Barış deyince « Bursa'da Meydan

13 Mayıs 2021 - 16:21
Necmettin ÖZDEMİR

Bursadameydan Gazetesi Yazarı

Necmettin ÖZDEMİR

Barış deyince

Barış deyince
Son Güncelleme :

24 Ocak 2018 - 21:41

reklam

Sahi ‘barış’ deyince ne geliyor aklımıza?

Benim aklıma gelen Barış Manço…

Kaldı mı ki yeryüzünde ‘barış’ içinde yaşanan yerler?

Hep gerilim, hep kavga, hep savaş…

Bugünlerde de Afrin harekatı nedeniyle inanılmaz ‘savaş’ çığırtkanlığı yapılıyor.

Türkiye’nin sınır güvenliği için harekat yapması başka, savaş çığırtkanlığı yapmak bambaşka bir şey.

Tabi ajanslardan düşen haberler de tuhaf, savaştan kaçarak ülkemize sığınan bazı Suriyeliler, askerlik şubelerine gidiyorlar, ‘savaşa hazırız’ diyerek.

Madem savaşacaktınız, neden geldiniz?

Artık herkes anlamalı, Türkiye sınır güvenliği için bir harekat yapıyor, bence buna savaş demek yanlış.

Ve bu harekat amatörlerle değil, düzenli, eğitimli askerlerle gerçekleşiyor.

O nedenle kimsenin savaş çığırtkanlığı ve şov amaçlı ‘ben de savaşmak istiyorum’ gibi hareketlerde bulunması komik ötesi.

En küçük askeri harekat bile çocuk oyuncağı değil.

Ciddi ön çalışması yapılan, planlanan bir harekattır.

***

Yine sosyal medyada komiklikler yaşadık.

Türkiye savaşıyormuş,Başkomutan Bursa’da kadın kongresindeymiş.

Yapmayın ya…

Bu ülkenin Başbakanı var…

O zaten diğer parti liderlerini bilgilendiriyor.

Bu ülkenin kuvvet komutanları var…

Onlar zaten işlerini yapıyorlar…

Bir de adına savaş da deseniz, bu Türkiye’nin gerçekleştirdi ciddi sınır ötesi harekat, operasyondur.

Unutulmasın bir de savaş; teröristlerle yapılmaz, devletler arasında olur.

Terörü yok etme adına yapılanın adı ya harekat olur, ya da ‘temizlik operasyonu’.

Bir de unutulmasın, ‘kadınlar’, hele hele siyasetin içindeki kadınlar, Afrin’deki harekattan daha önemsiz değil…

Nedense kadınların önemsenmesi, muhtarların önemsenmesi neden rahatsız eder, anlamak mümkün değil.

Eleştiri yapılacak noktalar değil bunlar.

***

Siyasette yersizliğin, kaosun en önemli nedeni aslında, iktidar karşısında güçlü bir muhalefetin olmaması.

Güçlü muhalefet olsa, halka umut verir…

Güçlü muhalefet olsa, iktidarı halk yararına eleştirir, doğrulara doğru yöneltir.

MHP’yi muhalefet olarak saymazsak, muhalefet havanda su dövüyor.

Sözgelimi CHP, Bursa’da önseçimle Bursa milletvekillerinde önemli bir değişim yaşadı…

Aynı değişim genele yansımadı.

Daha da önemlisi halka hitap etmesini bilen, lider çıkaramadı.

Kılıçdaroğlu, ağzınla kuş tutsa; hala iyi bir bürokrat diliyle konuşuyor…

Hoş, yukarıda değişim şart…

Çok yazdım ama bir kez daha yazayım;

Türkiye’nin yeni, diri, genç kadrolara ve liderlere ihtiyacı var.

Sözgelimi siz, babanız ya da annenizin 60’lı yaşlar sonrası ağır, stresli işlerde çalışmasını ister misiniz?

Artık dede ya da ninedir onlar.

Torunları ile oynasınlar dersiniz.

Ama maalesef ülke siyasetinde başroldeki oyuncuların tamamı 62-70 yaş arasında.

En genci 61 yaşındaki Meral Akşener…

Daha ne diyeyim?

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam