Dışişleri Bakanlığı’nda neler oluyor? « Bursa'da Meydan

18 Ekim 2021 - 04:25

Dışişleri Bakanlığı’nda neler oluyor?

Çok ilginç gelişmeler yaşandığı ortada!

Ama çok! Elde edilen bilgiler düşündürücü!

Sorgulamamız gereken hadiseler var!

Evvela!

Senelerdir,

Dışişleri Bakanlığının içinde girişte bulunan, ATATÜRK büstünün ortadan kaldırılması konusu bizler

Dışişleri Bakanlığı’nda neler oluyor?
Son Güncelleme :

12 Mart 2014 - 11:21

18 views
reklam

Çok ilginç gelişmeler yaşandığı ortada!

Ama çok! Elde edilen bilgiler düşündürücü!

Sorgulamamız gereken hadiseler var!

Evvela!

Senelerdir,

Dışişleri Bakanlığının içinde girişte bulunan, ATATÜRK büstünün ortadan kaldırılması konusu bizler için çok önemli! Asrın lideri olan ve Kıbrıs Türk halkında yüksek sevgisi bulunan ATA’nın büstünden kimler rahatsız oldu? Evet Dışişleri Bakanlığı bina girişinde sağ tarafta olan büstten bahsediyoruz!

Bu büst birilerinin rahatsızlığı neticesinde kaldırılmış ki meydanda yok!

Şimdi soruyorum!

ATATÜRK kimin lideridir?

Bu devletin ATATÜRK İlke ve inkilapları doğrultusunda şekillendiği unutuldu mu?

Dış politikamızın dahi milli istiklal öngörmesi gerektiği bir dönemde yürütülen politikalar ne kadar bu hususla örtüşüyor?

Öyle ya! Büst kaldırılmış!!

Herkes kendi içinde konuşuyor!

Gören yok! Konuşmaya korkan çok!

Hal böyle olunca bir takım sualler akla düşüyor!

Yoksa asrın liderinin zaferini çekemeyen ve

Her fırsatta eserlerine hançer sokmak isteyen o meşhur dış ve iç unsurlar mı müdahale etti? Neler oluyor? Bizlere bunu açıklasınlar!

Açıklasınlar da anlayalım! Bu bizim en doğal hakkımızdır!

İlginç olan diğer mesele de şudur ki devletimizin bir üst kurumunda mesai saatleri dışında yabancı diplomat ve temsilcilerle bakanlık içinde görüşmelerde 3. sekreter bulunma ihtiyacı görülmemesi! Madem ki devletin makamında görüşülüyor, bu tip görüşmelerin kayda alınması gerekmez mi? Diğer makamların da bilgilendirilmesi önem arz etmez mi?

Öğrendik ki…

Şimdi bakanlıkta bir furya! Personelin mesai saatleri dışında kaçmasını engellemek için, ön giriş kapıları kilitli tutuluyormuş! Biri gelince kapı çaldığı zaman kapılar açılıyormuş!

Yok böyle bir rezalet!

Koskoca bakanlık!

Ve uyguladığı yönteme bakın!

Ne ilginçtir,

“Sessiz çalışıyoruz” diyen Amerika yakamızı bırakmıyor! Senelerce muhatabımız “Kıbrıs Cumhuriyeti ” diyen Amerika değil mi? Hangi ara bizi muhatap görmeye başladılar? İşin ucunda Kıbrıs Türklerinin egemen varlığı mı? Yoksa petrol, doğal gaz,stratejik önem ve bölgedeki siyasi çıkarlar mı?

Ayrıca, daha geçtiğimiz haftalarda ABD yetkilileri adada değilmiydi?

Şimdi Dışişleri Bakanımız Amerika’da üst düzey temaslarda bulunacakmış!

Gayet güzel!

Bulunsun tabi!

Ama, gözlerim heyette en azından bir 3. Sekreter ismi aradı…

Ama göremedim!

Bu üst düzey görüşmelerin detaylarının diğer üst düzey kurumlarca bilinmesi gerekmez mi? Düşünüyorum, sorguluyorum! Takdiri size bırakıyorum!

Tabiî ki de, dış politika konusunda izlenen yol çok konuşuluyor!

Dikkatle izliyoruz,

Lakin, bu ülkede dış politikada sadece bir kesimin talepleri temsil edilemez!

Bu adada Milli egemenliğimizin devamını! Kısaca KKTC’nin var olmasını isteyen sayısız insanların varlığı görmezden gelinemez!

Hele de Rumun ve o görüşülenlerin halen bizleri azınlık haklarına maruz bıraktıkları egemen ulusumuzu kelime cambazlığı ile bir uçurumun eşiğine sokmaya çalıştıkları bir ortamda bulunuyorsak!

Birkaç gün önce Avrupa Parlamento raporu da olumlu bulunmuş!

Tartışmalı bir konu! Şimdi bu halk sormaz mı? Her fırsatta Türk askerine “işgalci” diyen, Anavatan’a Ek Protokol’ün 10.maddesini onaylamasını ısrar eden! Kısaca GKRY’ni tanı diyen, Rumların temel haklarını kabul edin diye

Türk milletine baskı yapan dış unsurların hangisi Kıbrıs Türk haklarını açık açık deklare etti?!

Bu mu İnsan Hakları?! Bu mu Milli İstiklal mücadelesi?!

Bu mu Kıbrıs Türklerinin layık görüldüğü dış politika çerçevesi?!

Velhasıl,

Biz Kıbrıs Türkleri! İlle de birleşik Kıbrıs uğruna! Devletimizden feragat etmek istemiyoruz!

Biz Kıbrıs Türkleri, bugün halen bize azınlık gözü ile bakanların batağına düşürülmek istemiyoruz!

Ne demişti ulu önder ATATÜRK?

“Millî gaye için ortaya atılacakların, bugün imhasını düşünen yalnız saray, hükûmet ve yabancılardır.! Fakat, bütün memleketin aldatılmasını ve aleyhe çevrilmesini de ihtimal dahilinde görmek lâzımdır.! Baş olacakların, her ne olursa olsun, gayeden dönmemesi, memlekette barınabilecekleri son noktada, son nefeslerini verinceye kadar, gaye uğrunda fedakârlığa devam edeceklerine işin başında karar vermeleri icabeder.!

Kalplerinde bu kuvveti hissetmeyenlerin teşebbüse geçmemeleri elbette daha iyidir. Zira, bu takdirde, hem kendilerini ve hem de milleti aldatmış olurlar.!”

Her koşula rağmen Milli egemenlik mücadelesi bitmez!

Anlayana EFENDİLER ANLAYANA!

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam