BİR ANNE TÜM DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİR.. « Bursa'da Meydan

25 Ekim 2021 - 10:18

BİR ANNE TÜM DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİR..

BİR ANNE TÜM DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİR..
Son Güncelleme :

16 Ocak 2020 - 9:57

25 views
reklam

   Yıl; 1881..
   Selanik’te iki katlı, şirin bir ev.
   O evde sarışın, renkli gözlü bir kadın.
   Kucağında bir ülkeyi diriltecek bebek…
   Bugün Atatürk’ü anarken, “Bir anne tüm dünyayı değiştirebilir” dedirten annesi Zübeyde Hanım’ın hakkını teslim etmenin en içten yolu; yetiştirdiği Ata’mıza desteği ve dualarıyla da büyük güç veren O’nu tarih sahnesindeki hak ettiği yere koymaktır…
   Gazi Atatürk’ün yaşamı hep cephelerde geçti.
  Ana oğul hep birbirlerine hasret yaşadı. Özellikle Birinci Dünya Savaşı, Ulusal Mücadele yılları, Ulusal Kurtuluş Savaşı dönemi Atatürk’ün annesi için de çok sancılı oldu.
   Bu süreçte Zübeyde Hanım felç geçirdi ve gözlerini kaybetti.
   Atatürk, annesinin vefatından (14 Ocak 1923) sonra, 27 Ocak 1923’te şöyle konuşur:
   “Evet anam öldü..
   Fakat vatan anam sağ olsun.
   Annem, eziyetin, zorlamanın, bütün milleti felaket uçurumuna götüren bir keyfi idarenin kurbanı olmuştur. Abdülhamit devrinde idi. Mektepten henüz kurmay yüzbaşı olarak çıkmıştım. Hayata ilk adımı atıyordum. Fakat bu adım hayata değil, zindana rastladı. Gerçekten bir gün beni aldılar ve baskı idaresinin zindanlarına koydular.
   Orada aylarca kaldım. Annem İstanbul’a geldi. Fakat orada kendisiyle ancak üç beş gün görüşebildim. Çünkü tekrar baskı idaresinin casusları, cellatları ikametgahımızı sarmış ve beni alıp götürmüşlerdi.
   Annem ağlayarak arkamdan takip ediyordu.
   Ben sürgün yerime götürecek olan vapura bindirilirken benimle görüşmesi engellenen annem gözyaşlarıyla Sirkeci rıhtımında acılar ve kederler içinde bırakılmıştı.
   Sürgünde geçirdiğim tehlikeler onun hayatının acılar ve gözyaşları içinde geçmesine sebep olmuştur. Padişah ve hükümetinin ve bütün düşmanların daima baskı ve işkencesi altında kalmıştı. İkametgahı bin türlü bahanelerle ve nedenlerle basılır ve araştırılır, kendisi rahatsız edilirdi. Annem o günleri gözyaşları içinde geçirdi. Bu ona gözlerini kaybettirdi.

   Annemin mezarı önünde ve Allah’ın huzurunda yemin ediyorum; bu kadar kan dökerek milletin kazandığı ve elde tuttuğu hakimiyetin korunması ve savunması için gerekirse annemin yanına gitmekte asla kararsız davranmayacağım.
   Milli hakimiyet uğrunda canımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun.”

   Zübeyde Hanım’a vefatının 97. yılında sevgi, saygı ve rahmetle..

 

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam