UA-47442624-1

escort Beylikdüzü escort Ataköy escort Bakırköy escort Avcılar escort Şirinevler escort Bahçeşehir escort Merter escort Mahmutbey escort Kayaşehir escort Büyükçekmece escort Küçükçekmece escort Başakşehir escort Halkalı escort Esenyurt escort Sarıyer escort Bahçelievler escort Yenibosna escort escort Dubai berlin escort porno izle seks hikayeleri sex hikayeleri tiny url

Acı içindeki Cumhuriyet Bayramı « Bursa'da Meydan

28 Eylül 2021 - 00:58

Acı içindeki Cumhuriyet Bayramı

Ülkemiz insanları gerçekten çok büyük acılar çekti.

Biz bu bağımsızlığımızı, hürriyetimizi, özgürlüğümüzü sokakta bulmadık. Hazır elimize getirilen ve gümüş tepsi içinde sunulan çikolata olarak ikram edilmedi bizlere.

Atalarımız, bu vatanı kurtarmak

Acı içindeki Cumhuriyet Bayramı
Son Güncelleme :

30 Ekim 2014 - 8:50

14 views
reklam

Ülkemiz insanları gerçekten çok büyük acılar çekti.

Biz bu bağımsızlığımızı, hürriyetimizi, özgürlüğümüzü sokakta bulmadık. Hazır elimize getirilen ve gümüş tepsi içinde sunulan çikolata olarak ikram edilmedi bizlere.

Atalarımız, bu vatanı kurtarmak için 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’dan başlayıp, Atatürk’ün önderliğinde Anadolu’da yakılan bağımsızlık meşalelerini sürekli havalarda tutup kanıyla, canıyla, malıyla, ailesiyle kazandı bu cumhuriyeti.

Bütün bunları unutmamamız gerekiyor ki, cumhuriyetin kıymetini kadrini bilelim.

91 yıl önce atalarımızın mutluluk içinde cumhuriyeti ilan ederken yaşadıklarını hatırlayıp, birinci dünya savaşından itibaren ülkemizi işgal eden düşmanların, bugün bizlere dost gibi görünüp, yeniden ülkemiz üzerinde hesaplar yapmakta olduklarını unutmayalım.

Bugün mutlu günümüz. Sevinmemiz gerekiyor. 91 yıl önce kurulan ve bizleri mutlu eden Cumhuriyet Bayramımızı kutlamak gerekiyor.

Dün sabahtan itibaren törenler yapıldı. Meydanlarda kurulan kürsülere çıkan yetkili ve etkililerin cumhuriyet ile ilgili söylemlerini dinledik.

Atatürk’ün anıları tazelendi.

TV ekranları, Kurtuluş Savaşımızı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde cumhuriyetin kuruluşunu, Atatürk’ün hayatından kesitlerle sürekli gösterdi.

TV ekranlarında aynı saatlerde gösterilen başka olaylarda vardı.

Üzücü haber Karaman Ermenek Kömür Ocağı’ndan geldi.

Tarih, 28 Ekim, yani Cumhuriyet Bayramı’ndan bir gün önceki tarih. Öğle saatlerinde haber düştü ekranlara. Yazılı ve görsel medya canlı yayınlarla ocak içindeki su baskını ve 18 işçimizin mahsur kalmasını aktardı bütün dünyaya.

Üzüldük. Cumhuriyet Bayramını acı içinde karşıladık.

Bu yüzden, törenler yapılırken, kutlama ve şölenler iptal edildi.

Çünkü, madende yaşanılan bu acı ve sonucu henüz belli olmayan olay, hepimizi üzdü.

Demokrasi yolunda geçen bir asırlık mücadeleye yakın cumhuriyet sevgimizle mutlu olduğumuz gün, Karaman’da yaşanılan facianın vicdanlarımızı sızlattığını unutmayalım.

Ben, bu yazıyı kaleme alırken, Ermenek Madeni’ndeki kurtarma ve maden içindeki işçilere ulaşılmasıyla ilgili çalışmalar devam ediyordu.

Bu olay, bize ülkemizdeki madenlerle ilgili sürekli tartışılan konuları gündeme yeniden getirdi.

Aslında, Soma’da şehit verdiğimiz 301 madencinin acılarını unutmak için bizler günlük yaşantımıza dönme yolunda çabalarken, Karaman’dan gelen bu haber bütün silinen kayıtları yeniden hatırlattı.

Kurtarma çalışmalarına baktığımızda, günümüz teknolojinin en gelişmiş araçları kullanılıyor.

Maden içinde ise kömürler insan gücüyle çıkarılıyor. Soma olayı sonrasında bu konu çok konuşuldu.

İnsan gücü yerine makine gücü, yani insanların kazdıkları madenlerin robotlarla kazılması tartışmaları gündeme taşındı.

Günler geçti. Birkaç hafta sonra kaza anında söylenilen bütün bu sözler unutuldu. Ortaya atılan öneriler unutuldu.

En son Soma’da yaşadığımız olay unutulmadı. Çünkü, Soma’da can veren madencilerimiz çocukları ve yakınları daha geçen ay Bursa’da konuk idi.

Büyükşehir Belediyesinin davetlisi olarak Bursa’da misafir edilen Somalı ailelerin yaşadıkları acılar, olaydan aylar sonra bile yüzlerinde belli oluyordu.

Zonguldak maden facialarının en fazla yaşandığı il. Çünkü, Türkiye’nin en büyük maden ve kömür ocakları burada. İş kayıtlarına baktığımızda, Zonguldak’ta madende işçi olmayan aile yok gibi.

Her ailede, maden faciasının izleri var.

Bütün bunlara rağmen, geçim için, ekonomik kazanç için, insanca yaşabilmek için ve de özellikle iş için maden o bölgenin vaz geçilmez bir çalışma merkezi.

Gelelim Karaman Ermenek Maden ocağına.

Bu ocak, bütün Türkiye’nin hatta dünyanın pek çok ülkesindeki vatandaşların yüreklerini ağına getirdi.

Olayın ne şekilde meydana geldiği, kimlerin ihmali olup olmadığını burada tartışmak istemiyorum. Çünkü, siyasi irade ile bürokrasi arasındaki ilişkilerin sonuçlarını bizler Bursa’da yaşıyoruz. Görüyoruz. Para, pul ve güç sahiplerinin hem siyaset üzerindeki hem de bürokratlar üzerindeki etkilerini biliyoruz. Görüyoruz.

Türkiye’de olmaz, olmaz. Kitabına uydurulup yapılmak istenilen yapılır. Yasalara bile çelme takılan olaylara tanık olduğumuz için bu yaşanılanlar bizi şaşırtmadı.

Maden olayı sadece ülkemiz için değil, bütün dünya için en tehlikeli sektörlerin başında geliyor.

Nitekim, Karaman’daki facianın duyulduğu saatlerden itibaren, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan olay mahalline geldiler.

Allah, hepimizi kazadan beladan korusun. Bu tür acıları yaşatmasın.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam