Samanlı boyahanelerden arınıyor « Bursa'da Meydan

21 Ekim 2021 - 16:16

Samanlı boyahanelerden arınıyor

Bursa’nın ve Bursa ovasının kirlenmesine en güzel örnek Smanlı’ya Samanlı Köy iken kurulan boyahaneler ve onlardan çıkan atık suların Mütecellep Deresi’ni kirletmesidir.

Bu kente senelerdir bir kimlik bulamadık. Sanayi şehri olsun denildi. Tamam dedik.

Samanlı boyahanelerden arınıyor
Son Güncelleme :

29 Ocak 2015 - 10:17

20 views
reklam

Bursa’nın ve Bursa ovasının kirlenmesine en güzel örnek Smanlı’ya Samanlı Köy iken kurulan boyahaneler ve onlardan çıkan atık suların Mütecellep Deresi’ni kirletmesidir.

Bu kente senelerdir bir kimlik bulamadık. Sanayi şehri olsun denildi. Tamam dedik. Sonra sanayi yatırımlarında başka iller bizim önümüze geçti. Sonra, çevre kirlenmesini tartışmaya başladık. Sonra, köylere kadar giden kaçak sanayi yapılaşmasına çözüm üretmek adına, Islah Organize Sanayi Bölgeleri kurduk. Sonra, her belde hatta bazı köyler, kendi sanayi bölgelerini kurdu. Böylece, Bursa’da çevre adına yapılacak işler bir iken birden çoğaldı. Önüne geçilmesi mümkün olmayan hal aldı.

Birde işin içine siyaset ile ticaret girdi

Ondan sonra da Bursa’da ne ova kaldı ne de çevre temizliği.

Şimdi, iş başa döndü. 40 sene önce, belki de 50 yıl evvel yapmamız gerekenleri bugün yapmaya kalkıyoruz. Tabi, maliyeti, işlerin güçlüğü bir yana, bizler bu ovadaki sanayileşme için Bursa adına ne kadar büyük bedel ödediğimizi, etrafımız kirlendikçe, tarım alanları daraldıkça, geleceğe yönelik kaygılarla bakılmaya başlanınca anca öğrendik.

Daha akıllanmamış o kadar insanımız var ki, fabrika olsunda ne olursa olsun düşüncesine sahip Bursa’da.

İnşallah onlarda bir gün bu işin ciddiyetini anlarlar.

Gelelim Samanlı meselesine.

Bu bölgede 1978 yılında ilk boyahane yapılmış. O zamanlar Samanlı köy. İşyeri açılacak, köyün gençlerine iş, aş çıkacak diye sevinmişler.

Sene 1981. Samanlı Köy’de çevre kirlenmesi başladı. O zamanlar Samanlı yine köy. Geliş-gidiş büyük sıkıntı. Etrafında yapılaşma yok. Tıp Fakültesi Kavşağı’ndan, DSİ bahçe duvarlarından sonra Dikencik Çiftliğindeki tüp deposuna kadar, yolda hiç yapılaşma yok. Dikencik Çiftliği’nden sonra da köye kadar yapılaşma yok. İn- cin top oynuyor. Köyden sabah kalkan minibüs, akşam geri dönüyor. Minibüs, İnönü Kavşağı’ndaki Dörtyol’da bulunan Eskişehir Kütahya önüne kadar, şimdi okurlarımızın anlayacağı gibi, Kayhan’ın altındaki dolmuş duraklarının olduğu yere kadar geliyor.

Köydeki boyahane nedeniyle akarsuların kirlenmesiyle köylünün sulama suyu olarak kullandığı bu derenin sularının berrak iken birden kapkara akması tepki çekmeye başladı. Dönemin köy azalarından olan Hamza, (şu anda soy ismini hatırlayamadım) gazetemizi arayıp, olayı bildirmiş. Derenin kapkara aktığını, bu akan sularla da ekili tarlaların sulandığını ve kanser tehlikesiyle ürün yetiştirildiğini iddia etmiş.

O zamanlar, şimdiki ismi Bursa Haber olan Doğru Hakimiyet Gazetesi’nde çalışıyorum. Habere gideceğiz ama, araba yok. Aklımıza Recep Hasırcı’nın motoru geldi. Onunla yola çıktık. Samanlı’ya geldik. Köy meydanındaki kahvede Hamza aza ile karşılaştık. Kazıklı Yoluna doğru gidip, dere üzerindeki eski köprüye ulaştığımızda, etrafa çok ciddi bir koku yayıldığını hissettik. Sonra, derenin berrak sularının gerçekten kapkara aktığını gördük. Fotoğrafladık.

Gazeteye döndük. Ben haberi yazdım. Deliçay ve Hacivat Deresi’nin Samanlı’da birleştiği Mütecellep Deresi’nin kapkara aktığını yazdım. O tarihte 12 eylül nedeniyle sansür uygulaması vardı. Gazetemizin yayın müdürü Hüseyin Kuşku, haberi okudu. Sonra Tercüman Gazetesi’ne geçti. Sonra da bana dedi ki; “inşallah sansüre takılmaz.” Gazeteyi sansüre ben götürüyordum. Gece prova baskısı yapıldı. Işıklar Askeri Lisesi’ne gittim. Sansür heyeti inceledi. Baskı izni verdi.

O tarihten bu yana Mütecellep Deresi ile ilgili hep aynı haberleri sayısız kez yaptık. Sadece bizim gazetemiz değil, pek çok gazetelerde aynı haberleri defalarca yaptı.

Fakat, derenin korunması ve atıkların deşarjının önlenmesind7e başarılı olamadık. Maalesef, sermaye- ticaret= siyaset hep başarılı oldu.

Badırga’da Tekstil Sanayi ve Boyahaneler Sitesi için Sanayi imar planları hazırlanırken, Bursa’nın kent merkezinde bulunan bütün boyahanelerin bu bölgeye taşınacağını duyuruldu. O tekstil merkezi öyle sanıyorum ki 10 yıldır var. Boyahaneler hala eski yerlerinde devam ediyorlar.

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, bu konuya el attı.

Samanlı Bölgesi’nde bulunan boyahanelerin en kısa zamanda bu bölgeye taşınmalarını istedi. Taşınmayan boyahanelerin de belli süre sonrasında kapatılacağını söyledi.

Evet, işe bir yerden başlamak lazım.

Bursa’nın çevre kirlenmesinin kurtulması lazım. Yer altı su kaynaklarının kurtarılması lazım. Derelerin kapkara değil de berrak bir şekilde akmalarının sağlanması lazım.

Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin Samanlı’ya yaptığı ziyaret sırasında Mütecellep Deresi ile ilgili sıkıntıların çözümü için boyahanelerin taşıyacağını söylediğini duyduğumda inanın çok sevindim.

Bu konu, diğer fabrikalara ve işyerlerine örnek olabilir.

Yeter ki, kamu görevini yapanlar kararlı olsun. Görevlerini layıkıyla yapsınlar. Denetleme sorumluluğu olanlar da sorumluluklarının bilincinde olsunlar.

Bu Bursa’nın kurtarılması için yeni bir başlangıç olabilir.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam