Avrupa’dan Türkiye bakışı « Bursa'da Meydan

18 Ekim 2021 - 03:15

Avrupa’dan Türkiye bakışı

Balkan ülkeleri ile Türkiye arasında asırlık bağlar var. Senelerce bizler o bölgeyi ihmal etmiş, göz ardı etmiş, kendi iç çekişmelerimizle uğraşıp, oradaki Müslüman din kardeşlerimizi, Türkleri, akrabalarımızı yalnız ve kaderleriyle baş başa bırakmışız.

Avrupa’dan Türkiye bakışı
Son Güncelleme :

09 Temmuz 2015 - 14:18

19 views
reklam

Balkan ülkeleri ile Türkiye arasında asırlık bağlar var. Senelerce bizler o bölgeyi ihmal etmiş, göz ardı etmiş, kendi iç çekişmelerimizle uğraşıp, oradaki Müslüman din kardeşlerimizi, Türkleri, akrabalarımızı yalnız ve kaderleriyle baş başa bırakmışız.

Bugün itibariyle, Balkan ülkeleriyle aramızda devlet politikaları değişti. TİKA kuruldu. Tarihi eserler, Türklerin Avrupa’daki bıraktığı eserler, oradaki ayak izleri ve bütün ülkelerdeki minarelerimiz birer ikişer tekrar dikilmeye, ezan sesleri yeniden camilerden duyulmaya başlandı.

Tabi, bu durum kolay olmadı. Komünist idaresinde olan ülkelerle, diktatör idaresinde olan ülkelerde yıllarca kaderlerine terk edilip acı çeken soydaşlarımız daha yeni yeni özgürlüklerinin tadına varmaya başladılar.

Bu durum, tabidir ki güçlü Türkiye ve güçlü bir ekip sayesinde gerçekleşiyor.

Kim ne derse desin, bugün Türkiye Balkanların ağabeyi. Oradaki yöneticiler bile senelerce düşmanlık yaptıkları Türklerden bugün itibariyle gördükleri ağabeylik karşısında mahcup durumdalar.

Balkanlar, Türkiye için ikinci evimiz gibi. İkinci adresimiz. Pek çok yakınımız var oralarda. Akrabalarımız var. Soydaşlarımız var. Türk olmamalarına rağmen Türkleri kardeş sayan Müslümanlar var. Türkiye’yi özgürlüklerinin garantisi gören pek çok ırk var. Hepsi yan yana gelmiş, Türkiye için dualar ediyorlar.

Ne mutlu bizlere..

Avrupa, Türkiye’de olan bitenleri an ve an izliyor. Türkçe bilmeyen pek çok işyerlerinde bile Türk TV kanallarının izlendiğini gördük. Türkçe gazetelerin gecikmeli de olsa hava yolu kargo şirketleri aracılığıyla getirtilip okunduğunu gördük.

Bu durum, Balkan ülkelerindeki yaşayanlar ile Türkiye arasındaki bağın ne kadar kuvvetlendiğini göstermeye yeter. Bunun yanı sıra, Türkiye’deki siyasi gelişmelerden rahatsızlar. 7 Haziran sonrasında ortaya çıkan siyasi tablo için “hiç beklenmedik bir sonuç” yorumunu yapıyorlar.

Sonrasındaki koalisyon görüşmeleriyle ilgili görüşleri ise AK Parti’nin MHP ile hükümet kurması. Çünkü, her iki partinin de mayasında milliyetçilik var. Bu milliyetçilik duyguları, sadece Balkanlarda değil, Dünyanın neresinde olursa olsun, oradaki Türklerin garantisi olarak kabul ediliyor.

Balkanlardaki vatandaşlarımız, medyayı da eleştiriyor. Medyanın AK Parti ile CHP’nin koalisyon kurmasını pompaladığını, TV kanallarında bu konuların işlendiğini, hatta CHP’nin AK Partisiz bir koalisyon arama çabalarının MHP tarafından engellenmesinin de medyayı kızdırdığını söylüyorlar.

Medyanın ülke çıkarlarını ve Türkiye ile Avrupa ve dünya arasındaki entegrasyonu düşüneceği yerde bazı çıkar hesaplarıyla Türkiye’deki siyasi düzeni yeniden dizayn etme niyetinde olduğunu düşünüyorlar.

Birde kaygıları var. Türkiye’de dış Türkler ve özellikle de Balkanlarda yaşayan Türklerin yalnız bırakılması yol açacak bir koalisyonun olmasından korkuyorlar.

“Türkiye’de soğuk algınlığı ve öksürük başlarsa bizler burada zatürreh oluruz. Hastalanıp yatağa düşeriz. Sıtma olur sonra da ölürüz” diye konuşuyorlar.

Evet, oradaki soydaşlarımızın son 13 yıldır yaşamaya çalıştıkları bir alışkanlıkları var. Kimisi ekonomik sorunlardan kimisi işsizlikten kimisi ise sosyal ve kültürel çalışmalardan dolayı, Türkiye’nin kendilerine, kendince ağabeylik yapmasından çok memnunlar. Özellikle Kosova’da karşılaştığımız dostlarımız bizlere, yaşadıklarını birer ikişer anlattılar. Sırbıstan’dan ayrılma ve yeni bir devlet kurma kararı alınan Kosova, hala Sırp ülkesi toprağı olarak görünüyor. Haritalarda bile Kosova’nın adı yok. Cadde ve sokaklarında Nato askerleri görev yapıyor. Bizim Türk askerlerimiz de var aralarında. “Türkler bizim kurtarıcımız oldu” diye konuşuyorlar.

Bunun içinde Kosova Piriştine Meydanına çok yakın olan Fatih Camisinin TİKA tarafından restore edilmesini gösteriyorlar. Daha önceleri sadece dini bayramlarda namaz kılıp, camiye gidebilme imkanı olan Müslümanların, Türkiye sayesinde bugün beş vakit namaz kılabilme özgürlüğüne kavuşmasından mutlular.

Makedonya’daki yakınlarımız ise, Türkiye’nin sürekli yanlarında olmasından, her gün ülkenin bütün illerinden buraya misafirlerin gelmesinden, karşılıklı ekonomik ilişkilerin başlamasından yana mutlular.

Arnavutluk ile Türkiye arasında karşılıklı dostluk ve kardeşlik anlaşmaları var. Ama, yeterli iletişim olmadığına inanıyorlar. Çünkü, diğer ülkelerle Arnavutluk ziyareti yapan Türkler arasında sayı bakımından ciddi orantısızlık var.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam