BİR ORGAN BİR İNSAN « Bursa'da Meydan

17 Nisan 2021 - 05:49

BİR ORGAN BİR İNSAN

BİR ORGAN BİR İNSAN
Son Güncelleme :

25 Şubat 2021 - 15:42

305 views
reklam

Dünyada yaklaşık 1 milyon kişi organ nakli için sıra bekliyor. Yine ülkemizde 26 bin kişi çaresizce organ nakli için umutla beklemede.

Son yıllarda organ nakline yönelik farkındalık oluşturmayı amaçlayan birçok organizasyon ve prog-ramlar yapılmasına karşın, organ bağışı ve bağışçı sayısı yeterli olmanın çok aşağısında.

Bu nedenle birçok seçkin bilim adamı ve klinik yapay organ üretebilmenin çalışmasını yapmakta. Canlı hücrelerle insan vücuduna uygun ve uyum sağlayacak laboratuvar ortamında yapay organ üreterek insanlara nakil etme çalışmalarına hız verilmiş durumda. Eğer bu çalışmalar olumlu sonuç verirse bir donöre veya kadavraya ihtiyaç duyulmadan organ üretebilecek ve organ nakli bekleyerek ölen insanlara yardımcı olunabilecek.

Organ bağışı sırası bekleyen hastalar zaman geçtikçe yasal olmayan yollara başvurmakta, bazı insanlar bu hastaların zor durumundan yararlanarak Hindistan, Mısır, Somali, Filipinler ve Bangladeş gibi ülkelerden illegal yollardan organ ticareti yapmaktadırlar.

Dünya sağlık örgütünün verilerine göre yılda yaklaşık 5bin böbrek ve karaciğer nakli illegal yollardan yapılmaktadır. Ve bu rakam her geçen gün artış göstermektedir.

Yapay organ üretiminde önce ihtiyaç duyulan organ 3 boyutlu iskelesi oluşturulup, ardından oluşturu-lacak hücre grubu veya kök hücrenin kültür ortamında gelişmesi sağlanıyor. Yapay organ, kişiden alınacak hücre gruplarıyla yapıldığı için nakil başarı oranları yüzde yüz olacaktır.

Yapay organ çalışmalarının yanı sıra ABD ve Hollandalı bilim insanları yapay kan benzeri sıvı geliştirdiler.

Ülkemizde organ bağışı bekleyen hastaların son durumu şu şekildedir. 22155 kişi böbrek, 2950 kişi kornea, 2350 kişi karaciğer, 644 kişi kalp, 265 kişi pankreas, 53kişi akciğer, 6 kişi ince bağırsak, 5 kişi kalp kapakçığı nakli için bağışçı beklemektedir.

Ülkemizde organ bağışının yetersiz olmasının en önemli iki sebebi var. Bunlar duyarsızlık ve dini korkular…

Dilimize de giren bir atasözü vardır. Ateş düştüğü yeri yakar diye bu söz uyarınca başımıza gelmeden başkasının derdini ve çaresizliğini anlayamıyoruz. Bu nedenle de yakın çevremizde organ nakline ihtiyaç duyarak yaşayan ve sıra beklerken ölümü de bekleyen bir yakınımız olmadan bağışın önemini anlayamıyoruz.

Diğer önemli engel ise, dini korkularımız. Topraktan geldik toprağa karışacağız deriz ve buna inanırız ama bir yandan da vücudumuz tam bir şekilde gömülmeyi isteriz. Halbuki söz de de olduğu gibi toprak olacak çürüyecek organlarımızı bağışlayarak bir insana can verebiliriz.

Bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığının da duyarlı olması ve inananları organ bağışı yapmaya teşvik etmeli ve bu yönde vaazlar vermelidir. Bu yolla bağışçı sayısı artacak ve önyargılar kırılacaktır.

Unutulmaması gereken ölümle (ruhun bedeni terk etmesiyle) kalan vücud toprağa karışacak çürüyüp gidecek, bunun yerine organ bağışı yaparak bir insanı hayata ve sevdiklerine kavuşturabiliriz.

Bir insan öldüren tüm insanlığı öldürmüş sayılır..düsturu ile bir insana hayat veren tüm insanlığa hayat vermiştir.

O halde haydi başımıza gelmeden duyarlı davranalım, dini hurafeleri ve korkularımızı bir tarafa bırakalım ve bir insana can olalım can verelim…..

reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam