Yağmur altındaki milli sevinç « Bursa'da Meydan

19 Eylül 2021 - 13:56

Yağmur altındaki milli sevinç

Bahar geldi.
Ağaçlar çiçek açtı.
Etrafımız yeşillendi.
Güneş ara sıra yüzünü gösterip gidiyor. Havalar bir türlü ısınmadı. Eskiden bu tarihlerde pek çok yerde denize girilip sefa sürülürken, bizler bugün ısınmak için sobaları ve kaloriferleri yakmak zo

Yağmur altındaki milli sevinç
Son Güncelleme :

23 Nisan 2015 - 9:41

11 views
reklam

Bahar geldi.
Ağaçlar çiçek açtı.
Etrafımız yeşillendi.
Güneş ara sıra yüzünü gösterip gidiyor. Havalar bir türlü ısınmadı. Eskiden bu tarihlerde pek çok yerde denize girilip sefa sürülürken, bizler bugün ısınmak için sobaları ve kaloriferleri yakmak zorunda kalıyoruz.
Uludağ’da kar yağışı devam ediyor.
Sezon Mart ayı ortasında sona erdi. Ama, hafta sonu misafirler geliyor. Kayak yapılması için pistlerde gerekli kar mevcut.
Tabi, dünya kuraklıkla mücadele edebilme adına çareler ararken, bizler yağan karın ve yağmurun bereketi ile sıcak yaz aylarında su sıkıntısı çekmeyeceğimiz için seviniyoruz. Kuraklıkla ve su sıkıntısı içinde yaşamayacağımız için seviniyoruz.
Bugün birde milli bayramımız var. 23 Nisan.
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.
23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir.

Atatürk, 23 Nisan 1924’te ’23 Nisan’ gününün milli bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. 1979’da, yine ilk olarak altı ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşıdığımız bu millî bayramımıza, ortalama olarak her yıl kırkın üzerinde ülkeden gelen ve Türk çocuklarının misafiri olan yabancı ülke çocukları da katılmaktadır. Dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke Türkiye’dir.
23 nisan bayramları eskiden sadece çocukları sevindirmekle kalmaz, Türkiye halkının hep beraber mutlu olduğu milli günümüzdü. Gurur günümüzdü.
Ben çocukluğumdan çok iyi hatırlıyorum. O tarihlerde bütün okullarda ayrı ayrı törenler yapılmazdı. Tören merkezi ilk önceleri Pınarbaşı idi. Sonraları Atatürk Caddesi oldu.
Bursa’nın nüfusu çok azdı. Aileler birbirlerini çok iyi tanırlardı. Okullar azdı. Bütün öğrenciler, 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim ve 30 Ağustos törenlerine toplu halde katılırdı. Ailelerde çocuklarını izlemek için Atatürk Caddesini, Heykel önünü doldururdu.
Bugün, Bursa’nın nüfusu arttı. Okul sayısı arttı. Öğrenci sayısı arttı.
”Öğrencilerimiz soğuk günlerde üşümesinler” diye, bayramlar toplu yapılmak yerine sembolik kutlamalarla geçiştirilir oldu.
Yine de 23 Nisan bayramları için büyüklerin koltuklarına oturan çocukların verdikleri pek çok mesaj ilgimi çekiyor. Örneğin, Vali’nin koltuğuna oturan ve vali gibi talimatlar vermeye başlayan çocukların istekleri. Belediye Başkanlarının koltuklarına oturan çocukların, çevre konusundaki hassasiyetleri. Bakanların koltuklarına oturan çocukların, senelerdir çözüm bekleyen ve el atılmayan sorunları nasıl dile getirdiklerini görüp dinleyince, geleceğimizin teminatlarının gerçekten sağlam temeller üzerinde oturduklarını düşünüyorum.
23 Nisan günü çocukların sözleri dinleniyor.
24 Nisan tarihi geldiğinde ise bu sözler gazete ve yazılı basında haber olarak yer alıyor.
Tarihler 25 nisanı gösterdiğinde, konuşulanlar, söylenilenler unutuluyor.
Türkiye, önünde pek çok hedefleri olan bir ülke. İktidar AK Parti son 4 yıldır 2023 hedeflerini belirledi. Bu hedeflerle ilgili konuşulan çok söz var. Yapılanlar ise halkın beklentilerine çare olacak düzeyde değil. Sabırla bekliyoruz.
Avrupa Birliği’nden bizim beklentilerimiz var. Avrupa Birliği’nin de Türkiye’den ve siyasi iktidardan beklentileri var.
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, bakanlığıyla ilgili hem incelemeler yapmak hem de Avrupa Birliği çalışmaları ve projeleri ile Avrupa Birliği tarafından verilen hibelerle ilgili nelerin yapıldığının anlatılması amaçlı Bursa’ya geldi. Bursa’nın dünya tarihinde önemli bir kent olduğunu ifade etti.
Osmanlı Devleti’nin 6 padişahının bu kentte yetiştiğini hatırlatan Volkan Bozkır, “Bulunduğumuz bina bile pek çok devletin tarihinden eski. Osmanlı İmparatorluğu, iftihar duyduğumuz bir dönemdir. Belki de Türkiye Cumhuriyeti, son yıllarda bir anlamda tarihiyle barışmaktadır. Gerçekten Türk insanı, kimliğini, Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihiyle birleştirdiğinde çok daha rahat bulacaktır” ifadesini kullandı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin, “Pek çok AB projesi üretiyoruz ancak geri dönüyor” sözü üzerine Bozkır, “Biz de verdireceğiz. Burada kahve içeceğiz, öğlen dönerimizi yiyeceğiz, sonra da projeler nasıl hazırlanır size anlatacağız” diye konuştu.

Bozkır’a, Altepe tarafından, özel üretilen “Zülfikar” benzeri kılıç hediye edildi. Bozkır da “Bu palayı elimize alırsak, AB’ye daha rahat gireceğimiz kanaatindeyim” diyerek esprili açıklamalar yaptı.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam