UA-47442624-1

escort Beylikdüzü escort Ataköy escort Bakırköy escort Avcılar escort Şirinevler escort Bahçeşehir escort Merter escort Mahmutbey escort Kayaşehir escort Büyükçekmece escort Küçükçekmece escort Başakşehir escort Halkalı escort Esenyurt escort Sarıyer escort Bahçelievler escort Yenibosna escort escort Dubai berlin escort porno izle seks hikayeleri sex hikayeleri tiny url

Huyların efendisi « Bursa'da Meydan

28 Eylül 2021 - 16:09

Bursadameydan Gazetesi Yazarı

Necmettin ÖZDEMİR

Huyların efendisi

Huyların efendisi
Son Güncelleme :

23 Kasım 2016 - 10:21

15 views
reklam

Çok bilinen slogan artık…
‘Susma, sustukça sıra sana gelecek…’
Bunu yazmaya dönüştürsek, 
‘Yaz, yazmadıkça sıra sana gelecek’ olabilir mi?
Genelde davulun sesi uzaktan hoş gelir derler…
Şöyle dünyanın başka köşesinde olunca, Türkiye ile ilgili yazmak ta konuşmakta kolaylaşıyor ve hatta erdem gibi görülüyor…
Önemli olan bu topraklarda yaşayıp, yazabilmek, susmamak…
Tabi otokontrol önde…
Boru değil OHAL var…
Ne anlatmak istediğinden çok, konuştuklarından, yazdıklarından ne anlaşıldığı da önemli oluyor…
Sözgelimi adam tencere satıyor, ama yazanlar, konuşanlarla ilgili o kadar çok fikir yürütüyor ki…
Yazmıyor…
Yooo bu da çok ileri gitti…
Susturmalı…
Ki, malum medyamız varken, tencere satan adama da ihtiyaç yok…
Hatırlayın Ergenekon, Balyoz davası günlerini…
FETÖ’nün operasyonlarını nasıl da ballandıra ballandıra yazdı kalemşörlerimiz…
Yargısız infazlar gerçekleştirdi…
Şimdi aynı kalemşörler, tam tersi pozisyonda ve inanılmaz bir şekilde, o günlerde FETÖ tehlikesine dikkat çekenleri, bugünlerde neredeyse FETÖ’cü ilan edecekler…
Bukalemun gibi ortama göre renk, şekil değiştiren bir cenah söz konusu…
O nedenle günümüzde bağımsız, halktan yana yazmak hikaye…
Susmanın faziletine sığınmak doğru gibi…
Ya da ‘tatlı muhalefet’ yapacaksın…
‘Çok harika işler, bir de şu olmasaydı’ gibilerden…
Bir süre sonra da ‘iyi ki bir de şu varmış’a döneceksin…
Susmanın, yazamamanın kılıfını da hazırlamalı ama, ne diyor Şems-i Tebriz’i; 
‘Sığ suları en hafif rüzgarlar bile coşturabiliyor. Derin denizleri ise ancak derin sevdalar. Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her şey susuyor. Anladım ki susan her şey derin ve heybetli. ‘
Tam oh diye nefes olacaksan, Albert Einstein’ın sözü geliyor önüme; 
‘Dünya yaşamak için tehlikeli bir yer; kötülük yapanlar yüzünden değil, durup seyreden ve onlara ses çıkarmayanlar yüzünden.’
Gel de çık işin içinden…
Söz gümüşse sükut altın mı?
HZ. Ali ne demiş;
‘Susmak, sana ağırbaşlı bir elbise giydirir ve sonunda özür dileme zorundan korur.’
Ben yine susmaya bağlayacağım olayı, Hz. Muhammed’in sözüyle; 
‘Susmak, huyların efendisidir.’
Bence günümüz siyasetçileri, Hz. Muhammed ve Hz. Ali’nin bu sözlerini çerçeveletip duvarlarına asmalı…
Bakıp bakıp, nasıl çok konuşup akıl karışıklığına neden olduklarını anlayabilmeli…

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam