Hadi oradan Başkan! « Bursa'da Meydan

25 Ekim 2021 - 09:43

Bursadameydan Gazetesi Yazarı

Necmettin ÖZDEMİR

Hadi oradan Başkan!

Hadi oradan Başkan!
Son Güncelleme :

31 Ocak 2017 - 9:44

11 views
reklam

Trump başkan…
Müslümanlar giremez dedi ülkeme…
Yargı da hadi oradan, bu ‘adaletsiz’ iş dedi…
Yasama, yürütme ve yargı Trump’un elinde olsaydı, başkan değil diktatör olurdu…
Diktatörce adım atmaya kalktı, Hitlervari bir tutum takındı; duyarlı Amerikalılar ayağı kalktı, ‘Hepimiz Müslümanız’ dedi…
Türkiye’de bugünlerde ‘başkanlık’ sistemine soyunuyor…
Şayet yargı, yürütme ve yasama birbirinden ayrı bağımsız çalışacaksa, bu sisteme evet denilebilir…
Çünkü ABD örneğinde görüldü ki, 3 erk bağımsızsa, bir adamın, bir başkanın diktatörlüğüne izin yok…
Başkan olmak başka şey, tek adamlığa soyunmak başka şey, biz He Man mi istiyoruz, gerçekten başkan mı istiyoruz?
★★★
Maalesef evet ve hayır arası bir nokta yok…
Aslında ‘Tercih’ mührü vurulacak oy pusulasına…
Evet, Hayır dışında, ikisine de hayır diye bir seçenek olsa, ne güzel olurdu…
Her iki sonucun da, her iki seçeneğin de bizi, yeni bir açmaza sürükleyeceğine inanıyorum.
Kuşkusuz referandum çalışmalarında, evet ile ilgili daha güçlü propaganda yapılacak…
Medya… Büyük oranda evet üzerine alanda yerini alacak…
Hayır demek ve evet propagandası yapanları eleştirmek, yermek ise yürek işi olacak…
Cumhurbaşkanımız meydanlarda yer alacak…
En azından bu dönemde, Cumhurbaşkanının propaganda faaliyetlerini eleştirme, yerme, Cumhurbaşkanına hakaret bağlamında değerlendirilmemeli…
Yüce Meclis bu konuda da bir KHK çıkarmalı…
★★★
Kendimizi kandırmayı, aldatmayı becerebilen ender bir milletiz…
Evet  yönünde oy çıkarsa, sanki Türkiye o gün güllük gülistanlık olacak diye inananlarımız var…
Evetler kazanırsa, Cumhuriyet bitecek, demokrasi sonlanacak inancında olanlar var…
Hayırlar kazanırsa, demokrasi gelecek, Cumhuriyet korunacak inancı var…
Oysa, mevcut tabloya bakılsa, ne durumda olduğumuz görülebilse…
Neredeyse ‘beterin  beteri var, haline şükret dostum’ dozundayız…
★★★
Ne derseniz deyin, bu referandum, sonucu ne olursa olsun Türkiye’yi daha ileriye taşımayacak…
Ayrılıkları derinleştirecek…
Kamplaşmaları çoğaltacak…
ABD’lilerin ‘Hepimiz Müslümanız’ tavrı gibi biz de ‘Hepimiz insanız’ diyebilsek te, bu kör dövüşten kurtulabilsek…
★★★
Bir de yeni moda…
Evet diyenleri aşağılamak, hayır diyenleri yerden yere vurmak…
Hakimleri kararlarından dolayı yermek…
Akıl alacak gibi değil…
Şu an ülkemizde en ağır baskı altında kalan mesleklere baktığımızda, ilk sırayı hakimler ve savcılar alır…
Bizim meslek kaçıncı sırada bilemiyorum…
Ama hakimi de, savcısı da, gazetecisi de ‘suyuna, huyuna’ gitmek zorunda…
Bu psikolojik baskıdan kurtulabilmenin tek yolu da, gerçekten yargının bağımsızlaşması…
Gerçekten yasamanın, yürütmenin bağımsızlaşması…
Maalesef bizim gibi düşünmeyeni, doğru bile olsa yargısız infaz edebiliyoruz…
Tabi ki yargının, yürütmenin, yasamanın bağımsız olması için de, öncelikle siyasi partilerin bağımsız olması şart…
Siyasi partiler kanunun değişmesi ve demokratik yapıya kavuşturulması şart…
Halkın seçmediği, tepeden belirlenen vekillerin, halk için kararlar alması mümkün mü?
Şu an ülkemizde en sorumsuz görev yapılan alan milletvekilliği…
Bugüne kadar yapılan oylamalarda olduğu gibi son anayasa oylamalarında da gördük…
Kaç CHP’li millet için evet dedi?
Kaç Ak Partili çıkıp, millet için hayır kardeşim diyebildi?
Birkaç MHP’li milletvekilini saymazsak…

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam