AK PARTİ’DE 2001 RUHU ARANIYOR!… « Bursa'da Meydan

25 Ekim 2021 - 11:17

AK PARTİ’DE 2001 RUHU ARANIYOR!…

AK PARTİ’DE 2001 RUHU ARANIYOR!…
Son Güncelleme :

07 Temmuz 2017 - 12:50

11 views
reklam

Türk siyasi hayatında bir devrim olarak ortaya çıkan ve “Anadolu çocuklarının iktidarı” olarak isimlendirilen AK Parti hareketi, geçen 15 yıldan sonra bizzat kurucusu Recep Tayyip Erdoğan tarafından “Metal yorgunluğuna uğramak” ile nitelendirildi.
Neden böyle bir şey söyledi Erdoğan?
Çünkü ne eski meşhur kurucular kalmıştı ve ne de o eski heyecan.
Dört eşitten üçü şu an saf dışıydı.
Ancak, vatandaşın Erdoğan’a olan sevgisi devam ediyordu.
Gül, Arınç ve Şener gibi isimlerin diskalifiye oluşu hareketi etkilemedi.
Davutoğlu’nun başbakanlıktan alınışı da keza öyle.
AK Parti hareketi Erdoğan’a endeksli bir hareket.
Erdoğan’dan milletin ve hatta ümmetin beklentileri var.
Erdoğan haricinde birisinin partiden gitmesi kimsenin umurunda bile olmuyor.
O isim kim olursa olsun durum böyle.
Bunun farkında olan Erdoğan, yetkilerini sonuna kadar arttırdı ve parti genel başkanlığı ile cumhurbaşkanlığını uhdesinde barındırıyor.
Bu konuda yoğun eleştirilere maruz kalsa da, emin adımlarla yoluna devam etme konusunda kararlı gözüküyor.
***
Şimdi önümüzde Erdoğan’ın ifadesi ile “Metal yorgunluğuna” uğramış teşkilatların görevden alınması aşaması var.
Bu bağlamda, teşkilatlarda büyük bir revizyona gidileceği konuşuluyor.
En az yarı yarıya değişim yapılacak.
Maksat, partiye daha çok heyecan katacak isimlerin öne çıkarılması.
Bu konuda nasıl bir sistem uygulanacağını ise bilmiyoruz.
Kıstas ne olacak?
Yeni bir heyecan oluşturmak çok önemli.
Bu nedenle, heyecanını yitirmemiş ve bu işi bir ibadet aşkıyla yapana kimselerin önünü açmak gerekiyor.
Protokol kurallarını elinin tersiyle itip menzile ulaşmak için bütün benliğiyle “Ben varım!” diyecek gönül erlerine ihtiyaç vardır.
Gerçekten, fakir fukara ve garip guraba ile oturup kalkacak, onların halleriyle hallenecek Anadolu çocuklarına yol verin…
Erdoğan’ın da çok sevdiği Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in deyimiyle; “kim var?” dendiğinde, hiç sağa sola, öne arkaya bakmadan “ben varım” diyebilecek gönül ehli yiğit Anadolu çocuklarına teslim edilmelidir emanet.
“Bu kimin adamıdır?” diye sorgu sual edilmeden, gerçek millet adamlarının önü açılmalıdır.
Aksi halde, bir metal yorgunu gider diğeri gelir ki, bundan da amaç hâsıl olmaz.
Kişiler fani, Hakkın davası ise bakidir.
Bugün varsak yarın yokuz.
Önemli olan, arkamızdan hayırla yadedilecek bir isim bırakmaktır.

Hak şerleri hayreyler. 
Zannetme ki gayreyler.
Arif onu seyreyler.

Görelim Mevlam neyler,
Neylerse güzel eyler.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam