Siyasetin sokağa yansımaları « Bursa'da Meydan

18 Ekim 2021 - 03:14

Siyasetin sokağa yansımaları

Seçim öncesinde bütün siyasi partiler var güçleriyle çalışmalarını sürdürüyorlar. Genelde, sokakta, caddede gezen ve trafik kurallarına uymaya riayet eden seçim minibüsleriyle karşılaşır olduk.

Aday, minibüsün önüne oturmuş. Arka kesimde partililer. Ge

Siyasetin sokağa yansımaları
Son Güncelleme :

12 Mayıs 2015 - 10:23

17 views
reklam

Seçim öncesinde bütün siyasi partiler var güçleriyle çalışmalarını sürdürüyorlar. Genelde, sokakta, caddede gezen ve trafik kurallarına uymaya riayet eden seçim minibüsleriyle karşılaşır olduk.

Aday, minibüsün önüne oturmuş. Arka kesimde partililer. Gençler ve kadınlar.

Mahalleleri geziyorlar.

Kahvehane önünde durup aşağıya inerek halkla buluşuyorlar.

Hal hatır soruyorlar.

Vatandaşın nabzını kendilerince sayıyorlar.

Bursa geneline baktığımda, muhalefet partilerinin minibüslerinin daha çok sahada olduğunu görebiliyoruz. Özellikle, CHP ve MHP’nin minibüsleri, dur durak bilmeden dolaşıyorlar.

İktidar partili adayların minibüsleri de geziyorlar.

Fakat, iktidar adaylarının minibüslerini daha çok ilçe başkanlıklarının önünde park etmiş vaziyette görüyoruz.

Diğerleri ise pek çok kez özel araçlarla halkla buluşmayı tercih ediyorlar.

Çarşıda pazarda karşılaştığımız vekil adaylarının söyledikleri hep aynı.

Vatandaş geçim derdinde.

Gençler, işsizlik sorununa çözüm bekliyorlar.

Siyasi söylemler ve nutuklar halkı pek ilgilendirmiyor.

Vatandaş, asgari ücretle ilgili rakamsal açıklamaları da pek dikkate almıyor.

Emekli Hüseyin amca da emekli maaşlarına yapılacağı söylenilen zamları da pek dikkate almıyor.

Çünkü, asgari ücrete ne kadar zam gelirse gelsin, emekli maaşına ne kadar zam gelirse gelsin, piyasadaki ürünlere de geçim için zorunlu malzemelere de aynı oranda yada bu zammın iki katı daha fazla zam geleceğini düşündükleri için, zam verilmesi yerine, geçim ve ekonomik verilerin düzeltilmesini istiyorlar.

Gelelim, seçimlerin esnaf açısından değerlendirilmesine.

Esnafın her partiden müşterisi var.

Kimisi sağcı, kimisi solcu.

Kimisi Allaha inanıyor. Kimisi ateist.

Bütün bunların buluştuğu tek nokta ise esnafın işyeri.

Kimisi ekmek almak için geliyor bu dükkana. Kimisi çikolata.

Hepsinin de giriş çıkış yaptığı kapı aynı.

Esnaf, işyerine gelen müşterilerle sohbet ediyor. Hani derler ya, iki lafın belinin kırılması misali.

Kimisinin ideolojik görüşü belli.

Direkt olarak oy vereceği partiyi söylüyor. Kimisi ise deyim yerinde ise ortada. Kararsızlar hanesine isimleri yazılmış.

Benim esnaf arkadaşım Süleyman anlatıyor;

“Bugün işyerime gelen müşterim Ethem amca, falan parti liderinin söylediği şu lafa çok kızmış. Vallah ona vermeyeceğim oyumu diye konuşuyor. Sonra, iktidarı destekleyen Arif abim de geldi.. Bu defa oy vermeyeceğim. Diyor. Benim şahsi görüşüm şu. Bu kez AK Parti Bursa’da oy kaybına uğrayacak. Ama az olur ama fazla olur. MHP’de kıpırdanma var. CHP ise mevcudu koruyabilir. Halkımız, sıkıcı politikalar, sen-ben kavgası yerine, ayakları yere basan doğru ve gerçekleşmesi muhtemel vaatleri bekliyor. Benden söylemesi.”

Süleyman’a teşekkür ederim.

Çünkü, kendisi halkın içinde. Senelerdir aynı mahallede çalıştırdığı bakkal dükkanına gelenleri çok iyi tanıyor. Veresiye alan aileleri biliyor. Kimin kime oy verdiğini sayabilecek durumda. Bu kez ise, seçimde bir belirsizliğin olduğuna kanaat getirmiş.

Bu durum, sadece esnafta değil, işveren kesiminde, çiftçi ve köylü kesimde, yani kırsal kesimde de mevcut.

Ekonomik darboğaz içinde olan vatandaşlarımız, mevcut iktidara destek vermek ile, bol keseden vaatlerde bulunan muhalefete destek verme adına karambolde kalmış.

Kimisi ise, bilerek ve isteyerek iktidara oy vermeyeceğini söylüyor.

“Bu kez ikaz etme hakkımı kullanacağım” diye konuşuyor.

Hani derler ya tarih tekerrürden ibarettir diye.

Ben bu söylemleri 1991 seçimleri öncesinde de çok duymuştum.

Hatta, bir esnaf arkadaşımın haberini yaparken, kadınların balkona çıkıp tencere tava çalmasıyla ilgili haberde “iktidarı uyaracağız” başlığını kullandığım için o dönemin yerel siyasetçilerinden bazıları bana küsmüştü.

Bizim mesleğimizin de getirisi bu. Bazıları sever, bazıları küser, bazıları ise hakkımızda olmadık sözler konuşur.

Ama, gerçeği bilen bilir….

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam