Hırsızın suçu yok mu? « Bursa'da Meydan

25 Temmuz 2021 - 18:10

Bursadameydan Gazetesi Yazarı

Necmettin ÖZDEMİR

Hırsızın suçu yok mu?

Hemen hemen herkesin bildiği Nasrettin hoca fıkrasıyla başlamak istedim yazıma…

Nasreddin Hoca’nın eşeği çalınmış.

Can sıkıntısı içinde durumu komşularına anlatınca her kafadan bir ses çıkmaya başlamış.

Çıkan seslere bir bakalım:

– Hocam niye

Hırsızın suçu yok mu?
Son Güncelleme :

12 Şubat 2014 - 10:04

26 views
reklam

Hemen hemen herkesin bildiği Nasrettin hoca fıkrasıyla başlamak istedim yazıma…

Nasreddin Hoca’nın eşeği çalınmış.

Can sıkıntısı içinde durumu komşularına anlatınca her kafadan bir ses çıkmaya başlamış.

Çıkan seslere bir bakalım:

– Hocam niye ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın sanki?

– Evine hırsız giriyor da senin nasıl haberin olmuyor?

– Hocam kusura bakma ama eşeğin çalınmasına en büyük sebep yine sensin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok. Nerden baksan dökülüyor.

Malumunuz gibi Nasrettin Hoca’nın yanıtı;

– Yahu iyi, güzel de kabahatin hepsi benim mi? Hırsızın hiç mi suçu yok?

Maalesef hırsızın suçu yok, son dönemde böyle oldu her şey…

Gerçi şimdilerde kimse ‘eşek’le uğraşmıyor, ‘eşek yükü’yle götürüyor…

Ve ‘yük’ ortaya döküldü mü, inanılmaz savunmalar başlıyor…

Nasrettin Hoca fıkrasında olduğu gibi, hırsızın peşini bırakıyor herkes, başka şeylerle meşgul olup gündem değiştiriyor…

***

Takip etmişsinizdir, son dönemde manşetten Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile ilgili haberleri verdik…

Ortada bir gerçek var…

Fotoğraf var…

Var oğlu var…

Biri de çıkmalı diyebilmeli,

-Evet biz bunları devletin parasından aldık… Kendi üst makamlarımızda olanlara hediye veriyoruz…

Misal yani…

O ne?

Herkes savunmada…

Herkes bir şey anlatma derdinde…

Herkes hikaye yazmaya meraklı ama masal olmuyor…

Bu konuyla ilgili her gün bir belge ulaşıyor elimize…

Önemli olan kamu kurumlarına güveni sarsmamak…

O kurumları bizim düşündüğümüz gibi, en azından yöneticilerinin de düşünmesi…

Kurumlara güven zedelenmemeli…

***

Spordan açılmışken biraz da Bursaspor’a girelim dedik…

Hakem derdi, Galatasaray sendromu…

Tribünlerden protesto…

Bursaspor’a gelen cezalar…

Ve gelmesi muhtemel cezalar…

Bursaspor’un simgesi Timsah…

Bursasporlu olarak sonradan Timsah gözyaşları dökeceğimize, sahip çıkmak daha doğru değil mi?

Erkan Körüstan…

Seversiniz, sevmezsiniz…

Kimse ondan daha çok Bursasporlu olduğunu iddia edemez…

Bursaspor’un kurumsallaşması yönünde yaptığı çalışmalar ne çabuk unutuldu?

Bursaspor, bugünlere geldiyse, şampiyonluk yaşadıysa, onun payı unutulmamalı…

Güzel tabloları görmeye başladık…

Bursaspor’a o güne kadar, yaşadığı en büyük başarıyı yaşatan başkan Remzi Cinoğlu, tribün protestoları sonrası küsmüştü…

Ve Körüstan davetiyle Özlüce’ye geldi…

Hemen ardından Bursaspor’u Süper Lige yeniden çıkaran başkan Levent Kızıl…

Böylesi güzel tablolar ortaya koyulurken, kuşkusuz eleştireceğiz zaman zaman ama yıkmak üzerine kurulu ya da takıma zarar verici tezahüratlarla, yol almamız mümkün değil…

***

Evrensel değerler…

Evrensel çizgiler…

Spor, sanat…

Dini, ırkı, dili ne olursa olsun, insanlığın ortak paydası…

Spordan da sanata doğru yol alarak noktalayayım yazımı…

Kazım Güçlü sohbetinde, Bursa Devlet Tiyatrosu muhabbeti, bizi oraya sürükledi…

Arzu Tan Bayraktutan’ın odasına…

Kimseye haksızlık yapmayayım ama,

1978-79 yıllarından bu yana Ziya Demirel hocamdan sonra,

yıllar sonra…

İlk defa, bir sanat yönetmeni, bir müdür içimi ısıttı…

Heyecanı, mütevaziliği, içtenliği…

Festival hazırlıkları…

Bursa için şans desem…

Kime teşekkür etsem?

Ne dersin Kazım?

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam