Siyaseten ihanet “itibar” olamaz « Bursa'da Meydan

2 Aralık 2021 - 07:34

Siyaseten ihanet “itibar” olamaz

Siyaseten ihanet “itibar” olamaz
Son Güncelleme :

16 Mayıs 2021 - 12:56

589 views
reklam

Türkiye’nin “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine” geçmesiyle birlikte seçimlerin ne zaman yapılacağı takvime bağlandı.

Yani seçimler 2023’de yapılacak.

Buna  rağmen muhalefetin “erken seçim” çağrılarını yinelemesi bugün için gündemi meşgul etmekten başka bir anlam ifade etmiyor.

İnsanların eve kapandığı,terörle mücadelenin aralıksız devam ettiği şu günlerde ilginç bir o kadar düşündürücü gelişmelere de şahit oluyoruz.

Halkın yüzde 50’sinin oyunu alarak Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın  yaşanan pandemi sürecinde esnafa yönelik “Hakkınızı helal edin” ifadeleri muhalefeti rahatsız etmişe benziyor.

Aslında birilerinin anlamak istemediği esas konu Cumhurbaşkanının esnafa yönelik açıklaması,siyasi bir açıklama değil,insani bir açıklamadır.

Onun düşünce evrenine giremeyenler,açıklamalarının içinden tek bir kelimeyi özenle çekip “okyanustan balık yakaladım” türünden nara atıp, kısır düşünceleriyle konuyu saptırmaya çalışmalarının muhalefete siyaseten bir faydası olmayacaktır.

“Helalleşmek” inancımıza göre insani bir davranıştır…Bunu alıp polemik haline getirip servis etmeye çalışmanın siyasi bir kazanç sağlayacağını söylemenin hiçbir dayanağı yoktur.

Tüm olumsuzluklara rağmen şunu rahatlıkla ifade edebilirim;

Teröre destek veren yada terörün siyasi uzantısı olarak hareket etmeyi “itibar” olarak algılayanlardan zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kurduğu cümlelerin ardını görmesini beklemek abesle iştigal olur.

Bazı siyasi figüranlar bu süreçte bile “Sahtelikler” dünyasına doğru koşar adımlarla ilerliyorlar.

Bakın her şeyin sahtesi ortalığa dökülmüş.

Ülkenin birliğine zeval gelmesin düşüncesiyle belki de bugüne kadar yapılan hainliklere eyvallah denildi.

Ancak milletin önüne saygın siyasetçi olarak çıkarılan zevatın sahteliğine öyle kolay kolay  kimse “eyvallah” demiyor.

Bu ülkede 15 yıl Bakanlık yapan Ali Babacan’ın Ak Parti üyesi olduğu dönemde bile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı Abdullah Gül’ün aday gösterilmesi için muhalefetle iş tutması,ve bunu televizyon kanalında “Bizzat görüşmelerin göbeğindeydim” ifadeleriyle süslemesine kimse eyvallah demedi.

Herkesin “ilkeli siyaseti” savunduğu ve alkışladığı bu süreçte Ali Babacan’ın bu tavrı yakınları tarafından itibar olarak görülse de toplumda “İhanet olarak” değerlendirildi.

Fesat cephesi ifşa oldu.

Aslında siyaseten sorgulanması gereken bir konu.

Sorgulama yaptıkça, bozuk zihniyet yara alıyor, beleş kazanımların önüne set çekiliyor.Siyaseti siyaseten finanse eden sahtelikler deşifre oluyor.

Aynı zihniyeti taşıyanların Ali Babacan’ın davranışlarından rahatsız olmalarını bekleyenler ise yanılıyor.

Zamanında yapılan sahtelikler onları o kadar güçlü kıldı ki, Türkiye düşmanlarının yanında itibar görür hale geldiler.

Her tarafta rahatça at oynatmaya başladılar.

Şimdi;bunu ortaya çıkaran insanları da kendi sahteliklerinde yok etmeye çalışıyorlar.

Tabi en kolay en pratik yolu seçerek,Cumhurbaşkanına diktatör yakıştırmasını yapıyorlar.

Ülkenin kalkınmasında “Temiz siyasetin” ne kadar önemli olduğunu anlamak istemeyen bu zihniyet karşısında susmak,bir anlamda kaypaklığı savunmaktır.

Sükûtu ağırbaşlılıkla emziren insanlar benim ne demek istediğimi gayet iyi anlıyor ve algılıyorlar.

Fazla söze gerek yok.

 

reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam