CAMİDE PROTOKOL OLMAZ! « Bursa'da Meydan

2 Ağustos 2021 - 09:52

CAMİDE PROTOKOL OLMAZ!

CAMİDE PROTOKOL OLMAZ!
Son Güncelleme :

13 Haziran 2017 - 13:51

11 views
reklam

Mübarek Ramazan ayını idrak ediyoruz.
Müslümanlar Ramazan ayında diğer aylara göre daha çok camilere gidiyor, ibadetlerini camide cemaatle yapmaya daha çok özen gösteriyorlar.
Rabbimiz, bu yapılan ibadetlerimizi dergâhı izzetinde kabulü karin eylesin. Âmin.
***
Bilindiği gibi camiler Allah’ın evleridir ve camilerin kuralları devlet dairelerinin, resmi ve özel kurum ve kuruluşların veya STK’ların kurallarına benzemez.
Burada itibar sadece Allah’adır.
Uzun zamandan beri yazmayı düşündüğüm ama bir türlü fırsat bulamadığım bir konuyu, geçenlerde bir akşam tekrarını yaşamam üzerine yazmaya karar verdim:
Teravih namazı için Bursa’nın tarihi meşhur camilerinden birisine gitmiştik.
Caminin içinde beklerken yatsı ezanı da okunmaya başladı. Bu arada, caminin kapısından içeri kalabalık bir grup girdi ve mevcut cemaati yararak gidip en öne geçerek, direk imamın arkasında kendilerine yer bulmaya çalıştılar.
Dikkat ettiğimde, bunların tanınmış bazı siyasetçiler ile onlarla birlikte dolaşan kimseler olduğunu gördüm.
Bu davranışı son derece yakışıksız ve cami adabına aykırı buldum.
Camileri, günlük resmi ve sivil toplantıların yapıldığı salonlarla karıştırmamak lazım.
Camilerde protokol kuralları geçerli değildir.
Önce gelen öne oturur.
Ben bakanım, milletvekiliyim, başkanım diye kimse cemaati yararak öne geçme hakkına sahip değildir ve bu çok büyük bir adapsızlıktır.
***
Camilerde makam ve rütbe sökmez.
Bilindiği gibi, cenaze namazlarında mevkisi ve rütbesi ne olursa olsun, kimse için bakan, milletvekili, başkan niyetine diye cenaze namazı kılınmaz.
Herkes için “Er kişi niyetine” diye niyet edilir.
***
Namazı imamın arkasında kılmak isteyen kimse, erken gelip oturup bekleyecektir.
Orada oturan cemaatin de, makam ve mevkisine binaen kalkıp yer vermesi doğru değildir.
Camide sadece Allah’a itibar edilir.
Daha da doğrusu; camide imamın arkasında âlim kişilerin durması gerekir.
Sebebi de; eğer imam rahatsızlanırsa imamın yerine geçip namazı kıldırabilecek dini bilgiye sahip birisi olması lazım.
Bu konularda maalesef din görevlilerimiz gerekli uyarıda bulunmaktan sarfı nazar ediyorlar.
Bu konuya dikkat eden bir imama rastlamadım henüz.
Ama yanlış yapıyorlar ve vebal altındalar.
Camilerde protokol uygulanmayacağını acaba önce din görevlilerine mi öğretmemiz gerekiyor?!..
***
Size bu konuyla ilgili başka bir şey daha anlatayım:
Bundan birkaç sene önce yine Bursa’daki tarihi büyük bir camide bir olaya şahit olmuştum.
Bir Cuma namazıydı.
Hutbede il müftüsü vardı.
Hutbe esnasında içeri önemli bir devlet adamı girdi.
Bunu gören müftü efendi hutbeyi bırakıp “Hoş geldiniz efendim, camimize şeref verdiniz” filan gibi şeyler dedi.
Hayretten küçük dilimi yutacak gibi oldum.
Hayatımda ilk defa böyle bir şeye şahit oluyordum.
Hutbeyi veren zat, içeri giren zata “Hoşgeldiniz” diyordu.
Makamı ne olursa olsun, hiç kimce camiye şeref veremezdi.
Bilâkis, o camide bulunduğu için Allah’a şükretmesi gerekir.
Yani, camiye gelen şereflenmiş olur.
Hutbede hoşbeş faslı!
İnanılır gibi değildi.
Üstelik bunu zamanın “Zamane” Bursa’nın il müftüsü yapıyordu.
Bunlara “Ahirzaman hocaları” deyince kızıyorlar.
Bunlara; büyük Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet Han’a hocasının verdiği dersi anlatan o meşhur olayı hatırlatmamız lâzım.
***
Dini konularda taviz olmaz.
Milleti temsil makamında olan kimselerin de bu konulara dikkat etmesi gerekir.
Allah’ın evleri olan camilerde gösterilmesi gereken tazim ve saygıda kusur edilmemelidir.
Camilerde gösteriş olmaz.
Huşu içinde camiye girilir ve ilk bulduğunuz yere sessizce geçip oturursunuz.
Siyasi itibarımızı başka yerlerde gözetsek daha iyi olur. 
Camiler bu işin yerleri değildir.
Hayırlı Ramazanlar efendim…

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam