Gözler Davutoğlu’nda « Bursa'da Meydan

18 Ekim 2021 - 04:34

Gözler Davutoğlu’nda

Belli zaman çabuk gelip geçiyor.

Tıpkı miatlı, süreli evraklar gibi belirli zamanlarda yapılması gereken önemli işler var. Siyasi Partilerde miatlı zaman, kongre takvimleriyle başlayıp, kongre takvimi ile biter.

Şu anda, iktidar AK Parti ve muhalefe

Gözler Davutoğlu’nda
Son Güncelleme :

30 Aralık 2014 - 9:47

15 views
reklam

Belli zaman çabuk gelip geçiyor.

Tıpkı miatlı, süreli evraklar gibi belirli zamanlarda yapılması gereken önemli işler var. Siyasi Partilerde miatlı zaman, kongre takvimleriyle başlayıp, kongre takvimi ile biter.

Şu anda, iktidar AK Parti ve muhalefet MHP’de kongreler yapılıyor.

CHP ise çok şanslı. 2015 genel seçim bahanesiyle örgüt içinde ikilik yaratmama adına, sen-ben kavgalarının önlenmesi için kongreleri seçim sonrasına kadar erteledi.

Tabi bu olay, Milliyetçi Hareket Partisi ile iktidar Adalet ve Kalkınma Partisi’ne yaradı. Her ne olursa olsun, ilçe kongreleri, teşkilat içindeki yarışlar, adayların ortaya çıkması, delege seçimleri, delegelerin kongre için göreve davet edilmesi gibi çok pek konu, partilerin medyada yer almasına ve gündemde kalmasına, isminden söz edilmesine yol açıyor.

Yarın bu senenin son günü, bir gün içinde bir yıl yaşlanacağız. 2014 bitip yerine 2015 gelecek.

Bugünler, iktidar partisi ve bursa teşkilatları açısından çok önemli.

Deyim yerinde ise herkes nefesini tutmuş, Ankara’dan gelecek olan işareti bekliyor.

Yeni yılın yeni sermayesi böyle başlayacak. Ankara kimi işaret ederse, teşkilatlar onun etrafında kenetlenecek. Üzülenler olacak. Kaybedenler olacak. Belki de bir tek isim nedeniyle vekillik sıralamasına girip giremeyeceği belli olacak insanlar olacak.

Siyasetin cilvesi böyle. Bir kişi il başkanı olursa, onun desteklediği kişilerin vekil sıralamasında önlerden yer alabilmesi mümkün. Bütün siyasi partilerde aynı durum söz konusu. Çünkü, Ankara, aday adayları arasında kimin iyi kimin değerli, kimin daha değerli olduğuna bakmaktan daha ziyade, bu kişilerin partiye ne kadar bağlı, il teşkilatına ne kadar bağlı, teşkilatlarla ne kadar uyum içinde çalışıp çalışmayacağına bakıyor.

Genel merkezde son hale gelen liste bile il başkanına sorulup onay alınıyor.

Bu nedenle, il başkanı falan kişi olursa, onun takımı ve efkarı umumiyesinin şansı artıyor. Diğerinin ise şansı azalıyor.

İşte bu nedenle de iktidar koltukları ve teşkilatlar büyük önem taşıyor. Bugünkü şartlara baktığımızda, Bursa’da bir il başkanlığı değişimi söz konusu olursa, yer yerinden oynayıp, bütün taşların şekli şemalı değişecek.

Kısaca, değişime uğraşan sadece il başkanı olmayacak. Mevcut yönetimin devamını düşünüp, ona göre, maddi manevi yatırım yapanlar da bir anda kaybetmiş duruma düşecekler. Danışmanından sekreterine, kapıcısına kadar bir değişim söz konusu olabilir.

Partinin çıkarlarını koruyoruz sözleriyle kendilerine ikbal ve gelecek hazırlığı içinde olan pek çok kişi var. Özellikle, iktidar partisinde bu işler, artık gözle görülür hale geldi. Çünkü, iktidar gücü, muhalefet partilerindeki güç savaşlarına hiç benzemiyor. Bir bakıyorsunuz, adı şanı duyulmamış bir vatandaş, bir anda vezir oluvermiş. Sonrasında ise, işler umulduğu gibi gitmeyince, vezirlikten sonra halk arasında söylenen “r… “ makamına terfi ediliyor.

Gelelim Ankara’dan Bursa’ya bakışa.

Ben kişilerin kendi özellikleriyle ilgili yorum yapmayacağım. Sadece genel merkezdeki değerlendirmeler ve karar verici durumunda olanların Bursa’dan Ankara’ya yansıtıldığı, Ankara’nın ise Bursa’ya bakış açısına göre yapılacak değerlendirmelerle ilgili bazı konuları aktaracağım sizlere.

Mevcut yönetimle ilgili kaygılar var. Medya ile aralarının açık olmasından söz ediliyor. Halkla birleşme ve bütünleşmenin istenilen düzeyde olmadığı iddia ediliyor. Birde meslek icabı iş ve ihale dosyalarının takip edildiği iddiası var ki, bu konuların ciddi anlamda incelenmesi gerektiğine kanaat getirmişler. Yani, iddia edilenler doğru olabilir, olmayabilir.

Bana göre, siyasi partilerin yöneticileri ve temsilcilerinin medya ile kavga etmesi, ne kendilerine ne de partilerine artı değer katıyor. Aksine, zarar veriyor.

Siyasetçi, iktidar partisinin temsilcisi olunca işler daha da sarpa sarıyor. Çünkü, haklı olsa bile, haksız duruma düşmesi söz konusu. Birde, medya mensupları ile kavga eden, münakaşa eden, zıtlaşan siyasetçilerin, iktidar partisine mensup olmaları halinde ise durum başka mecralara çekiliyor. En basitinden, iktidar gücü kullanılıp, medyanın sesinin kısılmak istendiği gerekçesiyle yapılan savunmalar, bu kişileri ister istemez zan altında bırakıyor.

Bu nedenle, kim olursa olsun, iktidar partisi temsilcilerinin medya ile aralarını açmaması isteniyor. AK Parti genel merkezinden görüştüğüm etkili ve yetkili bir kişi, Bursa’da bazı bürokratlarında vekilliğini üstlenen siyasetçilerin, muhalif kanattan görünenlere karşı kamu gücünü kullanıp şikayetlerde bulunmaması konularında uyarıda bulunulduğunu söylediler.

Yani, iktidar partisi yöneticilerinin medya mensuplarıyla hangi konuda olursa olsun, karşılıklı oturup sorunlarını çözmeleri, olayı adliye koridorlarına taşımamaları uyarılmış.

Gelelim, iktidar partisinin Bursa’da kimin il başkanı olacağına.

Yapılan istişareler sonucunda üç isim Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun masasına ulaştırılmış.

Eski milletvekili Mehmet Emin Tutan, Osmangazi eski ilçe başkanı Tahsin Kara ve mevcut il başkanı Cemalettin Torun.

Birde not eklenmiş. Bazı milletvekilleri ve Belediye Başkanlarının değişim istediği yazılmış.

Konu bugün yarın netleşecek. AK Parti’nin Yeni Türkiye sloganıyla yola çıktığı yeni başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Bursa’da kiminle yola devam edeceği, üç isimden birini mi seçeceği yada yeni bir isimle bu işin halledilmesini mi isteyeceğini bilemiyoruz. Yetki ve mühür elinde. O, ne derse o olur.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam