‘Atatürk bizden biridir’ « Bursa'da Meydan

17 Eylül 2021 - 23:15

Bursadameydan Gazetesi Yazarı

Necmettin ÖZDEMİR

‘Atatürk bizden biridir’

Bugün 10 Kasım…

Genelde her 10 Kasım’da Atatürk’ün hayatı, yaptıkları, eserleri dillendirilir…

Ben de yaşanmış anılarını paylaşmak istedim…

Atatürk’ün sözleri, Atatürk’ün anıları…

Diğer bir deyişle Atatürk’ün gözüyle Türkiye ve Cumhuriyet…

‘Atatürk bizden biridir’
Son Güncelleme :

10 Kasım 2015 - 10:44

14 views
reklam

Bugün 10 Kasım…

Genelde her 10 Kasım’da Atatürk’ün hayatı, yaptıkları, eserleri dillendirilir…

Ben de yaşanmış anılarını paylaşmak istedim…

Atatürk’ün sözleri, Atatürk’ün anıları…

Diğer bir deyişle Atatürk’ün gözüyle Türkiye ve Cumhuriyet…

Aslında Atatürk’ün anıları, her dönemde bakış açısını da bizlere yansıtıyor… İnsan odaklı, çevreye duyarlı, halkına saygılı…

Lakapları, abuk sabuk unvanları kaldıran Atatürk ile ilgili Cumhuriyetin on ikinci yıl dönümü için bir sıra dövizler hazırlanmış.

Neler mi yok?

”Atatürk bizim en büyüğümüzdür.”,

” Atatürk bu milletin en yücesidir.”

”Türk Milleti asırlardır bağrından bir Mustafa Kemal çıkardı.”

Aslında her dönem olduğu gibi, lideri kutsayan dövizler…

Onun egosunu şımartan, insan üstü varlığa dönüştüren dövizler…

‘Atatürk listeyi dikkatle gözden geçirir. Bunlar ve bunlara benzeyenleri çizerek, hepsinin yerine kendini en iyi ifade eden şu satırları yazar:

”Atatürk bizden biridir.”

Bu satırları ve bakış açısını hiç kaybetmemek gerekir…

***

Atatürk, halkın duygularına, hayallerine, inançlarına son derece saygılı bir liderdi…

Salih Bozok anlatıyor:

Bir gün Çankaya civarında bir köylü evine gitmiştik. Girdiğimiz kulübede, ihtiyar bir köylü ile karısı oturuyordu. Bize ikram ettikleri kahveleri içerken Atatürk, köylü ile konuşmamı söyledi. Ben bu emre itaat için aksakallı köylüye ilk aklıma gelen suali sordum:

”Gazi’yi tanır mısın baba ?” İhtiyar beni, saçma sapan bir sual sormuşum gibi alaycı bir şekilde süzdü:

”Gazi’yi tanımayan mı var ?” dedi ve ilave etti: ”Ben görmedim ama her hafta Hacı Bayram Veli Camii’nde Cuma Namazı kılarmış. Ta göbeğine kadar sakalları varmış. Melek gibi nurlu yüzü, Peygamber gibi mübarek bir ihtiyarmış!”

Gülmemi güç tutarak, Atatürk’ün sakalsız ve genç yüzüne baktım. O, kaşlarını kaldırarak kendini tanıtmamamı emretti. Dışarı çıktığımız zaman da güldü ve:

”Varsın, o da öyle bilsin. Hakikati öğrenmek belki biçarenin hayalini yıkar, onun hayalindeki şirin sakallıyı öldürüp sevgisini kaybetmekte ne mana var? ”

***

Kılıç Ali anlatıyor:

İlk mecliste bir gün laiklik konusu oluyordu. Gazi Mustafa Kemal Paşa o gün meclise başkanlık ediyordu. Meclisin tanınmış din alimlerinden bir vatandaş kürsüye geldi.

Alaycı bir tavırla: ”Arkadaşlar bir laikliktir gidiyor. Affedersiniz ben bu laikliğin manasını anlamıyorum, nedir bu laiklik ? ” diye söze başlarken riyaset makamında bulunan Mustafa Kemal Paşa dayanamamış, oturduğu yerden elini kürsüye vurarak:

”Adam olmaktır Hocam, adam olmak! ” diyerek Hoca efendinin sualini cevaplandırmıştır.

***

Bahçe mimarı Mevlüt Baysal anlatıyor:

Atatürk’ün Çankaya Köşkü’ndeki bahçesini yapıyordum. Bir gün Atatürk, yaveri ve ben bahçede dolaşıyorduk. Çok ihtiyar ve geniş bir ağacın Atatürk’ün geçeceği yolu kapadığını gördük. Ağacın bir yanı dik bir sırt,diğer yanı suyu çekilmiş bir havuzdu. Ata, havuz etrafındaki kısma yaslanarak karşı tarafa geçti. Derhal atıldım:

”Emrederseniz derhal keselim Paşam.”

Bir an yüzüme baktı, sonra: ”Sen hayatında böyle bir ağaç yetiştirdin mi ki keseceksin !”

***

Ve son…

Kıssadan hisse…

Muzaffer Kılıç anlatıyor:

Erzurum’dan kongre için Sivas’a geldiğimizde, Mustafa Kemal’in karargahı olarak, Sivas Lisesi’ni hazırlamışlardı. Paşa, kendisine hazırlanan odaları dolaşırken, yatak odasında, karyolanın arkasında bulunan sarı satırlı atlas yastık gözüne ilişti. Yastığın üzerinde, koyu renk bir ibrişimle işlenmiş şu beyit vardı:

Cihanın cahına mağrur olup incitme insanı. ( Dünyanın şaşasıyla gururlanıp incitme insanları)

Süleman-ı zaman olsan bırakırsın bu eyvanı (Zamanın Süleymanı da olsan bırakırsın bu dünyayı)

Atatürk, yazıyı okuduktan sonra durdu. Mazhar Müfit Bey’i çağırttı. Beyti ona okuttu.

Mazhar Müfit:”Paşa’m, bu sizin için yazılmış değil.” deyince,

Atatürk: ”Bu uyarı hepimiz için ve her şey için bir prensip olmalıdır” cevabını verdi.

Bu uyarı hepimiz için…

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam