Bir dakikanız var mı? « Bursa'da Meydan

25 Temmuz 2021 - 15:48

Bursadameydan Gazetesi Yazarı

Necmettin ÖZDEMİR

Bir dakikanız var mı?

Zaman…

Zamanı yakalamak diye yazmıştım yakın zamanda…

Zamanın değerini çokça anlamış da değiliz…

Ötelemeleri severiz biz…

Sözgelimi; çocuğunuz, ya da bir tanıdığınız, bir şey anlatmaya kalktığında…

Meşgulüzdür…

Bir dakika diyerek, öteler

Bir dakikanız var mı?
Son Güncelleme :

30 Nisan 2014 - 11:08

23 views
reklam

Zaman…

Zamanı yakalamak diye yazmıştım yakın zamanda…

Zamanın değerini çokça anlamış da değiliz…

Ötelemeleri severiz biz…

Sözgelimi; çocuğunuz, ya da bir tanıdığınız, bir şey anlatmaya kalktığında…

Meşgulüzdür…

Bir dakika diyerek, öteleriz…

Bazen dakikalar bitmez…

Zamanı ötelememek şart…

Yakalamak elzem…

Hayat bize sunulan sonsuzluk değil ama iyi yaşamak ve güzelliklerle süslemek bizim elimizde…

Barışık olmak hayatla…

Çokça bilirim, dünyayı değiştirmeye soyunan dostlarımın, anne-babalarıyla barışık olmadığını ya da onları değiştirmek değil kabullenmeyi seçtiğini…

İddialar yüksekse, büyükse…

Zamanı daha güzel tutmak şart…

***

Bir dostum…

Hayatının tüm zamanını işle kaplayan bir dostum…

Telefonu çalıyor…

Ve mükemmel bir haber…

Babasının tahlilleri temiz…

Kanser korkusu sona ermiş…

Ve…

Dakikalar ve saat işlemeye başlıyor…

Bu görüşmeden 10 dakika sonra, ikinci bir telefon…

Amcasını kaybetti…

10 dakikada gelen iki telefon…

Hayat böyle bir şey, sevinçlerini de, hüzünlerini de bize sunuyor…

Bir dakika…

Kanadım değdi sevdaya

Çok sevdiğim bir sanatçı göç etti yakın zamanda…

Hasan Hüseyin Demirel…

Gidişi biraz acı oldu…

Her ölüm gibi erkendi…

O bir ‘can’dı..

Hala içimizde bıraktıklarıyla…

Geriye baktığımda, güzellikler bıraktığını görebilmek bile, insanın içini ısıtıyor…

Edip Akbayram, Ahmet Kaya, Emre Saltık, Hilal Özdemir, Emel Müftüoğlu gibi birçok sanatçı eserlerini seslendirdi…

Bir çoğunu da kitlelerle buluşturan isim oldu…

İleriye bakmalı…

Bence artık onun eserleri, emek verdiği sanatçılar tarafından seslendirilmeli…

Ve…

Güzellikler, kitlelerle buluşturulmalı yeniden…

Bu işi kim mi yapar?

Sanatçı kardeşi…

Yönetiminde yer aldığı MESAM…

Ya da yol arkadaşı Doğu Perinçek…

Ve onun, harika sözleriyle bestesini düşleyerek noktalayayım yazımı…

toprağında buğday oldum
ateşinde ekmek oldum
yeşil zeytin tanesiydim
sofranızda kara oldum

kanadım değdi sevdaya
uçurdu beni dağlara
döner başım,aklım şaşar
hızır yardımcım ola

1 Mayıs’a doğru

Birçok can kaybettik…

Birçok beden, hala acılarını taşıyor 1 Mayısların…

Yasaktı…

Kalktı…

Yine yasaklandı…

Taksim…

O alanın özelliği, alan olmasından değil, 1977 baharında ‘derin’ ellerin, insanları katletmesinden dolayı…

Yine…

Dön dolaş aynı noktaya gelmeyelim…

Barış içinde birlikte, alanlardan korkmayalım…

Bursa, Kent Meydanı’nda…

Heykel çağrıları da var…

Gezi döneminde, bence mükemmel bir süreç yaşayan kentimizin, 1 Mayıs’ı da aynı güzellikte yaşayacağından eminim…

Az biraz siyaset…

Türkçe Olimpiyatları’nda gözyaşlarıyla Fethullah Gülen’i Türkiye’de davet eden Başbakan, bu kez iadesi için düğmeye bastı…

Hayatın garip yanı bu…

Kimin ne zaman dost, düşman olacağı belli olmuyor…

Onun için deyimlerimiz var, “Koynumda yılan beslemişim” diye…

Çok merak ediyorum Kılıçdaroğlu nasıl bir açıklama yapacak?

1 Mayıs konusunda Başbakan’a destek veren Bahçeli ne yapacak?

Trajikomik durumumuz…

Kim nerde, nasıl duracak, kim kimi ne zaman destekleyecek, kim kime ne zaman çelme takmaya çalışacak…

Siyaset…

Prestij, ün, unvan gibi manevi duyguların tatmin alanı…

Politika…

Çok yüzlülük, çok yönlülük…

Bizde?

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam