Tat Almayan Tat Veremez « Bursa'da Meydan

17 Eylül 2021 - 21:59

Tat Almayan Tat Veremez

Rahat, huzurlu ve mutlu yaşamak istiyorsak kendimizi sevmek zorundayız. Kendimizi sevmenin bencillik olabileceğini düşünenler olabilir.

Ancak bizim kendimizi sevmekten kastımız kendimizle barışık olmamız, kendimizi affetmemiz, kendimizi gereksiz yere s

Tat Almayan Tat Veremez
Son Güncelleme :

06 Ocak 2015 - 9:39

12 views
reklam

Rahat, huzurlu ve mutlu yaşamak istiyorsak kendimizi sevmek zorundayız. Kendimizi sevmenin bencillik olabileceğini düşünenler olabilir.

Ancak bizim kendimizi sevmekten kastımız kendimizle barışık olmamız, kendimizi affetmemiz, kendimizi gereksiz yere sıkmamamız, kendimizi bile bile üzmememiz.

Kısacası, önce kendimize önem verip kendi zenginliğimizi yaşamamız. Yoksa kendimizde zenginlik olmadan başkalarına ne kadar bir şeyler vermek istesek de olmayan bir şeyi vermemiz mümkün değil.

Öncelikle çok basit örneklerle anlatmaya çalışalım. Bunlar çok basit şeyler gibi gözükse de aslında önemli şeyler.

Çünkü mühim şeyler basit şeylerin içinde gizlidir. Örneğin ayağımıza bir ayakkabı aldık, sıktı. O anda bütün dünya bizim olsa ne önemi var, biz rahat rahat gezemedikten sonra!

Tırnaklarımızı keseriz, derin kesersek acır veya diş doktoruna gitmemiz lazımdır ama ihmal ederiz. Bunların verdiği sıkıntılarla günlerce yaşarız. Kendimize önem verip de, bu konuları halledip rahatlamak pek azımızın aklına gelir. Belki bu örneklerin aynıları sizde olmayabilir ama kendimizi gözlemlersek buna benzer olayları yaşadığımızı mutlaka göreceğiz. Mesele kendimize önem verme meselesi…

İşimiz gücümüz bittiğinde, boş kaldığımızda sevmediklerimiz aklımıza gelir. Onları yaşarız, canımız sıkılırız, kendimizi üzeriz. Sorumluluklarımızı ihmal ederiz, içimiz sıkılır. İnsanları üzeriz, gönül kırarız, ondan sonra da neşe bulmaya çalışırız. Kaldıramayacağımızdan fazla yük alır, altında kalırız. Yalancı olup, sözümüzü yerine getiremeyiz.

Rahat bir yemek yiyemez, çoluğumuz çocuğumuzla ilgilenemeyiz. Derdimiz ne? Yoksa biz kendimize eziyet vermek için mi yaşıyoruz?

Tabii ki değil. Biz rahatsızlığı rahat yapmışız. Üzerine hiç bakmamışız, baksak mutlaka çözeriz. Kendimizle ne kadar ilgili olursak kendimizi o kadar çözeriz. Neden hep başkalarını konuşuyoruz, bizi kim konuşacak?

Uzun lafın kısası, bu gövdede yaşarken yapacaklarımızı güzel yapmalı, kendimize önem verip, kendimizi çözmeliyiz. Bizi bizden iyi kimse düşünemez…

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam