marmaris escort

KURGULANMIŞ PLANLAR… « Bursa'da Meydan

26 Mayıs 2022 - 23:34

KURGULANMIŞ PLANLAR…

KURGULANMIŞ PLANLAR…
Son Güncelleme :

01 Kasım 2021 - 6:38

282 views
reklam

Hepimiz sıkıldık maskelerden ziyadesiyle ancak daha uzun bir süre takacağımız da apaçık bir gerçek.

Maskeler hayatımızın bir parçası oldular adeta.

Sıkılsak da bunalsak da korunmamız için kaçınılmaz. Bir süre daha katlanmak durumundayız.

Hoş birçok Avrupa ülkesi yavaş yavaş maskeleri atmış gibi görünse de, pandemi sürecinden henüz çıkmış değiliz.

Zira her yeni gün, virüsün yeni bir varyantına rastlıyoruz.

Artık değişkenlik gösteren bu vürüslerin sayısını unuttuk, isimleri ise sanki günlük hayatımızın bir parçası oldular.

Çin virüsü, Delta virüsü v.s. derken şimdi de ‘AY. 4.2’ adında yeni bir virüs türü daha çıktı.

Her biri sanki gerilim filmleri ismi gibi.

Bilim adamları çok ciddi altını çiziyorlar. Pandemi sürecinin önümüzdeki beş yıl, belki de on yıl sürebileceğini, her şeye hazırlıklı olmamız ve önlemlerimizi almamız konusunda uyarıyorlar.

Ne kadar can sıkıcı ve hiç de kulağa hoş gelmiyor, öyle değil mi?

Bu da demek oluyor ki, daha uzun bir süre izole yaşayacağız, kalabalık ortamlardan uzak bir şekilde.

Peki bu nereye kadar böyle sürecek?

Tedirgin, korku içinde, endişeli yıllar mı var önümüzde?

İçinde bulunduğumuz çağın

nesilleri olarak ne kadar şanssızmışız meğer.

Artık hepimiz biliyoruz bunun, planlı bir senaryo olduğunu. Kapalı kapılar ardında, bir takım güçler arasında masaya oturulduğunu ve insanlık üzerine oyunlar oynandığını.

Beş on yıl öncesinin yazılan senaryosu değil, kırk yıl önce kaleme almış, dünya siyasetinin tam ortasında bulunan Jacques Attali adlı Fransız ekonomist ve yazar. Aslında tam da yaşadığımız bu günleri işaret etmiş..

Bu da demek oluyor ki, hiç birşey tesadüf değil hepsi kurgulanmış. Burada hedef öncelikle Dünya nüfusunu azaltmak, güçsüzleri hedef alan, özellikle de yaşlı nüfusu yok etmek ya da elemek. Avrupa’nın pek çok ülkesinde yaşlı nüfusun ciddi maliyetlere getiriyor olması uzun zamandır zaten tartışılıyor ve bir anlamda yaşlı ve hastalıklı nüfusun azaltılması hedefleniyordu.

Bir çok söylem var tabi ki,

Dünyayı soğutma politikası dendi, hızla büyüyen Amerika’nın ve Rusya’nın korktuğu ve rakip gördüğü Çin’nin durdurulması dendi.

Belki de en önemlisi, dünyadaki gıda rezervlerinin hızla azalması, tarımın artık insanlığı doyuramamasıydı.

Diğer yandan denizlerin & okyanusların tehlikede olması, içilebilir suların azalması dendi.

Hızla hasar gören ozon tabakasının kendini onarması bile dendi.

Bunlara, Dünyayı yavaşlatmak için bunun kaçınılmaz olduğu bir yol denendi söylemleri de eklenince, kafalar bir çok soru işaretleriyle doldu tabi.

En önemlisi de dünyanın artık içinde bulundurduğu nüfusu besleyemediği, bunun da

insanlık için büyük tehdit oluşturduğu ve yaşam kalitesini düşürdüğü gerçeğiydi. Bir çoğumuz bilmese de gerçekler su yüzüne çıkıyor.

Şöyleki..

Dünyanın güçlü şirketleri, sahipleri, cioları, özellikle de şu meşhur ‘Silikon Vadisi’nde tasarladıkları robotlarla, geleceğin dünyasını

yaratmak isteyen büyük patronlar& bilimadamları, sanayi devleri çoktan önlemlerini almışlar bile.

Nasıl mı?

Pandemiden çok önceden, hatta yıllar öncesinden dev verimli arazileri kapatarak, bunları organik tarıma hazırlayarak, ileri ki yaşamları için bir güvence olarak rezerve ettiklerini

bir araştırmada okumuştum.

Bu da oluyor ki hiç birşey tesadüf değil.

Yani planlı  ve üzerinde çalışılmış bir senaryo bu içinde bulunduğumuz bu süreç.

Diğer adı ile hayatımız birilerinin ellerinde.

Büyük balık küçük balığı yutmak istiyor gibi ya da güçlülerin & zenginlerin hayatta var olabilmesi, ayakta kalabilmesi için güçsüzlerin ve zayıfların yok olması mı gerekiyor? İstenen bu mu?

Sanırım yeryüzünün en acımasız canlısı yine insanoğlu.

Farkında olarak ya da olmayarak yine kendimizi yok ediyoruz.

İyi insan kötü insan demek belki daha doğru.

Pandemi sürecinde güçlü ülkeler, daha şanslı olanlardı, ekonomik gücü zayıf ve nüfusu çok olan ülkeler de en çok etkilenenler oldu. Üçüncü Dünya ülkeleri ise en zayıf ve en şanssızlarıydı.

Zaten istenen de bu değil miydi?

Mutlu bir hafta sonu dilemek isterdim ancak bu defa hepimize maskesiz ve pandemisiz günler dilemek daha anlamlı olacak. Sevgiyle kalın.

reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam