Sosyal medya=Hakaret platformu « Bursa'da Meydan

2 Aralık 2021 - 07:32

Sosyal medya=Hakaret platformu

Sosyal medya=Hakaret platformu
Son Güncelleme :

22 Aralık 2019 - 20:33

23 views
reklam

Tüm dünya’da olduğu gibi sosyal medya,insan yaşamının ayrılmaz bir parçası haline geldi.

Facebook, Twitter ya da Youtube birçok kesim tarafından ilgiyle takip edilirken,hakaret içeren  paylaşımların ardından yapılan bireysel başvurular sonucu özellikle Twitter,Youtube TİB Başkanlığı tarafından engellenince Ülkede kızılca kıyamet kopuyor.

TV ekranları,gazete sayfaları,sosyal medya günlerce aynı konuyu gündeme taşıyor.

İlgililer,defalarca kapatma gerekçelerini belgeleriyle ortaya koymasına rağmen, bireysel başvuru sonucu alınan “Mahkeme kararları” ne hikmetse hiç dikkate alınmıyor.

İnsan yaşamının ayrılmaz bir parçası haline gelen sosyal medya,bir taraftan “hakaret platformu” haline gelirken,diğer taraftan ihanet cephesinde yer alanların sesi olarak da karşımıza çıkıyor.

Bu noktada ülkenin Ulusal güvenliğini bile hiçe sayan zihniyetin pis emellerine hizmet ediliyor.

Twitter,yetkililerinin mahkeme kararlarına rağmen  ciddi bir çalışma yaptığını da kimse söyleyemez.

Bugün bile Ülkenin ulusal güvenliğini tehdit edecek önemli konular servis edilirken,ülkenin yöneticilerine hakaretler yağdırılırken,Twitter diğer taraftan çeşitli örgütler tarafından haberleşme aracı olarak da kullanılabiliyor.

Ard arda gelen şikâyetlere rağmen, mahkeme kararlarına rağmen Twitter yetkilileri hala  kör sağır durumunda olmasını sorgulamanın,ülkemiz açısından ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Ne zaman ki,TİB tarafından engellenme yapılarak,paylaşımların önüne set konuluyor,o zaman harekete geçiyorlar.

Burada ifade etmek istediğim konu şudur;

Hepimizin hararetle savunduğu Özgürlük kavramın sınırı nereye kadardır?

Başkalarına küfür edeceksin,mahkeme kararını gösterip söz konusu sayfaların kaldırılmasını isteyeceksin,seni kimse sallamayacak,kapatılınca da kızılca kıyameti koparacaksın.

Olacak şey mi?

Bu noktada alınan kararları sonuna kadar destekleyenlerdenim..

Yani Türkiye Cumhuriyeti’nin “Muz Cumhuriyeti” olmadığını tüm AB ülkeleri kabul etmesine rağmen,bizim içimizdeki İrlandalılar hala bunu kabul etmek istemiyor,görmemezlikten geliyor.

Nasıl ki; yazılı ve sözlü basın kanunla belirlenen kurallar kapsamında,yayın hayatlarını sürdürüyorsa,sosyal medya’da mutlaka kanunla belirlenecek bir statüye kavuşturulmalıdır.

Bu ülkeyi yöneten hiç kimsenin yasaklardan yana olduğunu düşünmüyorum, ancak sosyal medya ile öyle bir zihniyet oluştu ki;

“ Twitter’da erişim yok.Yahu hayatın tadı tuzu kalmadı.Ortalık hiç hareketli değil,Twitter açılsa da insanlar birbirlerine sövse,yada ihanet cephesine hizmet etsek”

Bu cümleyi söyleyen bir insan hangi hastalıklı bir mikrobun belirtilerini taşımaktadır?

Bu cümleyi söyleyen nasıl bir insan olabilir?

Biz sevgi derken, birileri nasıl da kavgadan yana olabilirler?

Ulusal güvenliğimiz tehdit altındayken,nasıl hoşgörüden bahsedilebilir?

Bunları kim üretip piyasaya sürmüşse işini çok iyi yapmış olmalı!

Çok açık yazalım:

İnançlı ve itikatlı gibi görünerek,devleti yönetenler başta olmak üzere mütedeyyin insanlara küfürler yağarken,yığıldığı koltuğunda şekerleme yapıp, geceleri rakı sofralarında meze atıştıran insanların yüzlerindeki memnuniyeti halkın görmediğini mi zannediyorsunuz?

Ülkenin ulusal güvenliği tehdit edilirken,siyaseti aracı bir kurum gibi kullanarak,demokrasi söylemleriyle güç toplamaya çalışanların,yaşananlardan sonra suratına “pis bir sırıtma” takan insanları halkın görmediğini mi zannediyorsunuz?

Birilerini kavgaya tutuşturduktan sonra arkadan gizlice ellerini ovuşturan insanların sırıtmalarını ve bunun yarattığı toplumsal hastalıkları halkın görmediğini mi zannediyorsunuz?

Geçin bunları…

reklam

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

reklam
reklam