İnsanlıktan nasıl çıkıyoruz? « Bursa'da Meydan

21 Ekim 2021 - 13:50

Bursadameydan Gazetesi Yazarı

Necmettin ÖZDEMİR

İnsanlıktan nasıl çıkıyoruz?

Sosyal psikoloji…

Bizim dönemde iletişim derslerindeki kullandığımız adıyla sosyo-psikoloji…

Tutum ve davranış ilişkisi…

İnsan, tutumları en zor ölçülen ve farklılıklar gösteren bir yapı…

Hangi mesaja kodunu açacağı, hangisine açmayacağı o ank

İnsanlıktan nasıl çıkıyoruz?
Son Güncelleme :

26 Şubat 2014 - 14:47

29 views
reklam

Sosyal psikoloji…

Bizim dönemde iletişim derslerindeki kullandığımız adıyla sosyo-psikoloji…

Tutum ve davranış ilişkisi…

İnsan, tutumları en zor ölçülen ve farklılıklar gösteren bir yapı…

Hangi mesaja kodunu açacağı, hangisine açmayacağı o anki ilgisi, diğer bir deyişle tutumuyla ilgili…

Genelde insanların merkezinde belirleyici tutumu var, kiminin bilimsel tutumu, diğer tüm tutumlarını yönlendirirken, kiminin de dinsel tutumu, diğer tutumlarını belirler…

***

Sözgelimi, sizler yalanla ilgili olumsuz bir tutuma sahipsizsiniz…

Yalandan ‘nefret’ ediyorsunuz…

Ama sevdiğiniz bir arkadaşınızın, ya da ne bileyim körü körüne taptığınız bir siyasetçinin ‘yalan’ıyla ilgili bir duyum geldi size, ne yaparsınız?

Maalesef insandan insana tepki farklı…

Kimi anında geleni yadsır…

‘Kesinlikle inanmam, o yalan söylemez’ der…

Yalan dallanıp budaklanıp, inkar noktasını geçtiğinde ise,

‘O yalan söylediyse mutlaka bir nedeni vardır’ der…

Bir süre sonra, kişinin ya yalanla ilgili tutumu değişir, ya da o inandığı, güvendiği arkadaşı ya da siyasetçiyle ilgili tutumumu değişir…

İnsan ikna edilir, inandırılırsa, yalanın arkasından gidebiliyor…

***

Her alanda böyledir bu…

Bilimsel olana inanan birine,

‘Sigara içme, sağlığına zararlı’ gibi bir söylem geliştirdiğinizde,

‘İyi ama sinirlerimi yatıştırıyor’ diye bir yanıt alabilirsiniz…

Ne var ki sigaranın sinirleri yatıştırdığına dair, hiçbir bilimsel veri yoktur…

İnsan kendini inandırırsa, bilimsel olmayan her şeye inanabiliyor…

***

İnsanları inandırmanız önemlidir…

Diğer bir deyimle bazen kandırmanız…

Yeryüzünde yaşanan katliamlara, işkencelere baktığınızda, sonuç olarak insanların insanlara uyguladığı vahşet söz konusudur…

İnsan nasıl bu denli insanlıktan çıkabilir?

***

Bilim adamları bunun da deneyini yapıyorlar…

Ciddi bir üniversite, insanlık için çok önemli bir çalışma için denekler arıyor…

Başvuranlara, yapılacak deneyin, insanlık adına çok önemli olduğu anlatılıyor…

Ve deney başlıyor…

Sayıyı atıyorum, 100 denek…

Karşılarında da 100 asistan…

Deneye katılanların tabi ki karşılarında oturanların asistan olduklarından haberi yok…

Soru soruyorlar…

Bilemeyince veriyorlar elektriği…

Ve giderek artan, öldürücü dozda…

Deneklerin tamamına yakını, insanlık adına deneyi tamamlıyor…

Ve bu deneklerin bir kısmı, teşekkür edip yollanıyor…

Bir kısmına 100 dolar gibi bir para ödeniyor…

Bir kısmına ise 1000 dolar…

Sonrasında…

Deney hakkında fikirleri soruluyor…

Hiç para almayanlar, böyle bir deneye anlam veremediklerini, bir daha katılmayı düşünmediklerini söylüyor…

100 dolar alanlar, tam olarak olayı anlayamadıklarını, 100 dolar alanlardan bir kısmı da yine katılabileceğini belirtiyor…

1000 dolar alanların tamamına yakını, insanlık için her zaman yapılan çalışmaları takdir ettiklerini ve her zaman böyle deneylere katılabileceklerini söylüyor…

Diğer bir deyişle,

İnsan ikna edilir, inandırılırsa, işkenceci olabiliyor…

***

Güncel konu tapeler…

Gerçek mi, düzmece mi?

Bunu anlamak o kadar zor ki…

Önce neye inandığınız, ne kadar inandığınız önemli…

Körü körüne bağlılık içindeyseniz, tapeleri baştan reddedersiniz…

Körü körüne karşıysanız Başbakan’a, baştan doğru olduğunu kabul edersiniz…

Yaşanan süreci…

Bugüne kadar olan gelişmeleri, görmezden gelirsiniz…

Ki bilim, bir şeyin düzmece olup olmadığını anında ortaya koyabiliyor…

***

İnsan…

Bazen neye inanıp, inanmayacağına şaşırıyor…

Çünkü, yakın davalarda ‘sehven’ telefonlara yapılan yüklemeler yaşandı…

Savcılar, sanık lehine delilleri toplamayı bırakın, görmezden geldi…

O dönemde Başbakan, mahkemeleri rahat bırakın, ben savcıyım, demeye kadar gitti…

O dönemin ana muhalefet lideri Baykal da, ben de avukatım demeye kadar gitti…

Değerlerle bir oynamaya başlarsanız,

Hele hele oynadığınız yargı sistemi, hukuk sistemi ise,

Kimi ne zaman nerden vuracağını kestiremezsiniz…

Gün gelir adalet herkese lazım olur…

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam