, petrol ve doğalgaz kaynaklarıyla bölgesinin en zengin potansiyeline sahip Irak’ta, 2021 Ekiminde erken genel seçimler yapıldı. 2003’deki Amerikan işgalinden bu yana 5. kez yapılan bu seçimler aynı zamanda ilk erken seçimler. Seçim kanunu bu seçimlerde de değiştirilerek daraltılmış bölge sistemine geçildi ve 18 olan seçim bölgesi sayısı 83 e çıkarıldı.

Irak’taki siyasi denklem gereği; cumhurbaşkanı Kürtlerden, başbakan Şiilerden ve meclis başkanı da Sünnilerden seçiliyor. 4 yılda bir yapılan Irak seçimlerinde parlamentodaki 329 sandalyenin ¼ ü kadın milletvekillerine ayrılmış durumda.

Irak’ta 2018 seçimlerinde başbakanlığa Adil Abdulmehdi, cumhurbaşkanlığına Berham Salihi getirilmişti.  2019’da aylar süren ve 400 den fazla Iraklının hayatını kaybettiği protestolar sonucu hükümet istifa etmek zorunda kaldı. Protestolar; yolsuzluk, işsizlik ve kamu hizmetlerinin yetersizliğine (Elektrik günde sadece 3 veya 4 saat verilebiliyor)  tepki olarak başlamış ve kısa sürede halk ayaklanmasına dönüşmüştü. Protestocular, hükümeti İran’ın etkisinde kalmakla suçluyor ve İran’ın ülkelerinin iç işlerinden elini çekmesini talep ediyorlardı. Irak Şiiliğinin merkezi konumundaki Necef kentinde göstericiler, İran konsolosluk binasını ateşe vererek, “İran, Irak’tan defol!” sloganlarıyla İran bayraklarını yaktılar. Kerbela’daki İran konsolosluğu da protestocuların saldırısına uğradı.

Başbakan Abulmehdi’nin istifasının ardından meclis içinden bir hükümet kurulamayınca;  protestocular ile bölgesel ve uluslararası güçler arasında varılan bir uzlaşmayla ülkenin İstihbarat şefi Mustafa el Kazımi Mayıs 2020’de ülkeyi seçime götürmek üzere başbakanlığa getirildi.

2021Seçimlerine, 109 siyasi parti, 21 koalisyon, 111 i bağımsız 3249 milletvekili adayı katıldı. Ancak seçim beklenen istikrar ve güven ortamını sağlayacak bir sonuç vermedi. Seçime katılım, diğer seçimlerde olduğu gibi % 44 de kaldı. Anayasaya göre seçimlerden sonra bir ay içinde seçilmesi gereken cumhurbaşkanı, 7 aydan beri seçilemiyor.

Seçimlerde Irak’ın en büyük partisi olan Şii Sadr Hareketi milletvekili sayısını 54 den 73 e çıkardı. Sadr, kamuoyu beklentileri doğrultusunda, ne Amerika’nın ne de İran’ın içişlerine müdahalesine izin vermeyeceklerini ve silahlı milis grupların tasfiye edileceğini vaat eden bir kampanya yürüttü. Eski meclis başkanı Halbusi’nin Tekaddum Koalisyonu liderliğindeki Sünniler 38 milletvekili çıkararak Irak’ın ikinci büyük partisi oldular. Çoğu Şiilerin yaşadığı bölgelerden 38 bağımsız milletvekili parlamentoya girdi. Ayrıca 21 ayrı parti birer milletvekili ile parlamentoda temsil hakkı elde etti. 2006-2014 arası başbakanlık yapan Nuri el Maliki’nin Kanun Devleti Koalisyonu 35 milletvekili ile üçüncü parti olurken, Barzani liderliğindeki KDP, oylarını büyük oranda arttırarak 33 milletvekiliyle dördüncü parti oldu. Protestocuların kurduğu İmtidad Hareketi de 5 i protestoların merkezi Nasıriye’den olmak üzere 9 milletvekili alarak parlamentoya girdi.

2021 Seçimleri, Irak siyasetini kazananlardan çok kaybedenler üzerinden etkileyecek gibi görünüyor. Seçimlerin net kaybedenleri İran yanlısı Şii grupları temsil eden partiler oldu. İran destekli milis gruplarının da yer aldığı Fetih İttifakının, bir önceki seçimlerde 47 olan milletvekili sayısı 17 ye düştü. Bu düşüşte; 2019 daki gösterilerde, silahlı milislerin halka karşı aşırı güç kullanması ve faili meçhul cinayetlerin önemli etkisi olduğu iddia ediliyor. Hadi El Amiri liderliğindeki Fetih İttifakı seçim sonuçlarını tanımadıklarını açıkladı.

Seçimde oylarını arttıran 3 parti; Şii Sadr Hareketi, Halbusi’nin Sünni Egemenlik Koalisyonu ve Kürdistan Demokrat Partisi bir araya gelerek “Vatanı Kurtarma İttifakı” adı altında en büyük bloğu oluşturdular. Sadr, tüm ısrarlara rağmen, ülkenin ikinci büyük Şii partisi olan Maliki’nin Kanun Devleti Bloğunu bu ittifaka kabul etmedi.

Vatanı Kurtarma İttifakı, eski dışişleri ve maliye bakanlarından Hoşyar Zebari’yi cumhurbaşkanı adayı gösterdi. Ancak muhalif blok, Zebari hakkında yolsuzluk suçlamasıyla dava açınca, Irak Federal Yüksek Mahkemesi Zebari’nin adaylığını veto etti. Mahkemenin bu kararı üzerine Sadr ve İttifakın diğer üyeleri cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot ederek meclis oturumlarına katılmadılar. Mecliste anayasanın şart koştuğu 2/3 lük çoğunluk sağlanamadığı için de Irak’ta siyasi belirsizlik devam ediyor.

Bu seçim sonuçları; İran’ın, Irak üzerindeki nüfuzunu kaybettiğini ve Ortadoğu jeopolitiğinde çok önemli değişimlerin gerçekleşeceğinin işaretlerini veriyor. Irak toprakları üzerindeki hâkimiyetini kaybeden İran, Suriye ve Lübnan’a verdiği askeri desteği kesmek zorunda kalacağından; Beşar Esad rejimi ile Lübnan’daki Hizbullah, asker temini ve lojistik yönden ciddi sıkıntılar yaşayacaktır. Dolayısıyla, İsrail bölgede jeopolitik ve askeri üstünlüğü ele geçirme fırsatına sahip olacaktır.

Mevcut Ortadoğu jeopolitiğinde; Suudi Arabistan’ın, kuzeyindeki Irak ve güneyindeki Yemen’de nüfusun çoğunluğu Şiilerden oluşmakta ve bu ülkelerin yönetimlerinde bariz bir İran etkisi gözlenmektedir. Basra Körfezinin okyanusa çıkış kapısı olan Hürmüz Boğazının da İran’ın kontrolünde olması dolayısıyla Suudiler, her yönden İran ablukasına alınmış durumdalar. Dolayısıyla Irak siyasetinin, İran etkisinden kurtulması Arabistan için en azından kuzeyindeki ablukanın kalkması anlamına gelecektir.

Ekonomisi, petrol satışlarına dayanan Irak’ın, petrolünü Akdeniz’e ve Avrupa’ya ulaştırabilmesi için en uygun rota Türkiye olacaktır. Dolayısıyla İran etkisinden kurtulmak isteyen Irak’ın yeni siyasi kadroları ister istemez Türkiye’ye yöneleceklerdir. Irak’la kurulacak ittifak, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde teröre karşı ciddi bir savaş yürüten Türkiye’nin elini güçlendireceği gibi daha ucuz ve daha kolay petrol teminine de imkân sağlayacaktır. Ortadoğu’daki tüm bu gelişmeler Türkiye’yi adeta bölgenin jeopolitik liderliğine taşıyor görünse de; Türkiye, Çin-Rusya-Hindistan gibi Asya’daki küresel sistemin yükselen devleri ile olan ilişkilerini de düşünerek, dış politikada İran’la dengeleri koruyacak hassas ve sorumlu bir çizgi takip etmelidir.

Turgay Balyimez

reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Bayram Ali Mayıs 27, 2022 / 2:07 pm Cevapla

Yazılarınızı dikkatle, atlamadan takip ediyoruz Turgay Bey , tay tazeliğinde fikirlerinizin dolu dizgin yol alması temennisiyle…

reklam
reklam