Dilimiz ve medya (3) « Bursa'da Meydan

21 Ekim 2021 - 14:11

Dilimiz ve medya (3)

Dilimiz ve medya (3)
Son Güncelleme :

21 Ekim 2020 - 11:21

820 views
reklam

Deyimi oluşturan sözcükler çoğu zaman kendi anlamlarından uzaklaşmış görülürler. Örneğin; “Haberi duyunca etekleri zil çaldı” cümlesinde “etekleri zil çalmak” çok sevinmek anlamına gelen bir deyimdir. Ancak burada etek, zil çalmak sözlerinin sevinmekle bir ilgisinin olmadığı açık.
DEYİM
En az iki sözcükten meydana gelen, sözcüklerden en az birisi mecaz anlamıyla kullanılan, cümlede eylem bildiren söz öbekleridir. Bazı deyimlerde sözcükler gerçek anlamlarını tamamen yitirmemiş olabilir. Örneğin; “Yükte hafif pahada ağır ne varsa getirin” cümlesindeki  “yük” ve “paha” sözcüklerinin gerçek anlamlı olduğu açıktır. Deyimler genellikle bir eylem bildirir. Bu nedenle bir eylem gibi çekimlenebilir. Bu yönüyle atasözlerinden farklılık gösterir.
Atasözleri daima cümle halinde bulunup yargı bildirirlerken, deyimler mastar olarak da kullanılabilir. Örneğin “küplere binmek” deyimdir ve “sinirlenmek” anlamındadır. Mastar halinde de anlamlıdır. Ancak bu açıklamaya uymayan deyimler de vardır. Örneğin, “Dün az kalsın kaza yapıyordum” cümlesinde verilmiş. Biz bu deyimi “az kalmak” şeklinde mastar olarak kullanamayız.
ATASÖZÜ
Yıllar önce söylenmiş, dilden dile aktarılarak günümüze kadar gelmiş, öğüt bildiren, genel kural niteliği taşıyan söz öbekleridir. Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte sözlerdir. Genellikle kesin bir yargı bildiren cümleler biçiminde görülür. Atasözleri, kültürümüzün taşıyıcılığını yapan ve Türk milletinin deneyimlerini yansıtan çok değerli sözlerdir. Çünkü yaşanmış olaylar sonunda, tüm milletin duyarlı ve tedbirli olması gerektiğini vurgulayan mesajlar içerirler. Atasözlerinin söyleyeni belli değildir. Sadece mecaz anlam veren atasözü olabileceği gibi, sadece gerçek ya da hem gerçek hem mecaz anlam taşıyanlar da vardır. Örneğin; “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” atasözü sadece mecaz; “Dost ile ye iç, alışveriş etme” sadece gerçek; “Taşıma su ile değirmen dönmez” hem gerçek hem mecaz anlam verir.
 SESTEŞ (EŞSESLİ) SÖZCÜKLER
 Yazılışları aynı; fakat anlamları farklı olan sözcüklerdir. Genellikle eş anlamlı sözcüklerle karşılaştırılan sesteş (eş sesli) sözcükler, yalnızca “ses” yönünden ortak sözcükleri ifade etmektedir. Öyle sözcükler göstermeliyiz ki, yazılışları ve söylenişleri birebir aynı olsun; fakat anlamları arasında bir ilgi bulunmasın. Örneğin; Bir gül de içimiz aydınlansın. Bu gül bahçesini çok severim. Cümlelerinde ‘gül’ yazılış olarak aynıdır. Ancak birincisi eylem, diğeri çiçek ismi olan bu sözler arasında hiçbir anlam ilgisi yoktur. Öyleyse bunlar sesteş sözcüklerdir.
 ÖZDEYİŞ (VECİZE)
Kim tarafından söylendiği bilinen özlü sözlerdir. Genellikle evrensel nitelikler gösterir. Vecizeler Atasözleriyle karıştırılmamalıdır. Atasözlerinin kim tarafından, ne zaman ve nerede söylendiği belli değildir. Fakat vecizelerin kaynağı, söyleyeni bellidir. Daha doğru bir ifadeyle, bütün insanlığa mal olmuş, herkes tarafından benimsenen özlü sözlerdir. Ne mutlu TÜRKÜM diyene(Atatürk) Düşünüyorum, öyleyse varım. (Descartes)
Yarın son bölüm.
 

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam