Ufukta seçim var « Bursa'da Meydan

25 Temmuz 2021 - 14:54

Bursadameydan Gazetesi Yazarı

Necmettin ÖZDEMİR

Ufukta seçim var

Ufukta seçim var
Son Güncelleme :

17 Kasım 2016 - 9:23

reklam

Seçim yakında…
Belki baharda…
Ben demiyorum, diyen Başbakan…
“2019’a kadar seçim falan yok. Durmadan seçim. Yeter artık biraz işimize gücümüze bakalım.”
Ne zaman siyasiler, unutun, seçim-meçim yok dediyse, bilin ki hazırlıklara başlamışlardır…
Hele hele Ak Parti için seçim kaçınılmaz…
Ne diyor Başbakan, 
“Sırtını şu veya bu örgüte dayayan, şu veya bu devletin yönlendirmesiyle hareket edenler hem siyasette hem ticarette kaybetmeye mahkumdur.” 
BETÖ temizliği ve FETÖ operasyonlarının başarısı için, seçim kaçınılmaz…
Bugün herkes biliyor ki, yapılan temizlik hiçbir şekilde Ak Parti’ye yönelmiyor…
OHAL’de bu mümkün görünmüyor… 
O halde Ak Parti’de temizliğin tek yolu, seçim yoluyla mevcutların ayıklanması…
Bunu da Başbakan planlamıyorsa bile, Cumhurbaşkanı kesinlikle hayata geçirecektir…
HHH
Çok öfkeliyiz çok…
Her an patlamaya hazırız…
Ya da bir kulp bulalım, hemen takalım modundayız…
Magazinimiz bile bambaşka mecralarda…
Filmlerdeki rolleri bile üstümüze çeker tepki koyarız…
Son bomba ‘Diriliş Ertuğrul’ dizisi…
Hata kabul ediliyor…
Haklı olarak dizi ekibi isyanda…
İşi şov olan Okan Bayülgen’e tepkinin bini bir para…
Para deyince aklıma geldi, dolar uçuyor…
Arada toplu ulaşıma zam…
Tepki sıfır…
Sıfır değilse de sıfıra yakın…
Olsa ne yazar ki, milleti sallayan mı var?
HHH
Nedense memleketin hali renkli…
Ahmet Kaya’ya çatal-bıçak atıp, vatan millet nutku atanların, en azından Ahmet Kaya gibi askerlik bile yapmadığı ortaya çıkıyor…
Bu hep böyle değil mi?
Bedelli ve çürük raporu alanlar, daha çok vatan millet diye bağırmıyor mu?
Bu hep böyle değil mi?
FETÖ’ye savaş açanların, FETÖ’nün dizinde büyüdüğü, bir süre sonra FETÖ’den gözaltına alındığını görmüyor muyuz?
Şaka gibi yaşıyoruz, halimizden şikayetçi değiliz, şükrediyoruz ve bekliyor gibiyiz Allah daha çok belamızı versin diye…
Kurtuluş bekleyen imam gibi…
En iyisi bugün de imam fıkrasıyla koyalım noktayı…
‘Bir köyün camisinde, imam cemaate vaaz vermektedir. Ansızın içeri dalan bir köylü, köyü sel basmakta olduğunu haber verir. Bütün cemaat hemen kendilerini dışarı atıp kaçar.
Sadece imam, bütün ısrarlara rağmen köyü terk etmeyi reddeder ve Tanrı’nın kendisini 
koruyacağını söyleyerek camide kalır. Kısa bir süre sonra sular camiye ulaşır, imam çaresiz minareye çıkar. Sular minarenin ilk katına yükselirken bir tekne imamı kurtarmaya gelir.
Ancak dini bütün imam, Allah’ın kendisini koruyacağını söyleyerek tekneye binmez.
Sular yükselir. İmam ikinci kata çıkmak zorunda kalır. Bir tekne daha gelir, ancak imam yine Allah’ın kendisini koruyacağına inancının tam olduğunu söyleyerek tekneye binmez. 
Sular iyice yükselir. İmam artık minarenin en tepesindedir.  Bir helikopter yaklaşır.
İçindekiler, durumun kötü olduğunu anlatarak imama helikoptere gelmesi konusunda ısrar ederler. İmam helikoptere binmeyi de reddeder. Bir süre sonra sular iyice yükselir ve imam boğularak ölür.
Kendisini ahiretin kapısında melekler karşılar.
Melek: “Hoş geldiniz, buyurun…”
İmam: “Cennete girmek istediğimden emin değilim”
Melek: “Neden?”
İmam: “Biraz kırgınım”
Melek: “Ne oldu ki?”
İmam: “Ben hayatımı ibadet ederek geçirdim, insanlara hep iyilik yaptım, günahtan uzak durdum.  Yaşadığım köyü sel bastı, herkes kaçtı ama Allah’ın beni kurtaracağına inandığımdan ben kaldım. Görüyorsunuz ki şimdi buradayım.
Tam bu sırada yukarıdan Allah’ın sesi duyulur;
“Söyle o salağa, iki tekne, bir helikopteri kim gönderdi sanıyor.”

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam