RETÇİ İNİSİYATİFÇİLERİN PERDE GERİSİ! « Bursa'da Meydan

2 Ağustos 2021 - 07:46

RETÇİ İNİSİYATİFÇİLERİN PERDE GERİSİ!

Sene 2007!

Vicdani Ret İnisiyatifi kurulmuş!

İlan ettiler.

Murat kanatlı başını çekiyor!

YKP’nin öncü isimlerinden!

Hani Türk askerine “işgalci” diyen!

Hani Maraş Rumlara geri verilsin diye bağıran!

Rumlarla beraber Türkiye ve Türk as

RETÇİ İNİSİYATİFÇİLERİN PERDE GERİSİ!
Son Güncelleme :

28 Şubat 2014 - 13:36

13 views
reklam

Sene 2007!

Vicdani Ret İnisiyatifi kurulmuş!

İlan ettiler.

Murat kanatlı başını çekiyor!

YKP’nin öncü isimlerinden!

Hani Türk askerine “işgalci” diyen!

Hani Maraş Rumlara geri verilsin diye bağıran!

Rumlarla beraber Türkiye ve Türk askeri aleyhine mücadele veren!

Evet o Kanatlıdan bahsediyoruz!

Kanatlı,

İnatla KKTC’de seferberliğe katılmayacağım diye öne çıktı!

Askeri mahkeme önce para cezası verdi.

O yine direndi.

Bu kez 10 günlük hapis cezasına çarptırıldı!

Bu olayda,

Önceden taktik belirleyenler devreye girdi;

CTP

TDP

BKP

YKP

KSP

KTÖS

KTOEÖS

Baraka

Çağ-Sen

YKP-Fem

FEMA,

Daü Bir-Sen

YDÜ Öğrenci İnsiyatifi

Ve

Meşhur Milletvekillerinden bazıları

Cezaevi önünde eylem yaptılar

Amaçları Kıbrıs Türklerini askere gitme kampanyasına sürüklemek!

Kıbrıs Türkü askere giderse, kan dökecekmiş!

Kendi çaplarında taşkınlık ve ses çıkaracaklar, Türk askeri aleyhine nara atacaklar!

Ne diyelim, o halde bize de hakikatleri yazmak düşer!

Amma önce sizlere Allah akıl ezan versin diyelim!!!

Şimdi,

Hukuk diyerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve

Diğer yasalara sarılanlara şunu soralım!

Güney’de bugün askerlik var mı?

Var

Güney bugün o savunduklarınızın yasalarına bakmaksızın silahlanıyorlar mı?

Evet

O yasalarına sarıldıklarınız Rumlarla ortak tatbikatlar yapıyorlar mı?

Evet!

Her beyanatlarında ülkemize işgal altında diyorlar mı?

Evet!

Peki bu sivil toplum ve partiler acaba güneydeki gerçekleştirilen bu eylemlere karşı ses çıkarıyorlar mı?

Hayır!

O halde cevap ortada!

Ateşkesin halen mevcut olduğu bir düzende

Meşru haklılığımız ile var olan adadaki Türk askeri varlığına

Ve

Egemenliğimize

Laf uzatmak kimin işine yarar!

Kim kime hizmet ediyor?

Şimdi detaylara bakalım…

Sene 1990!

Dış unsurların “uyuşmazlığın çözümü” adında başlatılan “iki toplumlu etkinlikler” ekseninde oluşturdukları örgütlerin Avrupalıların çatısı altında Oxforfd, Bürksel, FOSBO, PRIO merkezli yaptıkları toplantılarda “askersizleştirme” konusu da masaya yatırılıyor!

Ve bunun sağlanması için seçilmiş kişilerin aracılığıyla “askersizleştirme” adı altında adadaki Türk askerine karşı çalışmalar başlatılıyor!

“Askersiz Lefkoşa” yaratılması için bir araya getirilen sivil toplum örgütleri ve bazı siyasi partiler ne istiyorlar?

Lefkoşa’nın birleştirilmesi için Lefkoşa’daki askerlerin çekilmesini!

Burada dikkate alınması gereken bir durum vardır; Batının planlarında Lefkoşa’nın Berlin Duvarı misali birleştirilmesine imkan kılacak çalışmalar tertip ediyormu?

Evet!
Mesela CTP!

AKEL kardeş Partisi mi?

Evet

AKEL ne diyor?

Ada işgal altında?

Demek mantık ayni!

Veya
YKP, adanın askersizleştirilmesi için önce Lefkoşa’dan Türk askerinin geri çekilmesini ısrarla neden gündeme getirmektedir?

.
Özellikle de Nisan 2006’daki “Askersiz Lefkoşa” kampanyasına imza veren tarafların başında neden yine YKP ön saflardaydı ve buna destek veren örgütler içersinde Öğretmenler Sendikaları da yer almaktaydı?

10 Nisan 2006’da Askersiz Lefkoşa imza kampanyasına destek verenleri hatırlatalım! ;

Cem Özdemir, Takis Hadjidemetriou, Alpay Durduran, Neşe Yaşın, Hasan Hastürer, Hasan Kahvecioğlu, Sevgül Uludağ, Andreas Paraschos, Şener Levent, Jus Bayada, Makarios Drousiotis, Ahmet An, Panicos & Elli Peonidou, Fatma Azgın, Dina Mousteri, Yeni Kıbrıs Partisi, Kıbrıs Yeşiller Partisi, Kıbrıs Alman Formu, Hands Across the Divide, Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası(KTÖS), Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası(KTOEÖS), Basın-Sen, Belediye Emekçiler Sendikası(BES), İşçi Demokrasisi, Baraka Kültür Merkezi, Sosyo-Politik Araştırmalar Enstitüsü(IKME), Bilgi Bankası(BİLBAN), Yeni Kıbrıs Derneği, Halk Sanatları Vakfı(HASDER)Kıbrıs’ın Yeniden Birleştirilmesi Hareketi, Barış ve Demokrasi İnisiyatifi, Uzlaşma, Kutlu Adalı Vakfı, Sosyalist Söylem Dergisi, Anatropi Dergisi, Çirkef Dergisi, DAÜ-Kıbrıslı Öğrenci Birliği, Kıbrıs Barış Merkezi, Kadın Araştırmaları Merkezi, Ekolojist Yunanistan.

Yukarıdaki tüm taraflar dikkate alındığında özellikle de Rum tarafındaki dernekleri incelediğinizde söylemler ayni;

“Kuzey Türk askeri tarafından işgal altındadır, evime gidemiyorum, Türk askeri derhal çekilmeli” söylemleri yer aldığı görülmektedir. Misal; Yeni Kıbrıs Derneği verilebilir.. Yeni Kıbrıs Derneği bildirilerinden birinde aynen şu cümle vardır; “Yurdumuzun yarısının işgaline hala devam ediliyor ve bu durum sistematik bir şekilde Kıbrıslılar arasında bölünmenin kalıcılaşmasına neden oluyor. Bu şartlar altında her Kıbrıslının kendi evinde ve hepimizin barışçı ve bağımsız bir Kıbrıs’ta birlikte yaşamasını amaçlayan derneğin bu isteği hala uzak görünüyor”.

Öyle görünüyor ki, Rumlarla ayni ağzı konuşan yukarıdaki taraflar “Askersiz Lefkoşa” kampanyası ve sonraki bildirilerde hedef olarak kendilerine Türk askeri, Kıbrıs Türkünün güvenliği ve geleceği ve de Türkiye’yi görmektedirler. Olay bu kadar net!

Özellikle de “askersiz” Lefkoşa’ya imza veren isimler “Uyuşmazlığın çözümü” adı altında birleşik Kıbrıs’ın oluşturulması için özel eğitimlere alınan kişiler ise!

İki toplumlu etkinlikler çerçevesinde, Kıbrıslılık bilinci ve Birleşik Kıbrıs için neler yapılıyor?

Bunun için UNDP, UNOPS, Kıbrıs Fulbright Komisyonu, USAID, USİP, Dünyadaki AB ülkeleri, Kıbrıs AB Delegasyon Komitesi(24 Mayıs 1990’da güneyde açılmıştır. Diplomatik bağlantıları sağlamaktadır), HASNA (1998’de kuruldu.Amerikan merkezlidir) yaratılan ve ya var olan örgütlere maddi yardımlar yapmaktadır.

Ayrıca hatırlatalım, bugün Retçi İnisiyatif Grubu ile ülkemizde yer alan Yehova Şahitleri misyonerlerinin söz ve eylemlerinin örtüştüğü görülmektedir. Bilindiği üzere, Yehova Şahitleri dini gerekçelerle silahlı askerliği reddederek Hıristiyanlık propagandasını gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar.YKP ve diğerleri askersiz Lefkoşa söylemleri yanında, Rumların öne sunduğu diğer siyasi demeçlere de destek çıkarak, Kıbrıs’ın birleştirilmesini talep etmektedirler.

O halde durum anlaşıldı mı?

Takdir sizin!

Ama tarih bunları tek tek not düşüyor!

Devran döner, kasap keser, o sap döner elbet hepsini keser!

Anlayana!

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam