Kentsel dönüşümde yarışan projeler « Bursa'da Meydan

19 Eylül 2021 - 14:54

Kentsel dönüşümde yarışan projeler

Bursa’nın kent merkezindeki depreme dayanıksız olduğu iddia edilen binaların dönüşümleri unutulmuş, yeni imar alanları açılmak isteniyor. Bunun içinde, gerek siyasi baskılar gerekse müteahhit baskıları belediye yöneticileri bunaltmış durumda.

Belediyel

Kentsel dönüşümde yarışan projeler
Son Güncelleme :

24 Ocak 2015 - 9:40

28 views
reklam

Bursa’nın kent merkezindeki depreme dayanıksız olduğu iddia edilen binaların dönüşümleri unutulmuş, yeni imar alanları açılmak isteniyor. Bunun içinde, gerek siyasi baskılar gerekse müteahhit baskıları belediye yöneticileri bunaltmış durumda.

Belediyeler, özellikle Yıldırım Belediyesi bölgesel kentsel dönüşüm projelerinde Türkiye örnek çalışmalar yapıyor. Hayata geçirilen bölümleri ise ne yazık ki, toplu iğne başı kadar.

Osmangazi Belediyesi, Sıcaksu Bölgesinde, hem kentsel dönüşüm hem de Bursa’nın gelecek ekonomik yaşantısına damga vuracak olan termal turizm yatırım merkezleri yapabilmenin hazırlığı içinde.

Yıldırım Belediyesi ile Osmangazi Belediyesi Kentsel Dönüşüm Müdürlüklerini kurdu.

Büyükşehir Belediyesi, ilçe bazında değil, 17 ilçe bazında kentsel dönüşüm proje çalışmaları hazırlıyor. Ama, öncelik tabi ki Sıcaksu bölgesi olan Sırameşeler için kentsel dönüşüm çalışmalarının bir an önce başlatılması.

Bu iş için gerekli planlar yapıldı. Düzenlemeler yapıldı. Hem Osmangazi Belediyesi hem de Büyükşehir bölgedeki kentsel dönüşüm çalışmalarını başlatabilmek için hazır. Tek sıkıntı sermaye.

Bölgeye yatırım için gelen müteahhitler, hep parsel bazında proje yapmak istiyorlar. Proje bütünlüğünü bozacak imar hakkı istiyorlar. İşin özü şu; yatırımcılar veya müteahhitler, kendi güçleri doğrultusunda, kendi mali kaynakları doğrultusunda kentsel dönüşüm adı altında bir şeyler yapmak istiyorlar.

Bu, istem, Sırameşeler gibi Bursa’nın en gözde ve en büyük kentsel dönüşüm projelerinin uygulamaya geçmesine mani oluyor. Sermaye guruplarının birlik olmaları, sermaye birleştirmeleri ve parça parça kentsel dönüşüm projesi değil, komple bölgenin planlandığı şeklinde kentsel dönüşüm çalışmasına imza atılması tercih ediliyor.

Çünkü, sadece müteahhitlerin değil, bölgede mal mülk sahibi olanların haklarının korunması gerekiyor. Bursa’nın haklarının korunması gerekiyor. Kentsel dönüşüm projesinin herkesin isteğine göre değil, Bursa’nın çıkarlarına göre planlanması gerekiyor. Bildiğim kadarıyla Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe bu konuda ısrarlı. Kentsel dönüşüme talip olanların güçlerini birleştirmesini istiyor.

Bunun için, yatırımcıların tek çatı altında buluşması şart. Yani, güç birliği oluşumu şart. Yaptığı her açıklamada Bursa’nın kentsel dönüşümüne talip olduğunu öne süren müteahhitlerin, derneklerin bu konuda hem kendi çıkarları doğrultusunda hem de Bursa’nın çıkarları doğrultusunda ortak olmaları, birleşmeleri veya ortak şirket kurmaları gerektiğini inanıyorum.

Çünkü, Bursa’da kentsel dönüşüm adına yapılacak iş sadece Yıldırım’daki belli bölgeler veya Sırameşeler bölgesi değil. Bursa’nın eski yerleşim alanlarının bütünüyle kentsel dönüşüme tabi tutulması gerekiyor. Nilüfer ilçesinde geçmiş yıllarda kooperatifleşme ile yapılan yapıların pek çoğunun kentsel dönüşüme tabi tutulması gerekiyor. Yatırım hesapları, kitapları, geri dönüşümler ve sermaye varlığı ile güçlerin birleştirilmesinde bu konulara dikkat edilmeli.

Yoksa, Bursa dışından sermaye bulunması, gerek termal yatırımlar gerekse kentsel dönüşüm bölgeleri için nakit bulunması çok kolay. Ama, bu işi ve işleri Bursalı müteahhitlerin neden yapmak istemedikleri, neden yeni yerleşim ve gelişim bölgelerinin imara açılması için direttiklerini anlamak güç.

Zaman çabuk gelip geçiyor. Onlar, kendi aralarında “ne yapalım?” sorusuna cevap aramamakla vakit geçirirken, galiba birileri gelip bu kentsel dönüşüm projelerine hem sermaye hem de iç gücü koymanın yollarını arayabilir.

İşte o zaman, her şey için, iş işten geçmiş olabilir.

Tarihe dikkat edelim. Bugün 24 Ocak 2015. Bundan tam 35 yıl önce, 24 ocak 1980 tarihinde, Türkiye için acı reçete diye isimlendirilen İMF’nin ekonomik önlem paketinin uygulanmaya konulduğu tarih.

O tarihte, dünyaya gelenler bugün orta yaş gurubunu oluşturuyorlar. Bizler, o tarihte yaşayanlar olarak, genç yaşımızda acı reçetenin faturasını ödedik. Sonra, ekonomik sıkıntılar, terör ve anarşi Türkiye’yi 12 Eylül darbe ortamına getirdi.

Bu tarihleri unutmamak çok önemli. 24 Ocak kararları olarak Türkiye ekonomik tarihine yazılan bu kararları o zamanlar gerek akademik unvanlı öğretim üyeleri, profesörler, gerekse işadamları “olumlu karar” diye desteklemişlerdi.

Bugün o günleri yaşayan aynı kişilerle görüştüğümüzde ise 24 Ocak kararlarının Türkiye için acı reçete olduğunu söylüyorlar.

Bu yazılanları unutmayalım. Geçmişten ders almadan geleceğe yönelik çalışmalar yaptığımızda kaybeden tarafın bizler olacağını da unutmayalım.

Kentsel dönüşüm projeleri de böyle. İşadamları ve uluslar arası sermaye gurupları, artık sadece kendi bildikleri işleri yapmıyorlar. Birlikte finans gücü oluşturmuşlar. Hem yatırım yapıyorlar hem de yatırım yapanlara mali destek oluyorlar.

Onlar için devlet garantili ve destekli kentsel dönüşüm yatırımları, gelecek için büyük önem taşıyor. Çünkü, senelere yayılan ödeme planları ve konut ihtiyaçlarının sürekli olması, en iyi yatırım sektörü.

Buradan müteahhitleri uyarmamız gerekiyor. Bir bakmışsınız, tekstilciler, boyahaneciler, sanayiciler, kendi işlerinin yanında kentsel dönüşüm projelerine destek olabilirler. Bursa’ya baktığımızda bazıları bu işlere erkenden başladılar bile.

Yatırım için proje arayan çok.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam