Seçimin unutturdukları « Bursa'da Meydan

18 Ekim 2021 - 03:18

Seçimin unutturdukları

Varsa yoksa seçim.

7 Haziran günü neler olacak? Sorusuna cevap aramakla geçiyor ömrümüz Aralık ayından bu yana.

Gündem 6 aydır seçim.

Türkiye’nin gündemi seçim. Bursa’nın gündemi seçim.

Kim, vekil olacak? Kimler ne kadar oy alacak? Hangi part

Seçimin unutturdukları
Son Güncelleme :

21 Mayıs 2015 - 9:13

19 views
reklam

Varsa yoksa seçim.

7 Haziran günü neler olacak? Sorusuna cevap aramakla geçiyor ömrümüz Aralık ayından bu yana.

Gündem 6 aydır seçim.

Türkiye’nin gündemi seçim. Bursa’nın gündemi seçim.

Kim, vekil olacak? Kimler ne kadar oy alacak? Hangi parti oylarını artıracak? İktidar oy kaybına uğrayacak mı? Kim, kiminle nasıl ve neden siyasi hesaplar yapmaya başladı?

Bütün gün uğraştığımız, konuştuğumuz, hatta işi gücü bırakıp, derin araştırma yapmaya çabaladığımız gündemimiz bu.

Meraklı bir milletiz. İşte bu yüzden de duyduğumuz pek çok konuya inanıyoruz. Bazen, inanmasak bile inanmak istiyoruz. Yada, inanmak zorunda kalıyoruz.

İnsanların tercihleri değişiyor. Değişir.

Siyasi tercihlerin de değişmeyi gayet normal.

İktidarda, 14 yıldır aralıksız iktidar olan, ama hala bazı sorunları çözmeyen, çözmek istemediği düşünülen, yada muhalefet tarafından işine öyle geldiği için ertelendiği ileri sürülen pek çok mesele var.

14 yıldır aralıksız bir iktidarla gerektiği gibi mücadele etmeyen, edemeyen, etmek istemediği görüntüsü veren bir muhalefet yapısı var. Seçimlerde birkaç puan aşağı yukarı seyirde ve istikrarlı bir muhalefet oylarıyla sandıklardan girip çıkıyorlar.

Her seçim öncesinde ülke gündeminde yara açılabilecek olaylar oluyor. Toplumun ayaklandırılmasına yönelik söylemler oluyor.

İşleyen makinenin çarkına demir çubuk sokup, ekonomiye balta vurmaya hazırlananlar oluyor.

İdeolojik ve sendikalar arası tartışmalar nedeniyle, araya birazda eşit ücret veya eşit haklar bahanesiyle uydurulan bazı eylemler damga vuruyor gündeme.

Bursa, gerçekten otomotivde güçlü bir kent. Altı ayrı otomobil fabrikası mevcut. İşçilerimizin yaklaşık 30 bini bu fabrikalarda çalışıp aile geçimlerini sağlıyorlar. Yan sanayide çalışan ve otomotiv sektöründen beslenen işçi sayımızla birlikte Bursa’da yaklaşık 150 bin ailenin geçimi metal sektöründen sağlanıyor.

Bursa gibi bir kentte, nüfusunun yarısına tekabül edebilecek bir oranlı işçi kenti olan memleketimizde iş barışı, çalışanların güvenliği ve işsizlik en önemli sorun. Ekonomi böyle dönüyor. İşçi maaş alıp para kazanıyor. Esnaftan alış-veriş yapıyor. Esnaf para kazanıyor. Esnaf mal alıyor. İşletmeler para kazanıyor. Ekonomik döngü ve dengeler böyle sağlanıyor. Zaten bu kurullar iktisadın olmazsa olmazları.

Sonra, bir gün bakıyoruz, fabrika önünde eylem var.

Otomobil üretimi durmuş. Yan sanayide çalışanlarda destek oluyorlar.

İstemek, almak ve amaca ulaşmak için gösteri yapmak, hak aramak tabi ki en doğal hak. Ama, ideolojik görüşlerin egemen kılınması uğruna, hak aramak bahanesiyle yapılan eylemlerin masum gösterilermiş gibi gösterilip, çalışanların iş, aş ve ekmekleriyle uğraşmak en büyük kötülüktür.

Unutmayalım ki, bu ülkenin en büyük ihracat kalemli otomotiv, Bizler hala yerli otomobil yapacak Babayiğit araştırması içinde iken, cıvata ve somunları sıkıp montaj yaparak, kaportasına yerli malı etiketi çaktığımız otomobillerle dönüşür bu ülkenin ekonomi direksiyonu.

Her olay birbirine bağlı. Bazıları paralel, bazıları tam dikey bağlı.

Birisinin ayağı kırık sandalye misali üzerinde oturmamız nasıl mümkün olamazsa, ekonomi de işlerin tıkırında gittiğini söylemek mümkün değildir.

Masumca başlayan bir çevre ve ağaç eyleminin Gezi Olaylarında nasıl bir ideolojik savaşa ve başkaldırıya dönüştüğünü hep beraber gördük.

Kim kazandı? Kim kaybetti diye muhasebesi yapıldığında, ortaya çıkan sonuçta “herkes zarar etti” toplamıyla karşılaştık.

Bursa’da da yaklaşık bir haftadır, otomotiv sektöründe eylem var. Direniş var. İşçiler fabrikalarda bekliyorlar. Bazı istekleri var. Bu kez, anladığım kadarıyla kavgaları işverenle değil, sendikalarla ilgili. Sendikaların güç savaşına işçilerin maşa olarak kullanılmasına gönlümüz razı değil. Çalışan arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin üretim tesislerinde işi bırakmalarına da günlümüz razı olmuyor. Kimseye destek veya köstek olma niyetinde değilim. Bu işlerin, karşılıklı görüşme ile çözümlenmesi mümkün iken, böylesine seçim öncesinde, siyasetçilerin, eylemci işçilere destek oluyormuş bahanesiyle kendi propagandalarını yapmalarına karşıyım.

Siyaset, eylemcilerin veya direnişçilerin yanına gidip hatıra fotoğrafı gibi siyasi resim çektirmek değil, soruna çözüm üretme sanatıdır. Hele, bu işe ideolojik yönlendirme yapmak isteyen siyasetçilerimizin işçi kardeşlerimizi kullanması hiç hoş değil.

Umarım bu olay, her iki tarafında kazançlı çıkabileceği şekilde tatlıya bağlanır.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam