Biz de öğreniyoruz… « Bursa'da Meydan

8 Mayıs 2021 - 16:17

Biz de öğreniyoruz…

Biz de öğreniyoruz…
Son Güncelleme :

19 Aralık 2019 - 9:43

reklam

Ülkeyi hep bir denize benzetirim.
Daha öncede aynı düşünceyi paylaşmıştım.
Hani, denize istediğiniz kadar çöp atın, bir sure sonra gelen dalgalar tüm çöpleri kıyıya vurur. Deniz tertemiz berrak olur.
Kabul etmez, reddeder içindeki tüm yabancı maddeleri.
Tıpkı bugün ülkenin içinde bulunduğu durum gibi…
Oyun oynayan değil oyun kuran bir konuma gelen Türkiye’de parazit düşünceler yavaş yavaş temizlenirken, birilerinin bundan rahatsız olmaması gibi bir düşünce kabul edilemez.
O nedenle yazdığımız her yazıda, toplumla paylaştığımız her düşüncede ayrım yapmadan kişileri doğrudan hedef almadan,kamuoyunu bilgilendirirken, vicdan muhasebesi yapmayı da ihmal etmeyelim.
Zaten bizler çocukluğumuzda öğrendik, merhameti, vicdan muhasebesi yapmayı, kalbe dolması gereken sevgiyi…
Allah’a inanmanın, inançlı olmanın kalp güzelliği olmadan bir işe yaramadığını…
“İnanıyorum” demekle inançlı olunmadığını…
Dini, kutsal kitabı anlamadan okumanın sevap falan olmadığını…
Sevap kazanmanın da öyle kolay bir şey olmadığını…
Secdeye alnını koyuyorken yüreğinde gerçekten sevgi yoksa saatlerce kafanı eğsen de bir halt olmadığını…
Aç kalmanın oruç tutmak manasına gelmediğini, parayı basıp “Bir gidip geleyim” diye hac ziyareti yapmanın cennetteki yerini kesinleştirmediğini…
Dindar görünüp siyasette menfaat peşine koşmak yerine, yalnız başına kaldığında Allah’ın bağışlayan kollarına kendini bırakmanın güzelliğini…
Bir insanın görünüşüyle dalga geçmenin ahlaki olmadığını, bunun dinde de yerinin olmadığını, bunu yapanların da yatacak yerlerinin olmadığını…
Sevmesen bile, bir insanın başına kötü bir şey geldiğinde “Oh olsun” demenin insanlığa sığmayacağını…
Bir insanın arkasından asla konuşulmayacağını gıybet yapılmayacağını, insanların başına gelen kötü olaylar yüzünden sevinilmemesi gerektiğini…
Bizler Anadolu’nun en ücra köşelerinde doğup gençliğe hızlı adımlarla yürüdüğümüz günlerde öğrendik.
Bugün Bursa siyasetinde yaşanan gelişmelerin aracılığımızla  toplumla paylaşılmasından birileri hayli rahatsızlık duyuyor.
Herkesin şunu bir kez daha bilmesinde fayda var; Benim ya da arkadaşlarımın kimseye kastı olamaz. Kin ve nefretten uzak durmaya çalışıyoruz. Herkese eşit mesafede durmaya gayret sarf ediyoruz.
Ama…
Dindar kostümü altında, insanların duygularını sömürüp, kendi çıkarlarına kullanmaya çalışanları gördükçe, yazıklar olsun diyorum ve acıyorum hepsine…
İslam dininin güzelliklerini göremeyip kendi çıkarlarına kullandıkları, Allah sevgisini yüreklerinde hissedemedikleri, insanları sevmedikleri, Allah’ın “Habibim” “Sevgilim” dediği insana saygı duymadıkları için…
Bizim lügatimizde İFTİRA yoktur.
Çünkü biz, İRTİFA kaybedenlerin İFTİRA atabileceğine inanırız.
Tabi hayatta yaşananların tamamı bize ders niteliğindedir. İnsan çağını açan tarihin en büyük ilim ve bilim adamı olarak adından söz ettiren “İnsan Ustası” Erol Erbaş Beyin adeta ders niteliğinde bir sözünü paylaşmak istiyorum.
Şöyle diyor kişilik ve şahsiyet eğitimcisi “Sürü sahibi olsam, kurdu severdim. Kurt bana kapı kapatmayı ve tedbir almayı öğretir”.
Evet, bizde öğreniyoruz.
Hem de ders niteliğinde…

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam