Seçim ve geçim arasındaki ince çizgi « Bursa'da Meydan

18 Ekim 2021 - 05:35

Seçim ve geçim arasındaki ince çizgi

Sokakta yürürken karşılaşıp selamlaştığımız dostlarımızla konuşuyoruz. Halkın sıkıntısı, derdi nedir?

Birinci sırada işsizlik var. İkinci sırada paralı sağlık, üçüncü sırada ise paralı adalet ve adalete olan güvenin sarsılması.

Peki, siyasetçilerim

Seçim ve geçim arasındaki ince çizgi
Son Güncelleme :

16 Şubat 2015 - 15:47

reklam

Sokakta yürürken karşılaşıp selamlaştığımız dostlarımızla konuşuyoruz. Halkın sıkıntısı, derdi nedir?

Birinci sırada işsizlik var. İkinci sırada paralı sağlık, üçüncü sırada ise paralı adalet ve adalete olan güvenin sarsılması.

Peki, siyasetçilerimizin gündeminde neler var?

Birinci sırada, halkın yüzde 50’ye yakın desteğinin devam ettiğini savunan iktidar. Diğer yanda oyları yüzde 25’i geçemeyen, toplam oylarının hepsi ise yüzde 50 bile etmeyen muhalefet partileri.

Halkın, siyasetçilerden beklentileri neler? Siyasetcinin ilgilendiği konular neler?

Arada dağlar kadar fark var.

Matematikte problem çözmek için kullanılan formüller, aslında siyaset içinde aynen uygulanabilir. Bakın Yunanistan’a. Aşırı sol bir parti, halkın istemlerine göre, beklentilerine göre yeni bir siyaset programı hazırladı. Sandıklarda oyları topladı.

Peki, bizim ülkemizde sol kanadı temsil eden siyasi partilerin programları 90 yıldır neden hala değişmedi?

Bu partilerin yöneticileri artık değişimin farkında değiller de aynı hamam aynı tas misali politikalarla halktan oy istiyorlar.

Birde iktidar kanadına bakalım.

Yüzde 50 destek var avuntusuyla gezinip duruyorlar.

Şöyle bir geçmişe bakalım. Tek başına iktidarda olan ve halkla rağmen, halkın istemediği politikalarda direnen siyasi yapıların, bugün isimleri bile hatırlanmıyor. Benim hatırlatmak istediğim, mahkeme kadıya mülk değildir. Bugün varsınız, yarın olmayabilirsiniz. Bunun için ne demiş gariban kullar; “böbürlenme padişahım senden büyük allah var.”

Halkın beklentisi ile siyasetin konuştukları arasında uçurum olursa, bu iş yine dönüp dolaşıp iktidara yarar. Çünkü, vatandaş sandık başına gittiğinde, önce kendi çıkarlarını düşünür. Kimse bu işin başka türlü olduğundan söz etmesin. Herkes, akşam evine gittiğinde aş, iş ve ekonomik durumun iyileşmesini bekler. Muhalefetin, halka güven vermeyen politikaları işte bu yüzden pek dikiş tutmuyor. Peki, bütün bunlara rağmen muhalefet nasıl oy toplayabiliyor?

Bakın, sonuçlar her seçim için hep aynı. Birkaç puan değişiyor. Bunun nedenlerini ben sizlere anlatayım. Belki bir kenara yazarsınız da ders çıkarırsınız. Belki, zamanı gelince lazım olur.

Muhalefete oy verenlerin yüzde 80’i, ideolojik tercih nedeniyle oy verdiğini söylüyor. Yani bu yüzde 80’lik bölüm, kemikleşmiş oy demektir. Geri kalan yüzde 20’lik kesim ise, yüzer gezer oylar. O oylar, bazen iktidara bazen muhalefete gider. Bu oyların analizleri yapıldığında ise karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor.

İktidarın uyguladığı politikalardan memnun olmayanlar.

Kamu kurum ve kuruluşlarında istedikleri işleri yapılmayanlar. Haksızlığa uğradıklarını düşünenler.

İşsiz kalanlar.

Mahkemelerdeki davalarında, haklı iken haksız duruma düşenler.

Dertlerine çare bulunmayanlar.

İşte muhalefetin görevi burada başlıyor. Halkın dertlerine tercüman olmalı ki bu yüzde 20’lik dilimi yüzde 40’la çıkarabilsin. İşte o zaman iktidar olmaması için önünde hiç bir engel kalmaz.

Matematik problemlerindeki tanjat, kotanjat, sinüs, kosinüz gibi denklerim çözümü böylece çok kolay olur.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam