Haberin var mı? « Bursa'da Meydan

18 Ekim 2021 - 04:25

Bursadameydan Gazetesi Yazarı

Necmettin ÖZDEMİR

Haberin var mı?

İnsanlar yaşamlarını yitirdi, toprağın altında, diri diri hayata veda etti, haberin var mı?

Bir durun yahu!..

Bir bekleyin…

Nefes alın…

İnsanların acılarını yaşamasına izin verin…

Bu telaş neyin nesi?

Facianın sıcak saatlerinde hükümet k

Haberin var mı?
Son Güncelleme :

15 Mayıs 2014 - 10:42

18 views
reklam

İnsanlar yaşamlarını yitirdi, toprağın altında, diri Bağdat caddesi escort diri hayata veda etti, haberin var mı?

Bir durun yahu!..

Bir bekleyin…

Nefes alın…

İnsanların acılarını yaşamasına izin verin…

Bu telaş neyin nesi?

Facianın sıcak saatlerinde hükümet kanadından akıl almaz açıklamalar…

Hükümet karşıtlarının inanılmaz söylemleri…

Gerçekten bir durun yahu, insanlar diri diri toprağın altında can verdi, haberiniz yok mu?

Öfkeyse öfkenizi biraz öteleyin…

Nefretse, nefretinizi biraz içinizde tutun…

İçinizde sevgi büyütün…

Diri diri hayata veda eden, toprağın altındaki son ana Acıbadem escort kadar, son umuda kadar bekleyen ailelerin acılarına ortak olun…

***

Kömür…

Facia…

İhmal…

Kaza mı cinayet mi?

Bunların tartışmasına sıcağı sıcağına girmeyin…

3-5 gün alevlenip, sonra saman alevi gibi sönen tepkilerinizi bir erteleyin…

***

Bursa’da diri diri yanan bayan işçileri hala hatırlıyor musunuz?

Çorum da, Sivas ta, Maraş da katledilen insanları hala anıyor musunuz?

1 Mayıslar canını yitiren, ya da ömür boyu taşıyacağı beden ve yürek acısını hissediyor musunuz?

10 Aralık 2009’da Mustafakemalpaşa’da grizu patlaması Topkapı escort sonrası hayatını yitiren 19 işçiyi hatırlıyor musunuz?

Peki onların aileleri ne durumda?

Gidenlerin, arkada bıraktıkları…

Sakat kalanların ailelerinin sendromu?

Öylesi çok acı yaşandı ki ülkemizde, bunları mevcut iktidara bağlamak akılcı değil, tüm iktidarlarımız maalesef iktidarsızdı…

***

1941’den bu yana…

Ülkemiz kömür ve maden ocaklarında…

Grizu patlaması, göçük, yangın…

3 binden fazla insan, hayatını yitirmiş…

100 bini aşkın işçi yaralanmış…

Türkiye’nin gerçeği bunlar…

Bu gerçeği değiştirmek, iktidar değiştirmekle mümkün olsa, çoktan her şey toz pembe olurdu.

***

Zonguldak…

Maden kentiydi…

Kömür ocaklarının kenti…

Ve o kentin her seçimde seçtiği Bülent Ecevit…

Nedeni?

1961-65 yılları arasında Çalışma Bakanı olması…

Bakanlığı döneminde

Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nun çıkarılması (24 Temmuz 1963), sosyal güvenlik haklarının genişletilmesi için çaba harcaması…

***

Gidenler…

Ve gidenlerin arkasında bıraktıkları…

Acılı aileler…

Ölenlerin ardından, kimse rant hesabı yapmasın, duygu sömürüsü yapmasın…

Kalanların acılarına acı katmasın…

***

Kolay değil…

Herkesin yüreği yanıyor…

Bu acıyla yaşananların kaza değil cinayet olduğunu düşünenler, tepkilerini meydanlarda ortaya koyuyor…

Bu tepkiye müdahalelerin ölçüsüzlüğü, yeni kayıpları getirmesin…

Kaza mı, cinayet mi?

Bence mi?

Bugüne kadar ülkemizde yaşanan iş kazaları, faciaların hemen hemen tamamı, ihmale, tedbirsizliğe, eğitimsizliğe dayanıyor…

Cinayetin adı kaza oldu maalesef…

KAZA MI CİNAYET Mİ?

Tarih 29 Aralık 2005… Nilüfer Çalı beldesinde Özay Tekstil firmasına ait fabrikada çıkan yangın… Kapılar üstlerine kilitli olduğu için kaçamayan, diri diri yanan 5 kadın işçi… Neden mi kapılar üzerlerine kitli? İşten kaytarmasınlar diye… Zihniyet bu… Bugün çok tartışılıyor ya, yanarak ölenlerden iki can, reşit bile değildi… Sendikasız, sigortasız… Ne mi oldu? İşverene 10 yıl hapis cezası… Sonra ne mi oldu? Hapis cezası 182 bin lira paraya çevrildi… Karar sizin, kaza mı cinayet mi yaşananlar…

Türkiye’nin günah keçisi

17 Ağustos 1999 depremi, ülkemizi sarstı… Resmi rakamlara göre 17 bin 480 kişi hayatını yitirdi… Mağaza genişletmek için kolonları kesilen binaların çöküşü… Yeni olmasına rağmen dayanıksız, şartlara uygun yapılmayan apartmanların yerle bir olması… İktidarından, yerel yönetimine… Binalara ruhsat veren, onları sözüm ona kontrol eden yetkililer… Ağır bir fatura ödedi Türkiye… Bir günah keçisi bulundu… Yargılanan 6 bin 286 kişi arasından… 198 kişinin ölümüne sebebiyet vermekten müteahhit Veli Göçer’e 18 yıl 9 ay hapis… 7.5 yıl yattı ve çıktı… Aynı davadan yargılanan Veli Göçer’in oğlu Can Göçer ve ortağı Zafer Coşkun’un davaları ise, sanıklar 7,5 sene boyunca firar ettiği için zaman aşımına uğradı. Zaman aşımı sizlere çok şey anlatıyordur herhalde…

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam