Dalkavukluğun amacı ne? « Bursa'da Meydan

2 Aralık 2021 - 06:34

Dalkavukluğun amacı ne?

Dalkavukluğun amacı ne?
Son Güncelleme :

13 Aralık 2019 - 9:27

25 views
reklam

Etrafımızda  yaşananlardan hiç ders almıyormuş gibi,toplum olarak yaradılışımızdan gelen özelliklerimiz,huylarımız sürekli erozyona uğruyor.
Sebebi nedendir tam olarak bilinmiyor ama yerine başı boş serseri bir ahlaksızlığın geldiğini, bunun da toplumsal hayatımızı ne denli tehdit ettiğini sık sık gündeme getirirken bir taraftanda dert yanıyoruz.
Ancak benim yanıtını aradığım soru şu: Bize  duyguları unutturan mikrobik bir hastalık olan dalkavukluk,nasıl bu derece bizim toplumsal hayatımızda geçerli bir akçe oldu?
Dalkavuk;ıÜüKendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, şaklaban, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak yada,Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse, olarak Türkçe sözlüklerde yerini almıştır,
Günümüzde de krallar değişiyor ama soytarılar hep aynı!
Demek ki bu “kadrolu” soytarıların çok önemli bir dokunulmazlığı var.
Yada birileri onları kendi çıkarları için koruyor. Yada kullanıyor ki,ihanet içinde olmalarına rağmen ellerini kollarını rahatlıkla sallayıp gezebiliyorlar.
Bizler, tarihte bilinen 16 Türk Devleti’ni kurduğumuzu söylüyoruz ve bununla övünüyoruz.
Bu 16 devleti kurmak tabi ki bir başarıdır, peki bunların hepsini yıkmış olmamızın anlamı ve sebebi nedir?
Bütün bu yıkıntılarda bahsettiğimizin dalkavukluğun, yada ihanet çetelerinin payı var mıdır?
Ben tarihçi değilim ama araştırdıkça, okudukça görüyorum ki her birinin yıkılışında en önemli sebep dalkavuklar, yalakalar ve dalkavukluğun, yalakalığın en üst rütbesine ulaşan hainler…
Daha Orta Asya’daki çağlarda kurulan ve yıkılan her Türk Devleti’nin yıkılışında çok büyük ihanetler var.
İsmail Yılmaz’ın  “Türk Tarihinde Dalkavukluk ve İhanetler” kitabındaki açıklamalara göre , Çinli gelinler büyük rol almıştır. Bu Çinli gelinlerin Çinli mahiyetleri,hanların,sultanların zevk ve sefa içine dalmalarına,beyinlerinin uyuşmasına ve her türlü devlet sırrının Çin sarayına ulaştırılmasına vesile olmuşlar.
Zaten bu görevle gönderilmişler ve görevlerini yapmışlardır.
En son,Osmanlı’nın her alanda düştüğü zaafın sebebi Türk olmayan unsurlar değil midir?
Farklı olanlar, Ticaret, hariciye ve diğer önemli işleri ellerine geçirmişler ve Osmanlı’yı kıpırdayamaz hale getirmişlerdir.
Hainliğin alt basamakları olan “dalkavuk ve yalakaların tanrısı sadece güçtür” diyor, Dalkavukluk ve İhanetler kitabının yazarı İsmail Yılmaz.
“Güce taparlar ve taptıkları güç tükenmeye yüz tutunca bir başka gücün dizleri dibine çökerler” diyor.
“Karakter ve genetik olarak bulundukları ortama çabuk uyum sağladıkları için virüs gibi aşırı derecede üreyip çoğalırlar.”
Yakın geçmişte önemli bir şahsiyet,”Türk tarihinde her zaman yüzde 10 hain vardır” demişti.
Dalkavukluk, yalakalık, hainlik…
Etrafımıza bakarsak eğer, kuzu postuna bürünmüş dalkavuk ve yalakaları, fırsat bulduğu anda dişleriyle ve tırnaklarıyla ihanetini gerçekleştirmeye hazır hainleri rahatlıkla görebiliriz.
Ama şu da bir gerçektir ve tarih bu ibretlik sonuçları da ortaya koyar;
İhanet cezasız kalmaz.
Hiçbir hain de cezasız kalmamıştır.
Tabi bu cezaların illaki insan eliyle olması şart değil.
Bazen insanların yazdığı yasalar yetersiz kalıyor olabilir.
Daha doğrusu ihanet içinde olanlar yasaları bizden iyi bildiklerinden dikkatli hareket ediyor,dikkatli konuşuyorlar.
Kelime oyunlarıyla ve aldıkları korunma tedbirleriyle yargıdan korunabiliyorlar.
Ancak ilahi adaletten asla kimse kaçamazlar.
Kaçamayacaklardır…
 
 
 

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam