Siz zannediyor musunuz ki Yaşanan sıkıntılar işlevsizdir… « Bursa'da Meydan

20 Ekim 2021 - 20:07

Siz zannediyor musunuz ki Yaşanan sıkıntılar işlevsizdir…

Siz zannediyor musunuz ki  Yaşanan sıkıntılar işlevsizdir…
Son Güncelleme :

22 Nisan 2020 - 10:57

31 views
reklam

Bugün yaşanlar bizi umutsuzluğa sevk etmesin..

Bazen yaşanan kötülükler,bize güzelliklerin kapısını aralar.

Mevlana bir kıssasında bu kavramları şöyle betimler:
Bir vaiz vardı.Minbere çıktığı zaman ilk yaptığı dua herkesi şaşkına çevirirdi.

Ya Rabbi!…

Kötülere,fesatçılara,isyancılara merhamet et.Hayır sahipleri ile alay edenlerin tümüne, kafir gönüllülere yardım et…
Cemaatten birileri ona karşı tepki gösterip; “Hiç böyle bir adet,böyle dua  görmedik.İyileri,hayır sahiplerini,dua edilmeye layık olanları bırakıp; nerede beddua edilmesi gereken zararlı insan varsa onlara dua ediyorsun.Bu mertliğe, insanlığa,yiğitliğe, fazilete sığmaz” dediklerinde:
“Ben onlardan iyilikler gördüm, bu yüzden onlara dua etmeyi âdet edindim” diyor.
Onlardan ne iyilik ulaşabilir ki insana… Olsa olsa ancak bela gelir bulur.Sen galiba iyiden iyiye karıştırır oldun her şeyi.İyilik nerede,o saydıkların nerede?.

Ateş ile su gibi… Asla bir arada olamazlar.
Hayır dostlar hayır!

Yanılıyorsunuz!.

Dua ettiklerim var ya;o kadar kötülükte bulundular,o derece zulüm,eza,cefa edip incittiler ki beni,sonunda şerden kurtarıp,hayra ulaşmama vesile oldular.”
Siz sanıyor musunuz,kötüler bu hayatta işlevsizdirler?

Öz kültürümüzün yok olmaya başladığı,örf adet gelenek ve göreneklerimizin erozyona uğraya başladığı bir dönemde şimdide Virüs belasıyla uğraşıyoruz..

Elbette üstesinden geleceğiz..

Devletimiz tüm kurumlarıyla mücadele ediyor.

Hastanelerimiz tüm dünya ülkelerinin gıpta ile baktığı bir düzeye ulaşmış..

Ülke olarak,sağlık alt yapımız,sağlık çalışanlarımızla göz dolduruyoruz..

Her ne kadar organizasyonlarda aksamalar yaşansa da,Bilin insanlarının “Evde kal” çağrılarına uymak durumundayız..

Şunu ifade etmek istiyorum..

Evlerimizden uzaklaşmaya başlamıştık…

Hijyen ve temizlik ikinci plana atılmıştı.

Evlerimize ayakkabılarımızla girmeye başlamıştık.

Evlerde tencereler kaynamıyor,yiyecek içecek ihtiyaçlarımızı dışarıdan karşılamaya başlamıştık.

Tarlalar bahçeler ekilmiyor,köylülerin kentlere göçü aralıksız devam ediyordu…

Bunları sıralamak mümkün.

Ya şimdi?

Kaybettiğimiz değerlere yeniden kavuşurken,hayatın kıymetini anlamaya başladık…

Sabretmeyi öğreniyoruz.

Aile olmanın önemini fark ediyoruz.

Hijyenin ne kadar önemli olduğunun bilincini taşıyoruz.

Gerçekten kötülükler yaşanmazsa biz bu hayatın kirini nasıl görürdük böyle..

İyilere  bakıp kötü olamayacağımıza göre,o hâlde kötülere bakıp daha iyi olmaya çalışacağız.
Bunu nasıl mı yapacağız ortada..

Tuvaletlerinde bile su kullanmayan Avrupa’yı her defasında medeniyetin beşiği olarak yutturmaya çalışanlar şimdi imrendikleri Avrupa için ne söyleyeceklerini gerçekten merak ediyorum.

Ama ben bu günlerde,nerde ülkeme dönük bir şikayet duysam,artık kızgınlık ve öfke karışımı bir duyguya kapılıyorum.
Yahu, şikayet eden de sensin, kötüleri destekleyip firavun eden de sensin!
Çözüm,insan ve bizzat insanın tercihleriyse,o zaman başımıza gelenlerden niye hala ders almıyoruz.

Sanki bütün bu yaşanan olumsuzluklarda insancıkların hiç payı yokmuş gibi bir kenara çekilip suçlu aramaya çalışıyoruz.
Sonra da bir köşeye çekilip, “bütün bunlar bizim başımıza nerden geldi” diyerek sızlanıyoruz.
Halbuki daha dün pohpohlanmış bir rüzgarın önünde “ahlaksızlık pistonuna”  güç verenler ilahi adaleti hiç düşünmediler.

İşte Avrupa işte ABD…

Bilmem anlatabildim mi?

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam