maltepe escort kurtköy escort

izmir anal escort

Devir “Diriliş” devri! « Bursa'da Meydan

13 Haziran 2021 - 03:07

Devir “Diriliş” devri!

Devir “Diriliş” devri!
Son Güncelleme :

08 Mayıs 2017 - 10:22

reklam

AK Parti iktidarı ile birlikte, üzerimizdeki ölü toprağını silkeleyip kendimizi bulmaya başladık.

Yıllardır sürdürülen ezik-büzük politikalar yerini şahsiyetli duruş ve politikalara bıraktı.

Dünya ve bilhassa Avrupa ülkeleri Türkiye gerçeği ile tanışmaya başladılar.

Müstemleke gibi gördükleri Türkiye’den eser yoktu artık.

Artık masada da, sahada da olan güçlü bir Türkiye vardı.

Kendilerine “durun bir dakika!” deniyordu “Yeni Türkiye” yönetimi tarafından.

O eski batıya bağımlı Türkiye gitmiş, dünyaya ve bilhassa da batıya ferman okuyan Türkiye gelmişti.

Ne oluyordu böyle?

Evet; vaktiyle 23 milyon kilometre kare toprağa hükmeden bir dev uyanıyordu.

Batı dünyası teyakkuz durumundaydı.

Artık Türkiye’nin Avrupa Birliği’ni(AB) kaale aldığı filan da yoktu ve zaten AB de dağılma sürecine girmiş bulunuyordu.

İngiltere birliği terk etmiş, Fransa da terk etmeye hazırlanıyordu.

 Bundan sonra AB’nin ne önemi olabilirdi?

50 yıl bizi kapılarında süründüren bu Haçlı birliğinin bize ne hayrı olabilirdi?

Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan da AB’den çıkabileceğimizi, AB için de bir referandum yapabileceğimizi yüksek sesle dillendirmeye başlamıştı.

AB’nin düzenbaz ülkeleri sözlerini yerine getirmemişlerdi.

Geçen Ekim ayında kaldırılacağı söylenen vizeler kaldırılmamıştı.

Türkiye, üzerine düşen mükellefiyetleri yerine getirdiği halde AB ipe un sermeye devam ediyordu.

Türkiye’de ve Avrupa’daki Türkler arasında artık AB’ye girmeme yönünde bir kanaat oluşmuştu.

Oluşan bu ortak kanaate göre; AB’nin artık kendine hayrı yoktu nerde kaldı ki bize hayrı olsun…

 ***

AB’de yaşayan Türklere göre artık vatan topraklarına dönme zamanı gelmişti.

Bundan böyle yeni oluşacak ve Türkiye’nin kuracağı birliklere biz Avrupalıları almayacaktık.

Batı dünyası ve Avrupa artık çöküş sürecine girerken büyük Osmanlı bakiyesi Türkiye ise “Diriliş” veya “Yeniden Doğuş” sürecine giriyordu.

Bu bir “Ba’su badel mevt” hareketiydi.

Yurtdışını bırakın; yurt içinden bile beyinleri uyuşmuş batı hayranı kimselerin bunu idrak etmesi zordu.

Ama bilmesi gerekenler biliyordu.

Türkiye liderini bulmuştu.

Artık o batılılar karşısında süklüm-püklüm, el pençe divan duran yöneticiler dönemi bitmişti.

Ey Amerika, ey Avrupa!” diye kükreyen bir lidere sahip Türkiye.

Sürekli olarak batıya bağımlılığını azaltan bir lider ülke durumuna girdik.

Kendi silahını, tankını, uçağını yapan bir ülkeyiz.

Artık, “Var mı bize yan bakan?” diyebiliyoruz göğsümüzü gere gere.

Bütün dünyanın kulakları bizde.

Onbinlerce kilometre uzaktan gelip sınır komşularımıza ayar vermeye kalkan ülkelere karşı “hop arkadaş biz de varız” deyip askerimizi gönderebiliyoruz.

Bu coğrafyada bize rağmen tasarrufta bulunamazsınız diyoruz.

Milletimizin başı bulutlara değecek kadar diktir.

Evet, artık “Diriliş” devridir.

Bundan sonraki yapılanmalarda da, bu şuurda olanların ön plâna çıkarılmasını öneriyoruz.

Üstadın dizeleri ile bitirelim:

Yarın elbet bizim elbet bizimdir.

Gün doğmuş, gün batmış ebed bizimdir.

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam