Merhaba Meydan « Bursa'da Meydan

17 Eylül 2021 - 22:24

Merhaba Meydan

Bizim mesleğin cilveleri de böyle. Meslek aşkıyla, hizmet aşkıyla bir işe başlarsınız. “Tam her şey rayına oturdu, bundan böyle iş değişikliği yok, Allah nasip kısmet ederse elimiz ayağımız tuttuğu, dilimiz döndüğü, aklımızın yettiği kadarıyla artık burad

Merhaba Meydan
Son Güncelleme :

29 Eylül 2014 - 10:37

10 views
reklam

Bizim mesleğin cilveleri de böyle. Meslek aşkıyla, hizmet aşkıyla bir işe başlarsınız. “Tam her şey rayına oturdu, bundan böyle iş değişikliği yok, Allah nasip kısmet ederse elimiz ayağımız tuttuğu, dilimiz döndüğü, aklımızın yettiği kadarıyla artık buradan göçer gideriz” diye düşünürken, bir bakmışsınız evdeki hesap çarşıya uymamış.

Bazen, isteyerek bazen de zorunlu iş değişikliği artık mesleğimizin vazgeçilmezleri arasına yer aldı.

Ben, uzun süredir bu mesleğe emek verenlerin arasındayım. Şu anda çalışan ve benim ustalarım dediğim pek çok kişi ile beraberce, mesleğe yeni başlayanlarla beraberce ülkemiz için, Bursa için, halkımız için duyarlı davranmaya ve olaylara kişisel çıkar hesapları yapılarak değil, toplumsal faydalar göz önünde tutulup gündeme getirilmesine yönelik mücadeleler verdim. Hala vermekteyim.

Mesleğe ilk başladığım yıllarda rahmetle Niyazi Menteş’in bir sözü hala kulaklarımda çınlıyor. Yeni başlayan bir arkadaşımla karşılaştığımda hemen o sözleri hatırlıyorum.

Orta ikinci sınıf talebesiydim. Yaz tatilinde gazetenin kapısından içeri girdim. Ben, hayalimde, elime kağıt kalem verilecek ve gazetelerde fotoğraflarıyla birlikte yazılarını okuduğum, hayran kaldığım ağabeylerim gibi yazı yazacağımı sanıyordum. Kapıdan girer girmez önce büyüklerimle tanıştım. Sonra ilk işim, onlara çay söylemek oldu. Sonra, sigara almam için bakkala gönderdiler. Sonrasında ise elime süpürgeyi verip mıntıka temizliği yaptırdılar.

Sonra, teknik serviste makineleri gaz ve mazotla silip temizlettirdiler. Bizim hurufat dediğimiz metal kurşun harflerin üzerindeki mürekkepleri temizlettirdiler. Dizgi makinesinin potasındaki biriken mürekkep ve kurşun atıklarını posalarını temizlemekte benim görevimdi. Hatta Nadir Ustamız dizgi sırasında potadan sürekli kurşunların eksilmesine dikkat edip, yerlerde biriken atıkları toplamadığım ve potaya yeni kurşunların atılıp erimesine katkı koymadığım zamanlar fena halde kızıp çileden çıkıyordu.

Birkaç günde bir, dizgi kurşunlarını alıp, daha büyük potada eritme işlemi yapan Cabir Ustanın çalıştığı yere götürüp getirmek ve onları metal kalıplar halinde bakımlarını yapmakta benim görevimdi.

İşte bu mesleğe adım attığım ilk günlerde Niyazi Abim, “bana bak oğlum, senin başka işin gücün yok mu? Gazeteci olup ne yapacaksın. Bırak bu işleri, bizler gazeteci olduk. Benim emekliliğime 5 yıl kaldı. Sen daha yeni başlıyorsun. Bu mürekkep, kurşun, asit kokuları arasında emekli olup olmayacağın bile belli değil….” diye uyarmıştı.

Rahmetli Niyazi Menteş ile uzun süre beraber çalıştık. Ben onun, o da benim emekli olduğum günleri gördü.

Diyeceğim o ki, zaman akıp geçiyor.

Süreler çok uzun gibi gözükse de, hayatın yaşantısı içinde günlerin, ayların, senelerin nasıl geçtiğini fark etmiyor insan.

Geriye dönüp bakıldığında ise hoş anılar, bazen de unutulmayan ve yaşam boyunca unutulmayacak olan hainliklerle sıkıntılar hatırlatıyor.

Ben, Bursa’da yerel medya işletmelerinde bu mesleğe yıllarımı verdim. Mesleğimde kaç yıllık olduğumu soranlara emekli olalı 14 sene oldu, cevabını veriyorum.

Gazetecilik mesleğinden memnunum.

Gazetecilik, sadece eline kalemi kağıdı alıp ahkam kesmek değil, topluma ve ülkeye, hatta yaşadığımız kente katkı koyacak hizmetlere imza atmaktır. Ben, bugüne kadar bu düşüncelerle hareket ettim. Kimsenin güdümünde olmadan çalışmaya gayret ettim.

Bundan böyle de Meydan Ailesi’ne katıldım. Gazetenin genel müdürü Ercan Akyıldız’ın bu mesleğe başladığı ilk günü çok iyi bilirim. Buradaki meslektaşlarımda uzun süre beraber çalıştık. Ne diyeyim, Allah utandırmasın.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam