fake watches

Lale devri « Bursa'da Meydan

29 Ocak 2022 - 10:31

Bursadameydan Gazetesi Yazarı

Necmettin ÖZDEMİR

Lale devri

Osmanlı’nın zevki sefa devri, ya da bilinen tanımlamasıyla Lale devri…

Dağılma öncesi, gerileme ve reformlar dönemi…

Ve bizim de yeni logomuz…

Çok severiz sonumuz yaklaşırken, reform yapıyor ayağına baskıcı tutumu…

Hemen yakın tarihimizin ‘pap

Lale devri
Son Güncelleme :

24 Ekim 2014 - 9:45

25 views
reklam

Osmanlı’nın zevki sefa devri, ya da bilinen tanımlamasıyla Lale devri…

Dağılma öncesi, gerileme ve reformlar dönemi…

Ve bizim de yeni logomuz…

Çok severiz sonumuz yaklaşırken, reform yapıyor ayağına baskıcı tutumu…

Hemen yakın tarihimizin ‘papatyaları’ aklıma geliverdi…

***

Üniversite değil, lise değil…

4+4 eğitimindeki öğrencilerle sohbet ediyorum ve soruyorum, Bursa deyince aklınıza ne gelir diye;

Yanıtlara bir bakın…

-İskender…

-Kafkas…

-Uludağ…

Çocuklar, kestane, döner, gazoz dahi demiyor…

Dünyanın tanıdığı Bursa’nın markalarını söylüyor…

Devam ediyorlar;

-Uludağ…

-Yeşil Türbe…

Çocuklar, turistlerin ziyaret ettiği tarihi ve doğal güzelliklerimizi söylüyor…

Devam ediyorlar…

-Kaplıca…

-Ulucami…

-Cumalıkızık…

-Kapalıçarşı…

Yine turizmin önemli duraklarını söylüyorlar…

Hele hele sağlık turizmi bu denli önemseyen Bursa yöneticilerine ‘kaplıca’yı hatırlatmak gerekir…

Ve çocuklar, ‘Hacivat ile Karagöz’ü söylüyor, Bursa’nın simgelerinden…

Diyorum ‘lale’ size ne hatırlatıyor…

4-4’ün ilk dördünün başındakiler, ‘çiçek’ diyor…

Ortasındakiler, ‘Hollanda’ diyor…

Sonundakiler de ‘Osmanlı’nın batma öncesi dönemi diyor…

Bazıları da dalgasını geçiyor benimle, Sezen Aksu şarkısı diyor…

‘Lale devri’ göndermesiyle…

Diyorum ki artık Bursa’mızın logosu…

Şaşırıyorlar…

‘Zafer Plaza, Kent Meydanı’ olsaydı daha iyi olurdu diye de eğleniyorlar…

Bir anda çocukların ‘maskarası’ olduğumu düşündüm…

Hep deriz ya çocuktan al haberi…

Hep 23 Nisanlar da koltukları onlara devrederiz ama…

Bir türlü de onların sesine kulak vermeyiz…

İşgüzarlık, hastane ve Kızılay

Hani derler ya Allah kimseyi düşürmesin…

Ama düşürürse de ‘Devlet’in eline düşürmesin….

Özel hastaneler iyi ki var…

Hoş, gerektiğinde kentimizin Doruk Tıp, Hayat hastanelerinle yolum kesişir hep…

Birkaç kez ‘devlet’ deneyimim, bana bunu öğretti…

Ama söz konusu büyüklerimiz olduğunda, onların gözünde ‘devlet’e emanet olmak hala gözde…

Başıma geldi…

80’nine merdiven dayamış annem, Bursamızın tarihi Devlet Hastanesi’nde ameliyat oldu…

Doktorlar?

İyi…

Hastane personeli?

İyi…

Kötü olan ne?

Ameliyat sonrası kan verilmesi gerekiyor…

Kızılay’ı arıyorum, ‘hastane talep etsin verelim’ diyorlar…

Hastane talep etmiyor…

‘Siz bize kan verin, biz de size kan verelim…’

Pes doğrusu…

Ki ben, bugüne kadar, Kızılay’ın ülkemiz için hep önemine değinen biri, kan vermiş ve birçok kişiye de teşvik etmiş biri, bundan sonra bunu yapar mıyım bilemiyorum…

Zor günümde beni sıkıntıya sokan Kızılay’dan bana ne?

***

Aklıma birden yurtdışında yaşayan ‘amcam’ geliyor…

Yıllar önce ne zaman Türkiye’ye temelli döneceksin diye sorduğum da,

‘Sağlık, trafik ve eğitim düzeldiği zaman’ demişti…

Aslında hiç dönmeyeceğini söylemiş bana, yeni fark ettim…

Dönmedi de…

Her araç için haraç

vergi kaçırmak serbest

Hani o kırtasiyecilerde satılan boş üzerinde yalnızca numara yazılı fişler var ya…

Onlardan birileri eline almış…

Park eden araçlara bu ne idüğü belirsiz fişlerden kesip, park parası alıyorlar…

Kayıt dışı…

Park parası değil ‘haraç’ demek daha doğru oluyor…

Nerede mi oluyor bu?

Bursa’da…

Çekirge mahallesinde…

1.Murat Caddesi’nde…

Şaştım…

Kendi kendime sordum;

Maliye nerede?

Zabıta nerede?

İnsanlara ısrarla, bu durumu belediyeye aktarın dedim…

-Oooo kaç kere bildirdik… Bizi sallayan yok…

İnanamadım…

Benden yazması…

Osmangazi Belediyesi’nin bir zabıtası, Maliye’nin de kayıtdışı ‘haraç’ işlemine bir dur diyecek personeli vardır herhalde…

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam