Bu filmi seyretmiştim;“OLAY” « Bursa'da Meydan

27 Ekim 2021 - 21:30

Bu filmi seyretmiştim;“OLAY”

Bu filmi seyretmiştim;“OLAY”
Son Güncelleme :

30 Ekim 2019 - 8:02

25 views
reklam

Yıllar önce, Bursa’da imparatorluğunu kuran, medya gemilerine güvenip finans girdaplarında batmayacağını sanan Çağlar ailesinin, sonunda SOS vererek karaya oturma tehlikesin yaşayan amiral gemisi Olay’ı izlerken, daha önce gördüğüm bir filmi seyreder gibiyim.
Oysa yaşananlar sadece film değil, Bursa’nın seyrettiği gerçek bir medya dramı.
Her ne kadar, bazı medyatik aktörler, benim de içinde bulunduğum Uzanlar’ın dramından hiç ders almamış olacaklar ki, “içinde bulundukları” medya trajedisinde hâlâ borazancıbaşı gibi davranmaya devam ediyor.
Tabii ki burada benim sözüm, işsizliğin kol gezdiği ülkede, ekmek parası bulduğu yerde çalışan sessiz emekçiler için değil; borazancılığa devam edenler için.
Kelle ücretini peşin alanların borazancılığını anlıyorum da, tükettiği soluğun ücretini bırakın peşin, sonradan bile alamayan emir kulu vokalistlerin, emir demiri kestikten sonra bile sadakatle “hücuma devam borusu”nu çalmalarını bir türlü anlayamadım.
Anlamama da imkan yok.
Bugün onlarca gazeteci işsiz kalmış, evine ekmek götürmek için, çocuklarına okul harçlığı vermek için kara kara düşünüyor.
Bakın; ülkemizin 1990’lı yıllarda yükselen değerlerinden biri, Rumeli kökenli Uzan grubunun patronu Kemal Uzan’dı.
Yurtiçi ve yurtdışında yaptığı servetle Anavatan’daki özeleştirmelerle pek muzaffer olmuş, ana yatırımlarından kendilerine babalık çıkarmak isteyenler medya erbabı yoluna kırmızı halı sermişti.
O dönemlerde ‘Türkiye seninle gurur duyuyor’ sloganı henüz icat edilmediğinden ‘Yaşa, var ol büyük patron’ diye lanse edildiğini hatırlıyorum.
Tabii ki Özal’lı yılların ardından, hızla büyüyen Uzan grubu kısa sürede holdingleşerek 123 şirketle birlikte ‘Rumeli Holding’ diye bir dev yaratıldı.
Rumeli Holding o kadar büyüdü ki, Çukurova’nın özeleştirilmesi sırasında başta Sabancı olmak üzere birçok dev şirketi alt etmeyi başarmıştı.
Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star’ın ardından Star Gazetesi’nin de kurulmasıyla Holding’e ‘para’ yağmaya başlamıştı. Ardından alınan 10 çimento fabrikası ve diğerleri…
Bu dönemde basın ‘uydu’ları da Uzan’ın etrafında dönüp duruyordu..
Uzan grubunda müthiş bir çekim vardı, transfer olanın torun çeyizi bile yapılıyordu.
Paraya ‘para’ denmiyor, değirmenin suyu sorulmuyordu.
Çükü Uzanlar artık medya patronuydu.
Bu grubun sonunu biliyorsunuz!
İmar Bankası’ndan dolayı baba Kemal Uzan, oğlu Hakan Uzan yurt dışında, diğer oğul Cem Uzan ise mahkemelerde verdikleri var olma savaşını kaybedince onlarda yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Tüm mal varlıklarına el konuldu. Yüzlerce araç satıldı, gazete ve televizyon el değiştirdi.
Bu ailenin tamamı kaçak durumunda.
Ne kadar benziyor Çağlar’ın başına gelenlere değil mi?
Aylarca süren mahkemeler,el konulan şirketler,zapturapt altına alınan helikopterler.
Aynı filmin tekrarıydı.
Ama,Çağlar mücadele verdi,pes etmedi..
Mahkemelerden aklandı, TMSF’ye olan borcunu ödeyerek yeniden Amiral Gemisi Olay’ın başına oturdu.Aslında istediğini almıştı Çağlar..
Mütevazi bir yaşamın sefasını sürüyordu..
Ne zamanki maliyetler yükseldi, masraflar arttı, Çağlar’ın amiral gemisi de karaya oturmaya başladı.Yani Çağlar’ın amiral gemisi batarken birileri de ceplerini doldurmanın derdine düştü.
Tek çare, çalışanların büyük çoğunluğunun işine son vermek,maliyetleri en aza indirmek.
Öyle de oldu.
Kapanma aşamasına gelen medyada, gazeteye devam kararı alınırken, televizyonun da önümüzdeki günlerde şalter indireceği söyleniyor.
Sonuç; Kendisini ‘asil’ görenler hiç beklemediği bir anda oluverdi ‘sefil’…
Hiç çıkmamaları gereken yükseklerden inenlere, başka ne denir.
Şimdi ‘borazancıbaşı’ kesilenlerin durup düşünmesinde yarar var: ‘Acaba ben de hasbelkader, hiç hak etmediğim yükseklere mi çıkmıştım’.
Apartman boşluklarında, merdiven başlarında ben de göçe şahit olmuştum.
Belki hüzünlü belki de kırgın.
20 yıl önce camlı köşkte aynı filmi ben de seyretmiştim.
O dönemde ‘Her şeyden haberi var’ diyerek hayali adres gösterenlerin, bugün aynı senaryonun aktörü durumuna düşmesini de şaşkınlıkla izliyorum..
Ne diyelim, Allah’ın adaleti…
 
 
 

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam