KATİNA’NIN ELİNDE MAKASI! « Bursa'da Meydan

16 Mayıs 2021 - 12:24

KATİNA’NIN ELİNDE MAKASI!

KATİNA’NIN ELİNDE MAKASI!
Son Güncelleme :

21 Temmuz 2020 - 9:50

12 views
reklam

 
 80’li yıllar..
   Çalıştığım Hürriyet’in mesleki toplantıları için İstanbul’dayız.
   Günler yoğun geçiyor. Gece arkadaşlarla şöyle bir “gülelim, yorgunluk atalım” diyerek Taksim’de Ali Poyrazoğlu’nun işlettiği ‘Yeşil Kabare’ye gitmeye karar verdik.
   Mekan, gazino ortamından uzak, sıcak, samimi bir yer..
   Biz toplantı ve yemek sonrası 3-4 arkadaş kravatlı, takım elbiseli daldık içeri.
   Girer girmez, bizi sahnedeki ‘Huysuz Virjin’ karşıladı(!)
   “Hah, kaymakam kılıklı herifler de geldi..”
   En masumundan bir merhaba..
   Bozulmak yok, ‘Huysuz’a gittiysen katlanacaksın. Çünkü sen de programın bir parçasısın. ‘Huysuz Virjin’; seyirciyle engelsiz ve dolaysız bir iletişim kurarak oyuna dahil ediyor. Eğer onu izlemeye gittiysen, onunla nelerle karşılaşacağını, ağır esprilerine katlanmayı, oyunun içinde olacağını bilmek zorundasın.
   Mekan, zaten en fazla 70-80 kişilik bir yer.. Yani iç içeyiz..
   Ünlü “Katina’nın elinde makası, ah dikemez”i söylerken, yanınıza geldiyse birden müstehcen esprilere muhatap kalırsınız. Dilinin kemiği olmazdı.
   Yaptığı bir tür “Zenne”likti. Ancak yaptığı işin arka bahçesinde Karagözlük, Orta Oyunu, meddahlık yattığı da bir gerçekti.  Doğaçlama, taşlama, karşılıklı atışma mutlaka vardı.
   Ama bir izleyen olarak ‘Huysuz’a ayak uydurmak zordu. Çünkü O; yasak, ayıp demeden uygunsuz sözleri rahatça dile getirebilmekteydi. Sözünü sakınmaz, ayak uyduramazsan yüzünü kızartırdı!. Küfürlü, müstehcen espriler yapar, belden aşağı konuşurdu. Laf atarken karşısındakinin kim olduğunun önemi yoktu.
   Bir erkek tarafından canlandırılan, terbiyesi bozuk, genel ahlak kurallarını hiçe sayan, seyircisine kesinlikle rahat vermeyen ‘Huysuz Virjin’ karakterinin uzun yıllar boyunca (1960’lardan itibaren) sevilip, kabul görmesi irdelenmesi gereken bir olgudur.
   Seyfi Dursunoğlu da canlandırdığı ‘Huysuz Virjin’i anlatırken, “..namuslu bir kadın değil. Ancak her şeyin doğrusunu söyler. Kendini genç göstermeye çalışır. Çekici değil de öyle olduğunu zannedip komik duruma düşer. Rahatlıkla ikaz eder, çok tahammülsüz bir kadın. Herkese yüz vermeyen, aslında hayatın içinde biri..” der.
   Evlenmeyen Seyfi Dursunoğlu 88 yaşında öldü. Servetini Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na, bedenini kadavra olarak kullanılmak üzere devlete bağışladı.
   O sahnelerin efsane ismiydi.
   Herşeye karşın yaşantımızda bir hoşluk yarattı.
   Dün son yolculuğuna uğurlandı.
   Huzur içinde uyusun.

 

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam