Hoş geldin Bursa sevdalısı « Bursa'da Meydan

27 Temmuz 2021 - 02:18

Bursadameydan Gazetesi Yazarı

Necmettin ÖZDEMİR

Hoş geldin Bursa sevdalısı

Geride kalan 10 ay…

Ve…

Yeni bir kalem aramızda…

Muharrem Karabulut…

Bir dönem Bursa basınında muhabir olarak başarıdan başarıya koşan, yılların gençleştirdiği bir arkadaş…

Bir bakarsınız Bursaspor Taraftarlar Derneği’nde, bir bakarsınız Bu

Hoş geldin Bursa sevdalısı
Son Güncelleme :

29 Eylül 2014 - 15:23

14 views
reklam

Geride kalan 10 ay…

Ve…

Yeni bir kalem aramızda…

Muharrem Karabulut…

Bir dönem Bursa basınında muhabir olarak başarıdan başarıya koşan, yılların gençleştirdiği bir arkadaş…

Bir bakarsınız Bursaspor Taraftarlar Derneği’nde, bir bakarsınız Bursa Kent Konseyi’nde…

Öyle Bursa sevdalısı ki,

Sürekli Bursa’nın bir değerini öne çıkarmak, Bursa’nın bir değerini daha gündeme getirmek için çırpınan bir meslektaşımız…

Hızını alamadı ve Yeşil Bursam Derneği’nin kuruluşunda yer aldı, şu anda da başkanı…

Gazete yazı ve söyleşilerinin dışında, araya da bir kitap sıkıştırdı;

Ötesi Karanlık…

Karabulut, ‘aydınlık’ yüzüyle bugünden itibaren yazılarıyla Bursa’da Meydan’da…

Aramıza hoş geldin Bursa sevdalısı…

***

İtalya’da Dünya Şampiyonası’nda Kadın voleybol milli takımımız Kamerun’u yendi, adını ikinci tura yazdırdı.

Ülkemizde düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda da kadın basketbol milli takımımız, Fransa’nın ardından Kanada’yı da ekarte etti ve çeyrek finale yükseldi…

Öyle yenilir yutulur sonuçlar değil bunlar…

Kaçımız farkında, kadınlarımızın başarısının?

Varsa yoksa futbol!..

Yerle bir oluyoruz bu kez teknik heyet ve futbolcuları yerle bir ediyoruz…

Bakın Bursaspor’a, 4 haftayı geride bıraktı, 2 deplasman 2 galibiyet…

Ama evde yokuz…

Neden acaba?

Bursaspor da a takımdan ibaret değil ki…

Boksörleri var, voleybolcuları var, hepsini bir yana bırakın madem futbolla ilgiliyiz, futbol alt yapısında pırıl pırıl bir gelecek var…

Yüzü, geleceğe dönük Güneş’in Bursaspor’a ışık saçacağına inancım tam…

Eğitim

Her şeyin başı eğitim…

Sınırları kaldırmalı…

Okul eğitimiyle hayatı sınırlandırmamalı…

Kentimizde o kadar çok vizyon geliştirici kurslar var ki…

Belediyelerin, Halk eğitim Merkezleri’nin…

Bir şeyler yapmalıyız, çocuklarımız ve bizler…

Bugün biraz özel bir kurstan söz edeceğim…

Hayrünnisa Akkurt Başaran’ın…

Diğer deyişle ‘Keçe’ye hayat veren kadının…

Sanatçının…

Bir sergisini beğeniyle gezmiştim…

Bildiklerini aktarmak için çabalayan biri…

Kurslar düzenliyor…

Kendimize bir değer katmak için, yolumuz düşsün, ama eğitim almak için, ama eserleri görmek için…

Heykel Kafkas’dan az yukarıya çıktığınızda karşılaşacaktır sizleri, Nisa Sanatevi…

İğneyi tabi ki kendimize

Maalesef iğneyi kendimize batırmalıyız, toplumun beklentilerinden uzak yayıncılık ya da toplumu yanlış yönlendiren habercilik anlayışlarıyla…

Bir zamanlar tv’ler çokça tartışılırdı, magazinleşti her şey diye…

Arabeskleşti her şey diye…

Şimdi her şeyimiz magazin, her alanımız arabesk olmadı mı?

Birkaç gazete, televizyon, haber sitesi turu atıyorum…

Başlıklar bile yeterince açık değil mi?

-Cemil İpekçi Remzi’yi hayatından çıkardı…

-Yavuz Bingöl’ün kısmeti açıldı…

-Gülben Ergen evlendi…

-Zehra’nın erkek arkadaşı çok yakışıklı…

-Gol Tanrısı Fener’i yaktı…

Ve tabi ki ilgi çekici vahşet haberleri…

Ama onların da suçu yok…

Suya sabuna dokunmamak lazım bu devirde…

Çevre kirliliği mi?

Korumaların ana avrat dümdüz küfürleri mi?

Yok daha neler?

Mesleki eğitimde çokça örnek gösterilen bir fıkra ile noktalayayım…

‘Gol Tanrısı Fener’i yaktı başlığından yola çıkarak…

Bir felaket bölgesine yazı işleri müdürü, bir muhabiri yönlendiriyor…

Muhabir bölgeden ilk haberini geçiyor…

‘Yer yarılmış… İnsanlar can çekişiyor… Yanardağ kan kusuyor… Tanrı da dağın tepesinden olayları izliyor.’

Yazı işleri, muhabirin benzetmesini eleştirmiyor ve kara mizah örneği bir yanıtla geri dönüyor,

‘Felaketi bırak, Tanrı ile söyleşi yap’

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam