Yeşil Şehrin markalaşma ufku « Bursa'da Meydan

18 Ekim 2021 - 04:16

Yeşil Şehrin markalaşma ufku

Bursa’nın tanıtımı ile ilgili olarak her kafadan bir ses çıkıyor desek yeridir. Herkes kendi reklamı için bir şeyler yapıyormuş gibi gözüküp, aslında hiçbir şey yapmadan gündemi boşu boşuna meşgul ediyor.

Bursa, ekonomik kimliği ile ülkemizin göz bebe

Yeşil Şehrin markalaşma ufku
Son Güncelleme :

16 Aralık 2014 - 10:52

15 views
reklam

Bursa’nın tanıtımı ile ilgili olarak her kafadan bir ses çıkıyor desek yeridir. Herkes kendi reklamı için bir şeyler yapıyormuş gibi gözüküp, aslında hiçbir şey yapmadan gündemi boşu boşuna meşgul ediyor.

Bursa, ekonomik kimliği ile ülkemizin göz bebeği olduğu kadar, yeşil alanları, tarımı, turizmi, denizi ve sahilleriyle de bu ülkenin milli mirası içindeki yerini almak zorunda.

Bir bakıyorsunuz, bürokratlar kendi aralarında bir takım pazarlıklar yapıp, kentin geleceğine yönelik planlarla ortaya çıkıveriyorlar.

Peki, bu çalışmalarından yerel yönetimlerin haberi var mıdır?

Yok.

Peki bu çalışmalardan Bursa’da karar verici durumunda bulunan belediye başkanlarının haberleri var mıdır?

Yok.

Onlarda, bürokratların hazırladıkları dosyaları, kamuoyuna açıklandığı zaman öğreniyorlar.

Bazen de yapılacak olan veya yapılması gerekenleri, gazete sayfalarında, medya ekranlarında görüyorlar.

Peki, yapılması gereken nedir?

Ortak akıl ve ortak kararlarla hareket etmek.

Bir bürokrat gelip, masa başına oturup, işbaşı yaptığı zaman, önce çevresini tanımakla işe başlıyor.

Birkaç ay geçtikten sonra, yani, kimin kim olduğunu öğrendikten sonra başlıyor kendince projeler üretmeye.

Sonra, Bursa’nın değerleri, öncelikleri, yılların yatırımları, kişilerin verdikleri sözler, yerel siyasetin öncelikleri, hepsi bir anda kenara itiliyor.

Sanki, yeni bir milat başlamış gibi yeniden ve sıfırdan planlar projeler üretiliyor.

Bakın, bu yapılanları kamuoyu hiç beğenmiyor.

Birileri çıkıp, organize sanayi bölgelerinin yüzde 50’si boşken Batı Sanayi Bölgesinden söz edip, bu kentin geleceğine ipotek koymaya kalkışıyor.

Kimin için?

Tabi ki, bir takım zümrelerin ali çıkarları için.

Peki bu kararların Bursa’ya ne faydası olacak?

Bence hiç. Çünkü, Bursa yıllar önce yörüngesini belirleyip, bu kentin sanayi yatırımlarına artık doyduğunu, yeni sanayi bölgeleri açılmayacağını, mevcut sanayi bölgelerindeki atıl kapasitelere izin verileceği yıllar önce yapılan il koordinasyon kurulu toplantılarında karara bağlandı.

Siyasiler bu yönde yol haritası hazırladı. Yerel yönetim geleceğe yönelik imar planlarını bu şekilde şekillendirdi.

Sonra, şimdi detayları tam olarak açıklanmayan bir Batı Organize Sanayi Bölgesi söylentileri ve çalışmaları ortaya çıktı.

Sanayi Bölgeleri atıl dururken Bursa’daki bütün sanayi bölgelerinin iki üç katı büyüklüğündeki bu yeni alan neden heba edilmek isteniyor?

Yada başka bir soru; bu alanda kimler ne yatırım yapacak ki, Bursa ne kazanacak?

Bu sorulara net cevap verilmedikçe, Batı Sanayi Bölgesi ile ilgili kafalardaki sorular cevap bulamayacak.

Yine Bursa’da tarım alanları tahribatı, doğa tahribatı, yeşil alanların yok edilmesiyle karşı karşıya kalacağız vesselam.

Bursa tarihi, kültürel, turizm yönüyle tanıtılıp 2023 vizyonuna bu değerleriyle beraber yol almaya çabalarken, bu yola kimlerin ne şekilde takoz koymaya kalkıştığını da ayrıca sorgulamak gerekir.

Siyasetin korkuları

Dünya genelinde siyaset yapanlar, politika üretenler, karar verici noktalarda görev yapanların amaçları hep iktidarda kalmaktır.

Kurul budur.

Yöntem ise, seçmenlerin memnun edilmesi, seçimlerde her ne şekilde olursa olsun, seçmen oylarının ikna yöntemiyle kendi siyasi görüşleri adına toplanmasıdır.

Ülkemizde, 2002 yılından bu yana yapılan 9 ayrı seçimde oyları azalmayan ve tek başına iktidar olan bir hükümet var. Siyasi oluşum var.

Bunun adı Adalet ve Kalkınma Partisi.

Kısa adı AK Parti olan bu siyasi oluşumda genel başkan ve lider değişimi oldu. Başbakan değişimi oldu. Mevcut kadrolarda yapılan mini revizyonla hükümet görevine devam etti. Ediyor. Bu süre 7 haziran 2015’te bitiyor.

Tabi, seçim öncesinde siyasi dedikodular çok olur. Söylentiler ortalığı karıştıran iddialar, yakıştırmalar, siyasetin cilvesiyle birleştiğinde insanların anlık ikbal için nelere katlandığını görmek mümkün.

Dünkü yazımda, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un Bursa’ya yeni abi olabileceğine dair söylentileri veya kanaatleri içeren bilgilere yer verdim. Daha önceleri ithal aday olarak eleştiri yaptığımı söyleyen okurlarım, Numan Kurtulmuş’un abi olunca ithal aday olup olmayacağını sordular. Bana göre, Bursa’da siyaset yapmayan her aday ithaldir. Bunu AK Parti de yapsa, CHP veya MHP’ de yapsa, Bursalı siyasetçilerin dışında listelere konulan isimler ithal adaylardır.

Korkuyla siyaset yapılmaz. AK Parti içinde benim isimlerini yazmadığım pek çok aday olacağı söylenilen kişiler var.

Mesela Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan. Akdoğan liste başı olursa ikinci sırada olacağı söylenilen yakın arkadaşı Dr. Mustafa Esgin’in ismi var. Baro eski başkanı ve il başkanı Cemalettin Torun’un iş ortağı Zekeriya Birkan’ın üçüncü sıraya ipotek koyduğunu iddia edenler var.

Bütün bu isimler şimdilik birer düşünce olabilir. Asıl olan Yüksek Seçim Kurulu’na verilecek olan listelerdir.

O zaman nelerin olacağını, kimlerin olacağını, kimlerin kimlere dayanarak listelere isimlerini yazdırdığını rahatlıkla konuşup yorumlayabiliriz.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam

BENZER HABERLER

reklam