Yüzde yüzü görmek « Bursa'da Meydan

16 Haziran 2021 - 23:43

Bursadameydan Gazetesi Yazarı

Necmettin ÖZDEMİR

Yüzde yüzü görmek

Yüzde yüzü görmek
Son Güncelleme :

14 Şubat 2017 - 10:22

reklam

Birkaç gündür oyunu açıkladığı için  ‘tarafsızlık’ ilkesini ihlal nedeniyle Doğan Grubu’nun işine son verdikleri üzerine yazılıp çiziliyor…
İlke olarak doğru kabul edilebilir, ancak şu an o ‘tarafsızlık’ ilkesi zaten ortada yok ki…
Hemen hemen tüm yazarlar evet ya da hayır yönünde yazılarını kaleme alıyorlar…
O nedenle yazarlar için doğal hale geldi, taraf olmak…
Bırakın yazarları, medya patronları bile açık açık görüşlerini söylüyor…
Ancak ne var ki televizyon haber sunucuları, programcıları için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Onlar ‘oylarının’ yönünü açıkça ortaya koymamalılar. Çünkü işleri gereği her iki oyu da savunanları konuk etme, onlarla görüşme görevleri var. Eğer tarafsa, konuklarına nasıl tarafsız davranacak ki?
Bir de komik yaklaşım, hayır diyeni kovdunuz, evet diyeni niye kovmuyorsunuz?
İkisi de kovulmasın…
Televizyoncu başka bir göreve çekilsin…
Teknik bir ayrıntı ama, yayınlar hedef kitlelerini seçerken baştan kıstaslarını da belirler…
Bunu renk skalası gibi düşünün…
Bir yayın grubu yalnızca mavi rengi ve o rengin içindeki kitleyi hesap eder, ona göre kendini şekillendirir…
Yeşili seçenler yeşili, kırmızı seçenler kırmızı hedefler…
Kimini sol, kimini sağ gibi düşünün…
Bir de iki rengin karışından oluşan kitleyi hedefleyen gruplar vardır…
Ve son olarak da üç daire olarak renkleri birbirine geçirdiğimizde, üç rengin birleşiminden ortada oluşan küçücük bir alan vardır ki, aslında en zor ve en güç yayıncılık hedefini onlar koyar… 
Tüm topluma hitap etme, teknik terimle ‘ortak referans çerçevesi’ni yakalama gibi bir hedefleri vardır…
Mevcut durumda Doğan grubunu buraya yerleştirebiliriz…
Böyle gruplarda tarafsınızdır, yazarsınız…
Her görüşten yazarları bünyelerinde toplarlar…
Söz konusu, tarafsız olmanız gereken mecrada, televizyonda haberciyseniz, işte o zaman durum vahim…
Son yaşanan olayda, yaşananı tolere etme imkanı yok muydu?
Vardır elbette…
Ancak mevcut şartlarda tolere etmek sanırım zordu…
Zaten medya çalışanlarının işi zor…
Dengeyi sağlamaya çalışırken, o dengeyi kaybetmeleri de doğal…
Bizim ihtiyacımız olan hoşgörü…
Zor bir yoldayız, zor bir yolda ilerliyoruz…
Referandum sonuna kadar da bu zorluğu yaşayacağız…
Sonrası…
★★★
Birleştirici olmalı…
Propaganda ayrımcılığı, öfkeyi değil, samimiyeti getirmeli…
Neden Evet?
Savunanlar ve evet oyu isteyenler bunu açıklamalılar, hayır diyenlere saldırmadan…
Niçin Hayır?
Bunu savunanlar da, hayır oyu isteyenler de nedenlerini anlatmalı, evet diyenlere saldırmadan…
Türkiye bitecek, Türkiye gidecek gibi moral değerleri yok etmeye yönelik propagandadan vazgeçilmeli…
★★★
Oran vermek ‘müneccimliğe’ soyunmak gibi derdim yok…
Ancak bilinen o ki, evet de, hayır da önemli bir kitleyi, milletin büyük bölümünü kapsıyor…
60’a 40 da olsa, 51’e 49 da olsa, tam tersi durum da olsa, yarı yarıya gibi bir durum söz konusu…
O nedenle durumu basket maçı anlayışından çıkaralım…
Bilinmeli ki evet de çıksa, hayır da çıksa, kararı millet verecek…
Önemli olan yüzde yüzü görmek…

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam