Büyük düşünenler kazanır « Bursa'da Meydan

20 Ekim 2021 - 19:34

Büyük düşünenler kazanır

Büyük düşünenler kazanır
Son Güncelleme :

25 Ekim 2019 - 11:26

27 views
reklam

Bu memleketin kaderinden midir ne, büyük düşünen insanların bu düşünceleri her zaman birileri tarafından küçümsenerek, o düşünceler hedefe konulmuştur.
Ülkenin kalkınması için mücadele eden insanlar, birazcık vitesi büyütmek istese hemen karşısına engeller çıkarılır, takoz koymaya çalışılır.
O dönemin Jön Türkleri tarafından Kızıl Sultan ilan edilen Abdulhamit’den günümüze kadar hep aynı senaryolar yazılıp sahnelenmek istenmiştir.
Yıllardır kullandığı gücü hiçbir zaman kaybetmeyi göze alamayan bir avuç azınlık, büyümeyi dış dünyaya açılmayı elinin tersiyle iterek kapıları kapatıp kendi hâkimiyetlerini sürdürenin gayretine girmiştir.
Onlar gökyüzünün sadece görünen bir mavilikten sınırlı olduğunu düşündüklerinden, ne zaman bir adım atılmak istense homurdanmalara başlar, hatta fesat cephesiyle işbirliğine girip harekete geçmişlerdir.
Aslında bu tipler ülkenin gelişmesinin önünde büyük engel oluşturduğu gibi, yerelin evrenselle örtüşmesi yolunda çok büyük sıkıntıların ortaya çıkmasına da, asıl neden olarak gösterilebilir.
Şimdi, gezi olaylarıyla başlayan süreci iyi analiz edersek, bugün gelinen noktada kimlerin ne yapmak istediğini de daha iyi kavrama durumu ortaya çıkar.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından o dönem ülke için hayati önem taşıyan projeler açıkladığında, çeşitli bahaneler üretenler kızılca kıyameti koparmıştı.
Ne idi bugün bitme aşamasına gelen o projeler?
İstanbul’da 3’ncü havaalanı, Kanal İstanbul, Marmaray, boğazın altından geçen tünel inşaatları, bunları sıralamak mümkün. Hatta Bursa üzerinden geçen İstanbul-İzmir otoyolu, Körfez üzerinden yapılacak köprü inşaatı…
Ülke yerelden evrenselliğe geçişte, önyargısız ve açık, doğru emin adımlarla ilerlerken, birden buna paralel olabildiğince dar, önyargılı, katı parazit düşünceler devreye girmişti.
Hatta, ekonomiye milyarlarca dolar zarar vererek nispeten başarılıda olmuşlardı…
Dünyası  küçük olan insanları düşündüğümde, hep bu aklıma gelen bir örnekleme vardır;
Yeni doğan bir fil yavrusu 4 metre uzunluğundaki bir iple kazığa bağlanır. Fil, büyüyünceye kadar hep bu dört metre yarıçapındaki yerde yaşamaya tabi tutulur. Fil dünyayı artık bu alandan ibaret sanır. İplerini çözseler de bir yere gitmez.
Küçük dünyalarında geziyor olmanın çaresizliğiyle, küçük düşünen insanları bekleyen en büyük tehlike alışkanlıklarıdır.
Bu alışkanlıkları kolay kolay yıkamazsınız.
Kimi zaman önyargıyla ve kimi zaman da kötü niyetle beslenen bu alışkanlıklar, ülkenin önünde bir set gibi durur.
Sonra da başka Türkiye varmış gibi ihanet şebekesinin içinde yer alır.
İşin sonuç kısmını yazıp yazımızı noktalayalım:
Kendi kurdukları dünyada rahatsız olmak istemeyen insanlar, her anlamda küçük bir Türkiye statükosunu istedikleri ve sevdikleri için, ülkenin büyük hedeflere yönelmesini kesinlikle istemezler.
Bu insanlar ülkenin gelişimini baltalayarak, zorbalığa kaçan tutumlarıyla aslında ülkeye, ülke insanına  zulmetmektedirler.
Küçük düşünen insanlarla zaten büyük hedefler tutulmaz.
Hâlbuki ülkenin yönetiminde bulunup, rota belirlemek durumunda bulunanların büyük düşünmek zorunluluğu vardır.
Tüm ihanetler rağmen sanırım bugün o yapılıyor…
 
 

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam