DARBE GECESİ AVRUPALI TÜRKLER İLE BİRLİKTEYDİM! « Bursa'da Meydan

2 Aralık 2021 - 06:51

DARBE GECESİ AVRUPALI TÜRKLER İLE BİRLİKTEYDİM!

DARBE GECESİ AVRUPALI TÜRKLER İLE BİRLİKTEYDİM!
Son Güncelleme :

16 Ağustos 2016 - 10:46

169 views
reklam

Türk Milletine kasteden FETÖ ve onun arkasındaki malum güçlerin kalkıştığı alçakça hıyanet, bu sefer karşısında ölüme ve şehadete gözünü kırpmadan koşan bir milleti buldu.
Kahpeler zannetmişti ki; 1960 ve 1980 darbelerinde olduğu gibi millet yine seyirci kalacak.
Rahmetli Menderes idam edilirken bu millet kılını bile kıpırdatmamıştı. Mazlum ve masum Başbakan Menderes ise milleti meydanlara davet edecek fırsatı ve cesareti bulamamıştı.
1980 darbesinde ise zamanın Başbakanı Demirel tıpış tıpış Çanakkale’deki adaya gitmişlerdi Ecevit ile birlikte. Şimdiki darbecilerin akıl edemediği ve beklemediği olay ise geçmişte yaşadığımız iki darbede de gıkı çıkmayan vatandaşların Reis’in cep telefonundan verdiği mesaj ile anında sokaklara dökülmesiydi.
Türk Milleti, dünyaya “kontra darbe” nasıl yapılırmış bunu açık ve net bir şekilde göstermiştir.
Umarım, müttefiklerimiz ABD, AB ve İsrail bizim bu kahramanlığımızı kendi literatürlerinde işlerler.
***
15 Temmuz günü Avrupa’da idim.Hollanda’nın Rotterdam şehrinde aldım darbe kalkışmasını. Baştan inanasım gelmedi ama sonradan anladım ki, gerçekten de böyle bir şey var. Cep telefonlarından neler olup bittiğini anlamaya çalışırken, gecenin ilerleyen saatlerinde Reis’in yine cep telefonunda milleti meydanlara davet eden konuşmasını izledim.
Bizler de buradaki vatandaşlarımızla anında Rotterdam Türk Başkonsolosluğu’nun önünde toplanmaya başladık. Evdeki bayrağını kapan Türk evlatları, gerek arabaları ile ve gerekse de yürüyerek, büyük bir azim ve kararlılıkla bir anda Rotterdam sokaklarını ana baba gününe çevirdiler.
Şehrin her yanından akın akın Türk grupları konsolosluğumuzun önünde toplandılar ve gece geç saatlere kadar darbecileri ve ABD’yi protesto eden konuşmalar yapıldı, sloganlar atıldı. Erkek, kadın, kız, yaşlı, çocuk demeden bütün millet oraya toplanmıştı.
Tıpkı Türkiye’de milletin ayaklanıp tankların üzerine çıkması gibi.
***
“Kim var?” dendiğinde, bu sefer milletimizin fertleri hiç sağa, sola ve geriye bakmadan “ Ben varım!” diyerek öne fırlamıştı. Balkona çıkıp uçağı tutmak isteyeni mi ararsın yoksa Boğaz Köprüsü üzerine konuşlandırılmış tankların üzerine gidip posta koyanları mı?
Darbeci askerler de, beklemedikleri bu durum karşısında şaşkına uğramışlardı. Vatan ve millet düşmanı darbeciler, gözünü kıpmadan vatandaşların üzerine silah sıkıp tankları sürmüşler, TBMM’ni bombalamışlardır. Bunlar nasıl insandırlar ki; milletin parası ile alınmış olan tankları kalkıp da yine milletin üzerine sürmüşlerdir. Artık, dağdaki çoban bile biliyor ki; bu işi sadece FETÖ değil arkasındaki ABD tezgâhlamıştır.
ABD ve Avrupa, darbe kalkışmasının başarısız olması karşısında son derece üzgündür. Avrupa basınına baktığımızda bunu gayet net bir şekilde görmekteyiz. Yıllardan beri Avrupa’yı Türkler adam etmiştir.
Ama bunlardaki Türk aleyhtarlığı devam etmektedir. Bundaki en önemli etkenlerden birisi de, 60 senedir, yurt dışında aktif rol oynayacak bir lobimizin olmayışıdır.
***
UETD ALLAHLIK!
Yaklaşık bir aydır Avrupa ülkelerinde dolaşıyorum. Çok önemli tespitlerim oldu. Bunlardan birisi de, kısa adı UETD olan “Avrupa Demokratlar Birliği” adındaki pasif kuruluştur. Konuşup görüştüğüm Türklerin hiçbirisinin sözde bu kuruluşu tanıdığı yoktur.
Eski Genel Başkanı Süleyman Çelik olan bu birliğin Belçika Başkanı Basir Hamarat’ın vatandaşların tepkisine muhatap olan birisi olduğunu gördüm. Kendisinin, FETÖ’cüler hakkında fazla konuşulmamasını isteyen ve tavsiye eden birisi olduğu söylemleri son derece yaygın bir durumda. Yine, Köln Şube Başkanının da halkla iletişim kuramayan birisi olduğu konuşuluyor.
***
DİYANET VAKFINDA NELER OLUYOR?
Yurt dışındaki temsilciliklerimiz arasında Diyanet Vakıfları da buluyor.
Ancak bunlarda da iş yok! Başımdan geçeni anlatayım: Brüksel Diyanet Vakfı’na gittiğimde, Din İşleri Müşaviri Adil Şahin olacak olan Hazret benimle görüşmek itemediyse de sonradan bir nevi zorla görüşmeyi kabul etti. Ancak, var olan misafirhanelerinde kalmama müsaade etmedi.
Halbuki, yukarı katta bir çok kişinin kalmasına müsait yerler vardı.Öğrendiğime göre burada daha önce komünistlerin kaldığı da söyleniyor.
Sanki babalarının malı imiş gibi milletten esirgiyorlar. Ben yaşadığım bu durumu Diyanet İşleri Başkanlığı’na da bildirdim ama hiç umurlarında olmadı.
Yurtdışında, temsil kabiliyeti olmayan diplomatların merkeze alınıp, daha dirayetli ve temsil kabiliyeti yük kimseler getirilmelidir.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam