Ateş çemberindeki siyaset « Bursa'da Meydan

13 Ağustos 2022 - 05:59

Ateş çemberindeki siyaset

Ülkemizin dört bir tarafında sıkıntılı günler yaşanıyor.

İç terör ve terör odaklı tehlike ile mücadele ederken, Suriye ve Irak, İran’da ise IŞİD terörü bütün dünyayı sarıp sarmalamaya başladı.

Tabi, bu olayların faturasını da Türk halkı olarak bizle

Ateş çemberindeki siyaset
Son Güncelleme :

22 Ekim 2014 - 10:12

28 views
reklam

Ülkemizin dört bir tarafında sıkıntılı günler yaşanıyor.

İç terör ve terör odaklı tehlike ile mücadele ederken, Suriye ve Irak, İran’da ise IŞİD terörü bütün dünyayı sarıp sarmalamaya başladı.

Tabi, bu olayların faturasını da Türk halkı olarak bizler ödemek zorunda kalıyoruz.

Bakın, savaşın başladığı günden bu yana, sadece Suriye’den ülkeye gelip sığınan insanların sayısı bir milyon 800 bine yaklaştı. Hani, ülkemizin bütün sokaklarının ateş çemberi haline getirilip terör olaylarının yaşandığı o Kobani eyaleti var ya?

Kobani’den gelenlerin sayısı ise 180 binin üzerinde imiş.

Türkiye üzerine düşen görevi yerine getirmekle kalmıyor, birde bu kişilerin yiyecek, içecek, barınma ve her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bizlerin verdiği ve devletimizin bizim ülkemize ve insanımıza hizmet vermesi için ödediğimiz vergilerle bu sığınmacıların sorunlarını çözüyor. Türk halkı böylesine yardım severdir.

Türkiye böylesine korumacı ve kendisinden aman dileyenlere kucaklarını açan bir devlettir.

Hal böyle iken, sokaklardaki eylemlere bir anlam verebilmek mümkün değil.

Tabi, bu olaya sadece Kobani ölçeğinde değil, dünyanın geneli gözüyle bakmak gerekiyor ki, meselenin önemi anlaşılabilsin.

O zaman, terör örgütü ve uzantılarına destek veren ülkelerin, kendisine saldıran IŞİD’ten kurtulmak için senelerce kan akıtıp anaların gözyaşlarına yol açan eylemlere imza attığını unutturmanın peşinde.

Türkiye’yi kalkan olarak kullanmak peşinde.

Bütün bu oyunlara gelinmedi. Türkiye, her ne kadar acı çekse de canı yansa da temel hukuk kurallarından ödün vermeden kendi asayiş ve ülke sınırlarını korumanın derdinde. Uluslararası camia, şimdi IŞİD için ayaklandı. Peki, 33 yıldır Türkiye’de yaşanılan terör olayları ve bölücü saldırılara karşı sessiz kalan bu camia, neden Kobani söz konusu olunca ayağa kaldırıldı?

İşte burada asıl neden yatıyor. Çünkü, dünyanın pek çok ülkesi, hem Türkiye’yi tehdit eden bu bölücü yapılanma ve onun destekçilerini, bölge ülkelerine karşı tehdit olarak kullanmaya devam ettiği sürece bu olaylar bitmez.

Uluslararası mesele bu.

Aslında mesele, çıkar savaşı. Petrol savaşı.

Yerele baktığımızda ise, her zaman olduğu gibi iktidar partisinde hareketlenme var. Muhalif partiler, genel siyaset ve günlük olaylara muhalefet etmekten öte yeni bir politika oluşturmuş değil.

Ak Parti yerelde ilçe başkanlıkları seçimlerinde oy kullanacak olan delegeleri belirledi.

İl Başkanı Cemalettin Torun, partisinin Bursa teşkilatlarının içinde bulunduğu kongre sürecinin önemli bir ayağını oluşturan delege seçimlerinde oyunu Sakarya Mahallesi’nde kullandı.

Parti üyeleri, bin 057 mahalleye kurulan sandıklarda oylarını kullanarak partilerini 2015 seçimlerine hazırlayacak olan isimleri belirleyecek kişileri seçti. Yapılan seçimler sonucunda her ilçeden 400 olmak üzere 17 ilçede toplam 6 bin 800 delege seçildi

Torun, hafta sonu boyunca süren delege seçimlerinde güzel bir demokrasi örneği verildiğini söyledi. Torun, delege seçimlerinin, 15 Eylül tarihinde başlayan kongreler sürecinde önemli bir ayağı oluşturduğunu belirterek, “Delege seçimlerimiz kapsamında bin 057 mahallemizde sandıklarımız kuruldu. Bu çalışma ile üyelerimizin hiçbir sorun yaşamadan sandıklarımıza gelip oy kullanmalarını ve bu demokrasi şölenine katılmalarını arzu etmiştik ve çok şükür ki seçimlerimiz yoğun bir katılımla, hiçbir sıkıntı yaşanmadan tamamlandı” diye açıklama yaptı.

Evet, Ak Parti’de ilçe delegeleri seçildi. Belirlendi.

Sıra geldi ilçe kongrelerine.

Her partide olduğu gibi Ak Parti içinde de muhalif yapı var. Yapılan hizmetlere yönelik her ne kadar ses çıkarmadan kenarda köşelerde bekleseler de kongre zamanı, seçim zamanı harekete geçiyorlar.

Şimdi, delege seçimleriyle ilgili bazı sesler duymaya başladık. Özellikle bazı kesimler, üyelerin kendi idarelerinin değil, baskıcı bir zihniyetin söz sahibi olduğunu ve tek liste ile seçimlere zorlandıklarını içlerine sindiremediklerini söylemişler.

Bursa’da 290 bine yakın üyesi bulunan bir siyasi partide bu tür söylemler olur. Olabilir.

Sadece üye sayısına bakılmadan 400 delege sayısını bile üyeleriyle dolduramayan siyasi partilerde bile yönetim kavgası, koltuk kavgaları olabiliyor.

Yalnız, bazı köşe yazarı arkadaşlarım yazmışlar. Delege seçimleri Seçim Kurullarına veya yüksek seçim kurullarına şikayet edilecekmiş.

Bir siyasi partiyi yönetmeye talip olanların Siyasi Partiler Kanunu’nu çok iyi bilmesi gerekiyor. Bilmese de delege seçimleri nasıl yapılır? Kim delege seçilir? Bu işte Seçim Kurulları’nın görev ve fonksiyonları nelerdir? Hiç olmazsa bu sorulara cevap arasınlar.

Ben, kendilerine söyleyeyim, delege seçimleri parti üyeleri içinden yapılır. Seçim Kurulu veya Yüksek seçim kurulunun delege seçimleriyle ilgili görevleri yoktur. Seçim kurulunun görevi, seçilmiş üyeler arasındaki delegelerin kendisine bildirilmesiyle, ilçe seçimleri için oy kullanacak delegelerin, delegelik sıfatlarını taşımalarıyla başlar. Yani, Seçim Kurulu ilçe seçimleri, il seçimleri ve partinin yetkili organlarının seçimleriyle görevlidir. Delege seçimlerinde hiçbir görevleri ve müdahale yetkileri yoktur.

Bilenler, bilmeyenlere anlatsın.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam