Dev aynasının küçük yansıması « Bursa'da Meydan

19 Eylül 2021 - 15:07

Dev aynasının küçük yansıması

İnsanların günü kurtarmak uğruna atmayacakları takla yok gibi gözüküyor.

Özellikle siyasette kimlerin su başına gelip arkı sürekli kendi tarlasına aktardığının hesabını kitabını bilenler, onların önünde bin bir takla atarak işlerini bir güzel halledive

Dev aynasının küçük yansıması
Son Güncelleme :

06 Ocak 2015 - 9:38

14 views
reklam

İnsanların günü kurtarmak uğruna atmayacakları takla yok gibi gözüküyor.

Özellikle siyasette kimlerin su başına gelip arkı sürekli kendi tarlasına aktardığının hesabını kitabını bilenler, onların önünde bin bir takla atarak işlerini bir güzel hallediveriyorlar.

Günümüzde siyasetle ahlak arasında ciddi sorunlar belirmeye başladı.

Ana muhalefet partisinde bu durumu çok iyi gözlemliyoruz.

Şişli Belediyesi’nden örnekle yola çıkarsak, bir koltuk uğruna ve bazı kimselerin çıkarları uğruna neleri nasıl yaptığını, kimlerin nasıl göz yumduğunu, kimlerin kimlerle cep ortaklığı kurduklarını görebilmemiz mümkün.

Geçmişte İstanbul Belediyesi’nin CHP yönetiminde iken patlayan İSKİ skandalına benzer olayları yeniden yaşıyor gibiyiz.

İddialar öylesine havalarda uçuşuyor ki, insanların inanası gelmiyor. Halkın sürekli oy verip seçtiği bir belediye başkanının etrafında dönen dolaplardan en fazla muzdarip olan ana muhalefet partisi.

Bereket versin, yazar-çizer-gazeteci takımlarının çoğunluğu sol görüşlü olduğu için yapılan bu uyarıları ve olayları görmezden gelip iddiaları gündeme taşımıyorlar.

Söylemlerle ilgili gelişmeleri ilgiyle ve hayretle izliyorum.

Bir inşaat için, sözde sol görüşlü belediyelerin yeşili koruyorum edebiyatıyla neleri yapabileceğine dair eskiden pek çok olaya tanık olmuştum. Yeşil alanların imara açılması, tanıdık eş dost veya siyasi ortaklıklarla ticarethaneye dönüştürüldüğünü tanıklık ederim. Etmeye hazırım. Ama, iş bu kez tam bir çıkar çatışmasına dönüşmüş.

Olayın başlangıcında ülkemizde önemli medya kuruluşları var. Seçim öncesinde iyi bir ittifak yaptıkları anlaşılan bu kişilerin, seçimlerde istedikleri sonucu alamayınca nasıl birbirlerine düştükleri olayları nasıl yönlendirdikleri iddiaları var.

Bu iddialar yenilir yutulur cinsten değil.

Bu nedenle, bende kayıtsız kalamadım. Olayın iç yüzüyle ilgili bilgi kirliliği var. Ama ortada, senelerdir CHP’nin İstanbul il başkanlığını yapan kişinin, mahalli seçimlerdeki medya borçları nedeniyle görevinden istifa etmesi bile, krizin ne denli büyük olduğunun göstergesi.

Bunun yanı sıra, CHP’de genel başkanlık yapmış olan Murat Karayalçın’ın da İstanbul il başkanlığını kabullenmek zorunda kalması da ayrı bir değerlendirme konusu. CHP’nin en güçlü olduğu kentlerden birisi olan, Türkiye’nin en büyük kenti İstanbul’da il başkanlığı yapabilecek bir üyenin, neden bulunmadığının sorgulanması da ayrı bir değerlendirme konusu.

Bütün bu konularla ilgili halkın bilgi kirliliği içinde bırakılmaması gerekiyor.

2015 genel seçimleri öncesinde ana muhalefet CHP’nin böyle dalgalanması bana göre hayra alamet değil

Aynı çatının altında bulunanların, aynı partinin güç kazanması için çalışıp mücadele edenlerin. birbirlerine düşmesi çok açı.

Toplumun beklentilerine cevap verebilecek, iktidar alternatifi olabilecek, iktidarın sosyal ve ekonomik politikalarındaki eksiklikler nedeniyle halkın güvenini kazanıp, uygulayacağı projelerle, politikalarla halkın güvenini kazanması noktasında olan bir partinin, böylesine bir duruma düşmesinin izahı çok zor.

Ondan sonra bazıları çıkıp soruyorlar; CHP neden iktidara gelmiyor?

Böyle olayları yaşatan, yaşanılan bir siyasi ortama halkın destek vermesi caiz midir?

Genel durum gerçekten çok vahim.

Kendilerini dev aynasında gören siyasetçilerin, özellikle muhalefet partililerin böyle davranışları hiç hoş değil. Olmamalı.

Halkın huzur ve güvenini kazanamayan bir siyasi yapının iktidar olabileceğini düşünmek ise abestle iştigalden başka bir şey değildir.

Onun için AK Partililer iyiki CHP gibi bir ana muhalefete sahibiz diye politika yapıp konuşuyorlar.

Bu sözlerin bile konuşulması bence ana muhalefet için vahim bir nokta. Yeni CHP sloganıyla yola çıkıp 4 seçimdir oyları artıracağı yerde, yerinde saymasını bile koruyamayan CHP’ye umut bağlayan milyonlara yazık değil mi?

Siyasette yenileşme, birilerini parti yönetimlerinden uzaklaştırıp yerlerine kendi adamlarını yerleştirip, ortalığı güllük gülistanlık olarak göstermek midir?

Yoksa, halkın beklentilerine, toplumsal sorunlara yönelik projelerle, iktidar yolunda emin adımlarla yürümek midir?

Yoksa, “iktidar iyi çalışmıyor” edebiyatıyla, proje ve politika üretmeden günlük siyasi ortamı geçiştirip, hükümetin değişmesi için sandıklarda seçmen mucizesi beklemek midir maharet olan?

Halkın ve seçmenlerin umutlarını yeşertmesi gereken CHP’nin son günlerdeki hali toplumu üzüyor vesselam.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam