Hala aynı soru; “Nasıl sızdılar içimize” « Bursa'da Meydan

31 Temmuz 2021 - 04:43

Hala aynı soru; “Nasıl sızdılar içimize”

Hala aynı soru; “Nasıl sızdılar içimize”
Son Güncelleme :

22 Temmuz 2020 - 9:45

16 views
reklam

FETÖ terör örgütü tarafından gerçekleştirilen hain darbe girişiminin ardından yıllar geçmesine rağmen hala hemen her yerde “Bu terör örgütü ülkenin kılcal damarlarına kadar nasıl girmeyi başardı” sorusu bugünlerde bile en çok konuşulan konular arasında.

Sürece kısa bir göz atalım;

Aslında cemaat kavramını kullanarak yola çıkmış olsalar da bugün tescillendiği gibi FETÖ-PDY terör örgütü kendi kendiyle çelişeli yıllar oldu. Bu örgütün içinde yer alan insanlara muhakeme yetenekleri kaybettirildi. 17-25 Aralık sonrası gemi karaya oturduktan sonra bazı yolcular sallanıyoruz demeye başlasa da gemi bir anlamda alabora olmuştu.

Cemaat adı altında yürütülen yapılanma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tek başına yürüttüğü kararlı mücadelenin ardından terör örgütü ilan edilmişti. Ama birileri bunu ya görmek istemedi ya da işlerine gelmedi.

Buna rağmen şimdi kafalardaki soru, “Sinsi bir yapılanma içine giren FETÖ terör örgütünün bu kadar ileri gitmesi, militanları aracılığı ile darbeye kalkışarak, ülkenin yabancılar tarafından işgaline zemin hazırlaması.”

Bakın, ABD’de bulunan örgüt lideri İzmir’de vaazlara başladığında, halkın dini taleplerini ön plana alarak duygu sömürüsü başlatıp etrafına topladığı elemanlarını sözde İslam’a davet etmişti. Esasında dünyevi talepleri daha baskın olan halkı gerçek sorumluluğuna çağırdığı zannediliyordu.

Bir şekilde çarkın içine sokulan insanların Ahiret bilinci ön plana alınarak, zihinler bulandırılıp, bir taraftan da Anadolu’da fakir alilerin çocukları evlere yerleştirip ilerleyen süreçte birer militan olarak yetiştirilmeye başlandı. BİAT kültürü ön plana alınarak zamanla ağabeyler, ablalar hakimiyeti kuruldu.

Eğitim alanına özellikle ağırlık verildi. Sınav öncesi çalınan sorular ağabeyler ablalar aracılığı ile kendileri gibi olmasını istedikleri elemanlara verilerek, bir anlamda hırsızlıkla binlerce öğrencinin hakkı gasp edildi. Milli eğitime bağlı okullarda olduğu gibi, polis akademilerine, harp okullarına giren öğrencilere sorular verildi. Halk arasında “peygamber ocağı” olarak adlandırılan silahlı kuvvetler içinde bugün silahlı terörist olarak ortaya çıkan, darbecilerin ordu içinde kümelenmesi sağladı.

Unutmayalım ki, bu örgüte “Himmet” adı altında milyarlarca para toplanırken, bu örgüte destek verip mali kaynak sağlayanlar da hayata dair nitelikli kazanımlar elde ettiler. Önce cemaat olarak yola çıkan FETÖ terör örgütü yıllar geçtikçe varlığını da abartılı bir şekilde büyüterek holdingleşti…

Bugün geriye dönüp baktığımız da anlaşılıyor ki, yabancı istihbar örgütlerinin taşeronluğunu yapan örgüt liderinin, Irak’ta ve diğer mazlum coğrafyalarda Müslümanları değil zalimleri desteklemesi, Filistin’de Müslümanları kınayıp Yahudi çocuklarına ağlaması. Bazı seçimlerde konjonktür gereği deyip mütedeyyin kesimle hiç organik bağı olmayan partileri desteklemesi aslında siyasi kazanımlar arzu ettiğinin göstergesiydi.

Zekat paralarıyla Kur-an Kursu diye inşa edilen yapılar kolejlere dönüştürülürken, aslında asıl hedefin Türkiye ya da Türk insanı olmadığı anlaşıldı. İşin en acı tarafı Fetö yapılanmasındaki çalışmaları o dönem bazıları “DİN” zannetti.

Oysa; Oslo görüşmelerinin sızdırılması,17-24 Aralık’da örgüt mensubu bazı yargı üyeleri tarafından yapılmak istenen darbe girişimi, hatta gezi olaylarından sonra bu örgüt aynen PKK gibi terör örgütü ilan edilmişti.

15 Temmuz akşamı ise bu örgütün gerçek yünü bir kez daha ortaya koydu. Bunların cemaat değil, ihanet çetesi olduğu bir kez daha tescillendi. Bir dostumun ifadesiyle “Bunlar yıllarca insanları dinledi, sadece Allahı dinlemediler, şayet Allahı dinleseydiler, bu ülkeye bu kadar ihanet etmezlerdi”

Bu milletin paralarıyla alınan silah ve mühimmatla bu ülkenin insanlarına kurşun yağdırmaz, bu ülkenin uçaklarıyla bu milletin meclisini bombalamazlardı.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da, ülkenin dört bir yanında 15 Temmuz şehitleri anılırken, duygusal anlar yaşandı. Katılma imkanı bulduğum Gümüşhane’de bile herkesin kafasındaki soru “Devlet kademelerinden FETÖ temizlendi mi?”

Bu sorunun cevabını kamuoyunun takdirine bırakalım…

Ama şunu söyleyebilirim;

Yakalanan hainler şimdi hesap veriyor, hem de vatana ihanetten    

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam