Nasıl bir dans? « Bursa'da Meydan

13 Mayıs 2021 - 16:05
Necmettin ÖZDEMİR

Bursadameydan Gazetesi Yazarı

Necmettin ÖZDEMİR

Nasıl bir dans?

Nasıl bir dans?
Son Güncelleme :

31 Aralık 2016 - 14:18

reklam

Sınır ötesi harekat…
Çözüm yolunda adımlar…
Rusya-İran flörtü…
Mütteffikleri de az biraz öteleyip…
Her şey yolunda gidecek derken; ABD-Rusya krizi…
Her şey ABD’nin ya da Rusya’nın istediği gibi şekilleniyor…
Sınır ötesine geçerken, durmadan yazdım satrancın ustaları sahada, piyon olmamak için çok ölçüp biçmek şart diye…
Öyle hamleler yapıyorlar ki, siz bir anda hamlesiz kalıyorsunuz…
HHH
Anayasa ile hep dertli Türkiye…
Siyasetçiler binbir türlü hata yapar, sistem orduyu kullanır darbe yapar, sonunda suçlu bulunur; Anayasa…
Çözüm ise değiştir…
Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki 1921-24 ve onların üzerinde yapılan tadilatları bir yana bırakırsak…
Tek parti dönemi Anayasası’ndan çok partili döneme geçiş…
Millet desteğiyle iktidara gelen partinin, tek parti yönetimini yürütmesi…
Sancılar…
Oyunlar…
Oyunlardan kurtulmaya çabalayan Başbakan…
SSCB ile yakınlaşma öncesi…
Darbe…
Siyasetçilerin, yöneticilerin, ordunun yaptıklarına bakmadan, yeni anayasa…
Suçlu o çünkü…
Darbe sonrası demokatik anayasa…
Rahmetli Demirel’in deyimiyle ‘Türkiye’ye bol geldi.’
Bu darbe sonrası, ülkenin başbakanı asıldı…
Mahkeme kararıyla…
Mahkeme?
Tabi ki ‘özel’…
Tabi ki ‘kararları’ belli…
Bu utancı taşıdı Türkiye hep…
HHH
Dedik ya bol geldi…
Sendikal haklar, mücadele…
Demokratik kitle örgütleri…
Halktan yana bir gidiş…
Ne yapılmalıydı?
Çatışma ortamı yaratılmalıydı…
Yaratıldı…
Ülke karıştı…
Önce zemini hasırladılar, ardından darbeyi gerçekleştirdiler…
Suçlu yine Anayasa…
Bol gelen daraltıldı…
HHH
O günden bu yana hiç bitmedi bu tartışma…
Yeniden demokratik bir Anayasa arzusu tekrarlandı…
Kopenhag Kriterleri…
O kriterere uymak için tadilatlar gerçekleştirildi…
Milletin desteğini alan parti, yıllarca Türkiye yönetti, yönetiyor…
O da tek parti gibi yönetmek istiyor…
Yeni bir anayasa istiyor…
Bir başka parti de desteğini verdi…
Ana muhalefet karşı çıkıyor…
Bu tartışmaların eşiğinde yine, yeni asgari ücret açıklanıyor…
Onunla ilgilenen yok…
Ve bu Anayasa sürecine gelmeden önce de, bir kalkışma yaşadı Türkiye…
HHH
Artık birileri bilmeli…
Sorun Anayasa’da değil, insanda…
Siyasetçi de, hukukçularda…
Tarihçi İlber Ortaylı deyimiyle, ‘Aman canım’ tabirini kullanan milletimizin, ‘ne haliniz varsa görün’ yaklaşımında…
Türkiye’de şu an en zor meslek hakimlik, savcılık ve tabi ki yazarlık…
Alın size örnek…
Parkta spor yapan hamile kadına saldırı oldu…
Şüpheli yakalandı…
Tutuklandı…
Hakim serbest bıraktı…
Çok iyi hatırlıyorum, neredeyse hakimi-savcıyı FETÖ’cülükle suçlamaya gidecek yazılar…
Ardından anlaşıldı ki, şüpheli suçlu değil, gerçek saldırgan yakalandı…
Yazarlar için de benzer durum…
Birileri hedef gösteriyor…
Şikayet ediyor…
Ya da yazıyor…
Suç duyurusu…
Savcı harekete geçmese, hakim karar vermese, FETÖ’cü suçlamasıyla karşı karşıya kalması an meselesi…
Dedim ya, suç Anayasa’da değil…
İnsanda…
Son yıllarda bizim meslekten de tutuklamalar yaygın…
Ama bu sorun meslekle ilgili değil, genelde bizde tutuklama yaygın…
Tedbiri cezaya çevirmemek için ne yapmalı?
Sizce bunun Anayasa ile ilgisi var mı?
Unutmayalım biz, Genelkurmay Başkanını terörden tutuklayıp, yıllarca içerde yatırıp, sonra ‘pardon’ dedik…
Delil varsa, suç sabitse, hüküm vermeli; pardon dememek için…
 

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam