Amaca giden her yol mubah değildir… « Bursa'da Meydan

16 Haziran 2021 - 23:31

Amaca giden her yol mubah değildir…

Amaca giden her yol mubah değildir…
Son Güncelleme :

15 Ekim 2019 - 9:19

52 views
reklam

Halk dilinde sıkça kullanılan “Amaca giden her yol mubahtır” anlayışı hiçbir konsensüs sağlanmadan oluşturulan birliktelikler bir süre sonra çatlamaya başlar.
Küskünler oluşur, bana necilerin sayısı artar,sonuç hüsranla biter…
Bu ifadeleri hep kullanırım..
Yaşanmışlıklar vardır bu memlekette.
Defalarca şahit olmuşuzdur..
Tamamen düşünce özgürlüğü kapsamında, doğruyu ortaya koyma yönündeki çabalarımız,birileri tarafından farklı mecralara çekilmek istense de…
Bu günlerde, düşünceyi zapturapt altına alma, yönlendirme, düşünceyi hain ilan etme gayretleri aldı başını gidiyor.
Bu gayretler ahlak tanımıyor, sınır tanımıyor…
Alınlarının kaç karış olduğunu ölçtüğümüz insanlar,kendi menfaatleri zarar görmesin diye,”yalan dolanla” kendilerine alan açmaya çalışıyor.
Şaşkınlıkla izliyoruz.
17 yıldır iktidarda bulunan Ak parti her şeye rağmen,hem yerel seçimlerde hem de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde elde ettiği başarıyı göz ardı edemeyiz.
Bu başarının ardında,Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ilkeli duruşu önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.
Ancak,yerel siyasetin şekillenmesinde her ne kadar Ankara rüzgarının etkisi olmuşsa da,o gün olduğu bugünde,Bursa sokaklarında vatandaşla,STK yöneticileriyle zaman zaman bir araya gelen TBMM İnsan hakları komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu’nun özverili çalışmalarını,seçim döneminde harcadığı çabayı unutmak,bir anlamda “nankörlük” olarak değerlendirilir.
Tabi sadece Hakan Çavuşoğlu değil,Bursa milletvekilleri Mustafa Eskin,Ahmet Kılıç,Refik Özen’in halen bu kentin sorunlarına eğilmeleri,Bursa için ayrı bir önem taşıyor.
Burada dikkat çekmek istediğim diğer önemli bir konu ise,Belediye başkanları arasındaki koordinasyonun,aksamadan devem etmesi.Kısıtlı bütçe imkanlarına rağmen,büyükşehir’in desteği ile ilçelere yapılan hizmetlerin vatandaş tarafından karşılık bulması.
Şunu ifade etmek istiyorum;
Bursa’da siyaset hizmetle örtüşmeye başladığında anlam kazanır. Bu şehirde yıllarca hizmetle siyasetin örtüşmeye çalıştığı, ancak bir türlü örtüşemediği  günlere tanıklık etti.
Halka yapılan hizmetlerin tanıtımında yada anlatımında siyasetin fonksiyonel önemi,bu şehirde kendini iyiden iyiye kendini göstermeye başlamıştır ki,2023’de bunun önemi daha fazla anlaşılacaktır.

Başta Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş olmak üzere İlçe Belediye Başkanları Mustafa Dündar, Yıldırım’da Oktay Yılmaz hatta Nilüfer’de CHP’li Belediye Başkanı Turgay Erdem’in kentin sağlıklı gelişmesi adına ortak kararlara imza atması (Kaçak inşaatlara mücadele gibi) önemlidir.
Bu şehrin hayrınadır.

Bursa’nın yerellikten ulusallığa doğru kulaç attığı bu bağlamda, ihtiyacını çokça hissettiğimiz bir dönemde, başkanların ortak kararlara imza atması,siyasi dedikodularında önünü kesecektir.
Bu süreçte,Ak Partinin teşkilat seçimlerine hazırlanmasını da göz ardı etmeyelim.
Bi defa şunu vurgulamak gerekir ki;siyasette aslolan,isteyene liyakati vermek değil,layık olana vermektir.
Fırsat buldukça,bu sütunlarda düşüncelerimizi paylaşıyoruz.
Burada benim de şahsen merakımı çeken hadise;Acaba diyorum, siyasi parti teşekkülleri,şehirlerdeki temsilcilerinin içinde bulunduğu durum dikkate alır mı?
Yada, gerçek anlamda o şehre hayırlı olan, o şehri büyütmek ve geliştirmek yönünde üstün gayret sarf edeceğine inandıkları insanlarımı tercih eder.
Merak ediyorum…

Bu şehirde,”Yalan furyasının parçası olan” ve kendinde yüzleşme cesareti bulamayanlar, bu memlekete “hizmette riya  olamaz” felsefesini kendisine düstur edinen Hakan Çavuşoğlu gibi mücadeleci insanların başarılı çalışmalarını gölgeleme hakkına sahip olamaz.
Olmamalıdır…
Hizmetle siyasetin örtüşmeye başladığı bir ortamda, kişisel çıkarların hesabı yapılmamalıdır.
Bu şehir ancak hizmetle yol alır, siyasetle özünü bulur…
Bursa bu çıkmazdan nasıl kurtulur..
Bekleyip görelim.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam