Küçüktüm ufacıktım « Bursa'da Meydan

8 Mayıs 2021 - 15:57
Necmettin ÖZDEMİR

Bursadameydan Gazetesi Yazarı

Necmettin ÖZDEMİR

Küçüktüm ufacıktım

Küçüktüm ufacıktım
Top oynadım acıktım
Buldum yolda bir erik
Kaptı bir alageyik…

Ziya Gökalp’den şiir bilmeyenimiz, duymayanımız yok gibidir…

Küçüktüm, küçücüktüm,
oltayı attım denize;
bir üşüşüverdi balıklar,
denizi gördüm.

Orhan Veli

Küçüktüm ufacıktım
Son Güncelleme :

06 Mayıs 2014 - 9:26

reklam

Küçüktüm ufacıktım
Top oynadım acıktım
Buldum yolda bir erik
Kaptı bir alageyik

Ziya Gökalp’den şiir bilmeyenimiz, duymayanımız yok gibidir…

Küçüktüm, küçücüktüm,
oltayı attım denize;
bir üşüşüverdi balıklar,
denizi gördüm.

Orhan Veli’den…

Bizler de küçüktük, küçücüktük…

Bundan tam 43 yıl önce…

Bizim de topumuz vardı…

Oltayı atmasak da derede yüzerdik…

Topumuz vardı…

Kadri, Ali ben oynardık…

Sonra bir sessizlik çöktü… Yer yerinden oynadı… İşyerleri yağmalandı… Sözüm ona komünistler gelecek, camileri basacak, kadına kıza tecavüz edecekmiş…

Ne kadar uzun saçlı varsa, komünist diye dövüldü…

Oğlu ODTÜ’de okuyor diye kitapçı yağmalandı…

Oğlu komünisttir diye işyeri yağmalanacak Berber Yahya Şara’yı, dükkan komşusu gazeteci Dursun Cinkarataş kurtardı…

Kızılay’ı bastılar…

Kızılay bayrağını, komünizm bayrağı diye yaktılar…

O yıldan bu yıla ne komünizm geldi…

Ne de komünistler cami basıp, kadına-kıza tecavüz etti…

Ama ülkemde hep acılar, hep tecavüzler, katliamlar sürdü…

Yoksa bunlar gizli komünist miydi?

Siz hiç duydunuz mu, bir komünistin tecavüzden yargılandığını?

Ya da bir sosyalistin hırsızlıktan sorgulandığını?

Nasıl da kandırmışlar bizleri…

O dönemin, 12 Mart olaylarına karışan biriyle Ecevit affından yararlanıp çıktıktan sonra sohbet ettim…

‘Artık tuvalete git deseler, neden, niye, niçin diye sorarım’ diyor…

Nasıl kandırıldığının, kullanıldığının farkındaydı…

Bir yıl sonra…

42 yıl önce…

Biz yine küçüktük, ufacıktık…

6 Mayıs 1972’de…

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için idam sehpası kurulmuştu…

42 yıl sonra…

İtibarları iade edilmese de…

Toplum nezdinde itibarları yükseldikçe yükseldi…

Onların suçu, memleketini sevmekten öte bir şey miydi?

Bursa’da 3 Fidan Parkı…

Denizler ipe gittiğinde, ülkenin umudunu astılar…

***

Hıdrellez…

Hızır günü…

Hızır ve İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün…

5 Mayıs gecesi kışa nokta, yaza merhaba…

Ne ilginçtir ki bu merhaba, bu coşku, ‘Denizlerle’ birlikte kutlanmakta artık…

6 Mayıs’ta doğan bir babanın oğlu için, ne çok anlamı vardır bu günün…

Anlat anlat bitmez…

Acılara tutunmak değil, acılardan ders alıp yolumuzu aydınlatmak şart…

Ders almak için de dönemin tarihini, gelişmelerini incelemek, okumak şart…

Bu konuda da yazar dostumuz Turhan Feyzioğlu’nun kitaplarına ulaşmak çok zor değil…
Yakın tarihe tuttuğu ışıktan dolayı ona da binlerce teşekkür…

Deniz Gezmiş’in bir sözü;

‘Vatan, parsel parsel onu satanların değil, uğrunda darağacına gidenlerin vatanıdır…’

Can Yücel’in ‘Mare nostrum’ şiiri ile koyalım noktayı;

En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de Devrim,

O, onun en güzel yüz metresini koştu

En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak…

En hızlısıydı hepimizin,

En önce göğüsledi ipi…

Acıyorsam sana anam avradım olsun,

Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam