Ahlaksızlığın daniskasını yapıyorlar « Bursa'da Meydan

2 Aralık 2021 - 07:37

Ahlaksızlığın daniskasını yapıyorlar

Ahlaksızlığın daniskasını yapıyorlar
Son Güncelleme :

13 Mayıs 2020 - 17:22

15 views
reklam

Bize bir şeyler oluyor.
Toplum olarak her geçen gün biraz daha kirleniyoruz.
İnsan olma, insan kalma şuuru giderek azalıyor…
Anlaşılan varoluş sorunu yaşıyoruz.
Düşünebiliyor musunuz; ülke genelinde olduğu gibi Bursa da önemli bir süreçten geçiyor. İnsanlara evlerinden çıkmayın çağrısının yapıldığı bir dönemde kentin Belediye Başkanı tüm imkanlarını seferber etmiş, insanların derdine derman olmaya çalışıyor…
Her gün 2 bin 500 kişiye iki öğün sıcak yemek dağıtılıyor. İhtiyaç sahiplerine binlerce koli gıda ve hijyen malzemesi dağıtılıyor. Başkan Aktaş bu sürede Bursa’nın cadde ve sokaklarındaki kaldırımlarını yenilenmesi ve binlerce ton asfalt dökülmesini yerinde takip ediyor.
Kısaca tespit edilen sorunların çözüm noktasında yapılması gerekeni yapıyor. Ama söyleyecek sözü olmayanlar Alinur Aktaş’ın yaptığı bu çalışmaları gölgelemek için var gücüyle çalışıyor.
Yetmiyor…
Ahlaksızlığın daniskasını yapıyorlar…
Komutan askerleriyle cephede mücadele ederken, birileri ‘komutan’ın ayağına çelme takmaya çalışıyor.
Bunu sosyal medya üzerinden yapan şarlatanın fikrini ve zikrini biliyoruz, peki bu ahlaksızlığı yapanların değirmenine su taşıyanlara ne demeli?
Söylenecek tek kelime, cezalar yetmiyor, Allah ıslah etsin…
Tarihin izlerini her noktasında taşıyan bu şehirde, teknolojinin hızlı gelişimi ile birlikte insanlarda hızlı adımlarla yaşamaya başladı.
Nasihatlerin mahiyeti değişti…
“İnsan olmak” vasfının istikameti maskaralığa doğru gidiyor.
İnsanları zehirleyenleri afişe etmenin, toplumdan dışlamanın, sadece bu ülkeye değil, bu şehre de ciddi katkısı olacaktır.
Esasında, zaman geçmeden gidişata etki eden faktörler irdelemeli ki teşhis konulabilsin, tedavi gerçekleşebilsin.
Açık hava tımarhanesine hoş geldiniz!
Psikologlar, bir insan kendini değersiz hissederse, ahlaksız davranışların içine girebileceğini söylüyor.
Mesele şu: Bazıları Müslüman olmakla övünür. Fakat tutum ve davranışlar Müslümanlıktan nasibini almamış cinstendir. Yaptığı işler ahlaksızlığın merkezi haline gelmiştir.
Neyi tedavi edebilir bu Müslümanlık söylemi…
Bu şehirde bile “Yalan ve iftiralarla” bir yere varamayacaklarını anlayan ahlaksızlar, utanmadan ahlaksızlığın farklı versiyonlarını sergileyebiliyorlar.
Dozajı haddini aşmış, ahlaksızlığın tutsağı haline gelen bu korkaklar gerçek yüzlerini gizlediklerinden herkese kör bakabiliyor, bunu da sosyal medya üzerinden yapıyorlar. 
Umutsuzluk, mutsuzluk, ahlaksızlık, yalnızlık, yabancılaşma hat safhada artık. Sarsıntının bilhassa kalıcı etkisine dikkat edilmeli.
Öyle derin yaralar açılıyor ki, anlık müdahalelerle giderilemediği gibi, bölgenin mikroplardan arındırılması gerekiyor.
Sarsıntı; direnci-direnişi kırar, bazen çaresizleştirir.
Hadiseleri anlamlandıramazsınız.
Dolayısıyla yara derindir.
İşkenceye dönüşmesine müsaade ederseniz sizi teslim alır tutsaklaştırır.
Müslüman geçinen bu insan bozuntuları şahsiyetlerini kaybetmiş varlıklardır.
Zaten, şahsiyetini yaşayan insan, bir başkasının değerleriyle oynamaz, oynamak isteyenlere de müsaade etmez.
Özünü ve sözünü yitirmiş, varlık sebebini unutmuş sefalet numuneleri, PARA üzerine kurulu dünyalarında günlerini devrede devre de yaşadığı için hayvandan farksızlaşmıştır artık.
Çözüm mü?
Nizamsızlıktan kaynaklanan vaziyet, yeni bir cemiyet ahlakıyla saf dışı edilebilir.
Ya da anladıkları dilden cevap verilebilir.
Yakışır mı?
Tartışmalı bir konu ama, hayvanlık yapana, hayvanca muamele yapmak, ahlaksızlık yapanı kendi ahlaksızlığı ile yüzleştirmek farklı bir alternatif olarak karşımıza çıkar.
Şimdilik, çoğalmış yasalara veyahut yasaklara ihtiyaç duymadan, içimizdeki mahkemenin sesini dinlemekle günlerimizi geçirsek de, zamanı geldiği gün herkes layık olduğu yere gönderilir.
İnsanların değerlerine dil uzatırsanız, o dil bir gün kesilir, olmayan değerleriniz ayaklar altına alınır.
Ne yapalım, bizim de tasarladığımız hayal ettiğimiz bir dünya var…
Çok görmesin fincancı katırları…

 
 

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam